AktüelGazeddapodRöportaj“Bir yerde kimlik konuşuluyorsa o yerde kavga vardır”

“Bir yerde kimlik konululuyorsa o yerde kavga vardır. Genelde oturmuş demokrasilerde kimlik konuşulmaz. Kıbrıs Türk toplumunun kendisi siyasi varlığını özerkçe sürdürebilecek bir konumda değildir. Bırakın dışarıdan müdahaleleri, hiçbir müdahale bile olmasa, statüsüz bir toplum olarak, dünyadan bakıldığında görülmeyen bir yer olarak, kimliğinde sorun our. Buradaki mesele aslında çok daha yapısal ve derindir.”
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısMart 2, 2020
Nadir Görülen Hastalıklar Ağı

Bırakın dışarıdan müdahaleleri, hiç bir müdahale bile olmasa, statüsüz bir toplum olarak, dünyadan bakıldığında görülmeyen bir yer olarak, kimliğinde sorun our. Buradaki mesele aslında çok daha yapısal ve derindir.”

Türkiye, üzerinizde ekonomik, siyasi, askeri, diplomatik bir kuvvettir. Size, kendi kimliğinizin, kendi bünyenizin içerisinde rahat etmenize izin vermiyor. Size, deveymişsiniz gibi bakıyor. Her tarafı eğri bir hayvan gibi. “Siz rumcusunuz”, “siz yeteri kadar Türk değilsiniz”, “Siz yeteri kadar müslüman değilsiniz” gibi. Kimlik sorunlarının seçimlere yansıyacağını düşünüyorum.”

Konfederasyon tezinin Kıbrıslı türkleri statüsüz bırakmaktan başka bir işlevi yoktur.

“Tufan Erhürman ve Cumhurbaşkanı Akıncı’ya tavsiyem seçimden sonra hemen Brüksel de ofis açmaları, AB yetkilileri ile direk temaslar kurmalarıdır. KKTC temsilciliğinden bahsetmiyorum. Federal çözümü geliştirmek, işbirlikleri kurmak için açılacak bir ofisten bahsediyorum”

“Mevcut ilişkiler ağı içerisinde Kıbrıslı Türkler ile Türkiye arasındaki ilişkilerin eşit olması mümkün değildir. Kim söylüyorsa yalan söylüyor. Burada bir güç asimetrisi vardır.

Kıbrıs türk toplumu federasyon kurmadığı ve AB parçası olamadan bu mevcut statüsüzlük devam edecek. Türkiye’nin bir soydaşlar topluluğu olma durumu devam edecek. Yurttaş bile değilisizin yani.

PODCAST – HİÇBİR YERDEN HABERLER / Hasan Yıkıcı

_____

“Bir yerde kimlik konuşuluyorsa o yerde kavga vardır”

“Bir yerde kimlik konululuyorsa o yerde kavga vardır. Genelde oturmuş demokrasilerde kimlik konuşulmaz.

Kıbrıs Türk toplumunun kendisi siyasi varlığını özerkçe sürdürebilecek bir konumda değildir.

Bırakın dışarıdan müdahaleleri, hiç bir müdahale bile olmasa, statüsüz bir toplum olarak, dünyadan bakıldığında görülmeyen bir yer olarak, kimliğinde sorun odur. Buradaki mesele aslında çok daha yapısal ve derindir.”

***

“Türkiye size, deveymişsiniz gibi bakıyor. Her tarafı eğri bir hayvan gibi”

“Kıbrıs türk toplumunu, bakışıyla etkileyen iki aktör vardır. Bunlardan biri Kıbrıslı Rumlar, diğeri  de Türkiye’dir. Buradan gelen bakışlar bu yapısal sorunu daha da bir etkiliyor.

Türkiye, üzerinizde ekonomik, siyasi, askeri, diplomatik bir kuvvettir. Size, kendi kimliğinizin, kendi bünyenizin içerisinde rahat etmenize izin vermiyor. Size, deveymişsiniz gibi bakıyor. Her tarafı eğri bir hayvan gibi. “Siz rumcusunuz”, “siz yeteri kadar Türk değilsiniz”, “Siz yeteri kadar müslüman değilsiniz” gibi. Kimlik sorunlarının seçimlere yansıyacağını düşünüyorum.”

***

“Konfederasyon tezinin Kıbrıslı türkleri statüsüz bırakmaktan başka bir işlevi yoktur”

Eğer siz Kıbrıslı Türklere konfederasyon kuracağım derseniz 2004’de kopardığınız siyasal çizgiye tekrar geri dönüş olur. Denktaş’ın savunduğu noktaya geri dönüş yapmış oluruz.

Konfederasyon devletler arası bir anlaşmadır. Uluslararası bir anlaşma. Konfederasyonun önünde tez olarak çok ciddi bir engel var. Bu ülkede iki resmi devlet yoktur.

Konfederasyon tezinin Kıbrıslı türkleri statüsüz bırakmaktan başka bir işlevi yoktur.

****

“Türkiye’nin teşvik edici olması lazım, kışkırtıcı değil”

Türkiye’nin Kıbrıslı Rumlara yaklaşımıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Kızılyürek,  “Bakmamız gereken nokta, Türkiye Kıbrıs rum toplumunun korkularını çoğaltıyor mu azaltıyor mu?

80 milyonluk Türkiye 800 binlik Rum toplumunu korku faktörü haline getirmiş. Federal yönetimin kurulması için Tükiye’nin Rum toplumuna dair teşvik edici olması lazım. Kışkırtıcı değil” dedi.

***

“Rumlar Türk korkusuyla kendi içine kapanıyor”

Kızılyürek aynı zamanda Kıbrıslı Rumlar’ın da Türk korkusuyla kendi içine kapanıyor olduğunu kaydetti.

***

“Çözüm iradesini ittifaklarla çoğaltmalıyız”

Kıbrıslı Rumların federal bir irade göstermeleri gerektiğini ve bunu da dünyadaki ortaklarla çoğaltması gerektiğini vurgulayan Kızılyürek, Kıbrıslı Türk liderliği için de “Çözüm iradesini ittifaklarla çoğaltmalıyız” diyerek Erhürman’a da Akıncı’ya da mesaj gönderdi:

***

“Bizim Brüksel’de ofisimiz var mı?”

Kızılyürek: “Tufan Erhürman ve Cumhurbaşkanı Akıncı’ya tavsiyem seçimden sonra hemen Brüksel de ofis açmaları, AB yetkilileri ile direk temaslar kurmalarıdır. KKTC temsilciliğinden bahsetmiyorum. Federal çözümü geliştirmek, işbirlikleri kurmak için açılacak bir ofisten bahsediyorum”

****

“Kıbrıslı Türk liderliği hemen küsüyor”

“Kıbrıslı Rumlar bir şey istemediğinde hemen Kıbrıslı Türk liderlikleri küsmeye başlar. Siyasette böyle bir şey yoktur. Olamaz. Israrlı olmak zorundayız. Ve ısrarımızda da uluslararası ittifaklar kurmalıyız. AB kesin bir irade görürse daha farklı davranır.”

***

En son ne zaman AB kurumlarıyla ilişki kurduk?

“Sadece masada değil, çözüm iradesini dünyada ittifaklar kazanarak çoğaltmalıyız. Biz en son ne zaman AB kurumları ile ilişki kurduk . Bir lidersiniz federal çözüme inanan, ama Rum toplumuyla istişare etmiyorsunuz, konferanslara gitmiyorsunuz, Rum basını ile röportaj bile yapmıyorsunuz. Sadece bu değil sivil toplum ile konuşmuyorsunuz, meramınızı anlatmıyorsunuz.

AB kurumlarını tamamen boş bıraktık. Sol partiler sağdan hiçbir fark göstermediler.

Seçimi kim kazanırsa kazansın sonrasını çok iyi planlamalılar.. hem AB’de hem de güneyde çok aktif olmalılar. İttifaklar politikası kurmaları lazım…”

***

“Yurttaş bile değilsiniz”

“Mevcut ilişkiler ağı içerisinde Kıbrıslı Türkler ile Türkiye arasındaki ilişkilerin eşit olması mümkün değildir. Kim söylüyorsa yalan söylüyor. Burada bir güç asimetrisi vardır.

Kıbrıs türk toplumu federasyon kurmadığı ve AB parçası olamadan bu mevcut statüsüzlük devam edecek. Türkiye’nin bir soydaşlar topluluğu olma durumu devam edecek. Yurttaş bile değilsiniz yani.

Bir ‘kimlik çırpınışı’ yaşanıyor aslında. Türkiye ile ilişkileri konuşurken barışı ve federasyonu da konuşmak lazım. Efendi köle diyalektiğinde efendi konuşuyor, sırf efendi olduğu için konuşuyor. Arada bir itiraz ediyorsunuz ama meselenin kendinde bir değişiklik oluyor.”

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

Music will never ends..