• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Perşembe, Şubat 12, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
8 °c
Nicosia
13 ° Per
14 ° Cum
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Bir Yanardağın Üzerinde Parti Yapıyoruz!

“Kıbrıs sorununu 1974’ten bu yana bir 'uyuyan yanardağ’ olarak görüyorum; ancak bu yanardağ her an patlayabilir.” Glafkos Kleridis

GÜNEYDEN YAZARLAR GÜNEYDEN YAZARLAR
11 Şubat 2026
Okuma Süresi: 5 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Yorgos Kumullis* | Politis

Giriş yerine, izin verirseniz önce Giles Milton’un ünlü Kayıp Cennet, İzmir 1922 adlı kitabından bir pasajı aktarayım. Cilt iki, sayfa yüz üç.

“13 Eylül 1922 Çarşamba günü karanlık çöktüğünde, rıhtım neredeyse yarım milyon mülteciyle tıklım tıklım doluydu. İnsanlar diri diri yanma tehlikesiyle karşı karşıyaydı, çünkü yangın rıhtıma kadar ulaşmıştı. Isı o kadar yoğundu ki, iskelelere yakın gemilerin halatları tutuşmaya başlamıştı. Üç ölüm biçiminden birini seçmek zorundaydın: arkanda kuduran ateş, ara sokaklarda bekleyen Türkler ya da önünde açılan deniz.”

Oysa bu meşhur rıhtım, 1922 yılının ilk hafta sonuna kadar, Eylül’ün iki ve üçü, hayatla dolup taşıyordu. Kentin ekonomik merkeziydi. Rum burjuvazisi ticarette, denizcilikte ve sosyal yaşamda belirleyici konumdaydı. Lüks binalar, kahvehaneler, oteller, sinemalar, kulüpler ve tiyatrolar kentsel manzarayı tanımlıyordu. Mustafa Kemal’in 26 Ağustos 1922’de Yunan cephesinin tamamen çökmesine yol açmasına rağmen, neredeyse hiçbir İzmirli yaklaşan felaketi sezemedi. İzmir Rumları iki nedenle acı biçimde yanıldı. Birincisi, Genelkurmay Yunan ordusunun büyük bir zafer kazandığını gerçeğe aykırı biçimde savunuyordu. İkincisi, İzmir’deki yabancı gemilerin varlığı, kent içinde askeri çatışmaları caydırıcı bir unsur olarak görüldü.

Aradan bir yüzyıl geçtikten sonra bugün Kıbrıs’tayız. İzmir 1920’lerde nasıl bir refah içindeyse, Kıbrıs Cumhuriyeti’de 2020’lerde benzer bir refah yaşıyor. Yaşam düzeyinin temel göstergesi olan kişi başına düşen reel gelirimiz tarihsel zirvelere ulaşmış durumda. Lüksün, ekonomik çıkarların ve Başpiskoposun milliyetçi haykırışlarının etkisi altındaki Kıbrıs elitleri, fiilen statükonun sürmesinden yana saf tutuyor. Kıbrıs sorunu çözülmeden devam ederse bizi bekleyen karanlık geleceğin farkında değiller. Ne yazık ki, statükonun sürdürülmesinin taşıdığı riskin algılanmaması, medya tarafından besleniyor ve Kıbrıs toplumunun geri kalanına da sirayet ediyor. Nasıl ki İzmir halkı 1922 Eylülünün başında her şeyin yolunda olduğu yanılsamasına kapıldıysa, 2026 yılında Kıbrıslıların önemli bir kısmı da statükonun tatmin edici bir çözüm olduğuna, hatta uyumlu ya da ideal bir çözüm sayılabileceğine inanarak ağır bir yanılgı içinde yaşıyor. Glafkos Kleridis, statükonun sonuçlarını umursamayanları sarsmak istiyor, çözüm olmamasının güvenlik anlamına gelmediğini vurguluyordu. Kıbrıs sorunu bir yanardağ gibi her an yeniden faaliyete geçebilir ve koşullar değişse de yeni bir Küçük Asya Felaketine yol açabilirdi.

Şunu vurgulamaya gerek var mı bilmiyorum, ancak Yunanistan ile Türkiye arasında, küçük de olsa, her zaman bir askeri çatışma riski vardır. Her iki ülke de NATO üyesi olmasına rağmen, söylemin sertleşmesi, kıta sahanlığı ve karasuları üzerindeki iddialar ile adaların askerden arındırılması talepleri, yanlış bir hesaplamanın ya da hatta bir kazanın daha geniş bir çatışmaya yol açabileceği akışkan bir ortam yaratıyor. Birkaç gün önce Türkiye, Ege’de iki yıl süreli bir NAVTEX ilan etti. İstenmeyen bir savaş halinde Türkiye, çatışmaların sonunda güçlü bir pazarlık konumuna sahip olmak için Kıbrıs’ın tamamını işgal etmeye yönelecektir.

Uzun vadede, Kıbrıs sorunu çözümsüz kalırsa, Türkiye’den gelen yerleşimcilerin akışı nedeniyle kuzeydeki nüfus güneydekini çok aşacaktır. Girne’nin nüfusunun işgal öncesi üç bin beş yüz civarından bugün altmış beş bine çıkması bunun çarpıcı bir göstergesidir. Zaten yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan Kıbrıslı Türk toplumu hayatta kalamayacaktır. Yeni komşularımız olan Türkiyeliler, Kıbrıslı Türklerden çok farklıdır ve barış içinde bir arada yaşamayı pekiştirecek temasların kurulup kurulamayacağı belirsizdir. Kıbrıslı Türkler laik bir topluluktur ve merhamet ile vefa gibi nitelikleriyle Türkiyelilerden ayrışırlar. Karakter olarak da daha yumuşaktırlar, ihtiyaç içindeki insanlara yardım ederler ve kendilerine gösterilen cömertliği, düşmandan gelse bile, asla unutmazlar.

Uzun vadede ayrıca, güvensizlik ya da sınır çatışmalarının tetikleyebileceği bir ekonomik çöküş nedeniyle Kıbrıslı Rumların Avrupa Birliği ülkelerine kitlesel göç etmesi riski de göz ardı edilemez. Birleşmiş Milletler askerlerinin varlığı olmaksızın, Türkiye ile yüz seksen kilometrelik bir sınırı korumamız mümkün değildir. Kıbrıslı Rumların göçü ile Türkiyelilerin gelişi birleştiğinde demografik yapı köklü biçimde değişecek ve o noktada Türkiye, 1939’da İskenderun örneğinde olduğu gibi, bir referandum yoluyla Kıbrıs’ın ilhakı yönünde baskı kuracaktır.

Sonuç olarak, bu ölümcül gidişatı önlemek için her ne pahasına olursa olsun bir çözüme ulaşılmalıdır. Siyasi eşitliği ve istikrarı güvence altına alabilecek tek uygulanabilir çözüm, iki bölgeli iki toplumlu federasyondur. Öncelikle, din adamlarımıza ruhani görevleriyle yetinmelerini ve iki devletli çözüm lehine yürüttükleri ustalıklı propagandaya son vermelerini söylemeliyiz. Birilerinin nihayet onlara sicillerinin ağır olduğunu ve kuzey Kıbrıs’ın Yunan karakterini yitirmesinde en büyük sorumluluğu taşıdıklarını hatırlatması gerekiyor. Statükoyla her şeyin bal ve süt olacağını ima eden siyasetçilere başka bir dünyada yaşadıklarını söylemeliyiz. Elbette balı sirke, sütü de öd sanmıyorlarsa.

*Ekonomist, sosyal bilimci olan Yorgos Kumullis, Politis ve Cyprus Mail gazetelerinde yazarlık yapmaktadır. Gazedda tarafından çevrilen bu yazı ilk kez 7 Şubat tarihinde Politis’de yayınlandı.

Etiketler: çözümfederasyonilhakkıbrıs sorunustatüko
GÜNEYDEN YAZARLAR

GÜNEYDEN YAZARLAR

Bu adanın birden çok toplumu ve dili var. Gazedda'nın Kıbrıs'ın güneyinden derlediği ve/veya Türkçe'ye çevirdiği yazarlar.

Kayan Yıldızın (Kulakları Sağır Eden) Düşüşü
GÜNEYDEN YAZARLAR

Kayan Yıldızın (Kulakları Sağır Eden) Düşüşü

Penna
19 Ocak 2026
Kıbrıs, Orta Doğu Diplomasisinde Kumar Oynuyor
GÜNEYDEN YAZARLAR

Kıbrıs, Orta Doğu Diplomasisinde Kumar Oynuyor

GÜNEYDEN YAZARLAR
9 Ocak 2026
Kritik Eşiğin Liderliği
GÜNEYDEN YAZARLAR

Kritik Eşiğin Liderliği

GÜNEYDEN YAZARLAR
30 Aralık 2025
İfade Özgürlüğü Üzerine
GÜNEYDEN YAZARLAR

İfade Özgürlüğü Üzerine

Gazedda
28 Aralık 2025
Devam Et
Gazedda

© 2025 Gazeddakıbrıs - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • Ana Sayfa
  • HABER
    • KIBRIS
    • DÜNYA
    • İKLİM KRİZİ | EKOLOJİ
    • KİTAP & KÜLTÜR & SANAT
    • KORONAVİRÜS
  • MULTİMEDYA
    • GAZEDDAPOD
    • GAZEDDAWEBTV
  • KARŞI AKIM
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
    • YAZARLAR
      • GAZEDDA YAZARLARI
      • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • DÜNYADAN YAZARLAR
    • RÖPORTAJ

© 2025 Gazeddakıbrıs - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.