AktüelMüzakerelerAnastasiadis: Diyaloğun Yeniden Başlaması Cesur Bir Karar

Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis, müzakerelerin Mont Pelerin’de kaldığı yerden yeniden başlamasının “bir korkaklık kararı değil, bir cesaret kararı” olduğunu açıkladı. Lefkoşa’da dün Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi Başkanı  (EEC) Georgios Dassy’nin onuruna verilen yemekte konuşan Anastasiadis, çıkmazın uzatılmasının beklenmedik sonuçlar doğurabileceğini ve “ağırlığının, temel ilke ve değerleri terk etmeden, müzakerelerin canlı kalması sorumluluğu altında olanların üzerine düşeceğini” ifade etti. Anastasiadis, “seçeneklerin, durgunluk ve çıkmazın devamı ile her zaman temel ilkeler şartıyla diyaloğun devamı” arasında olduğunu...
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısAralık 6, 2016
Gazedda_Patreon
Muzakere_CDF
SOS_Reklam

Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis, müzakerelerin Mont Pelerin’de kaldığı yerden yeniden başlamasının “bir korkaklık kararı değil, bir cesaret kararı” olduğunu açıkladı.

Lefkoşa’da dün Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi Başkanı  (EEC) Georgios Dassy’nin onuruna verilen yemekte konuşan Anastasiadis, çıkmazın uzatılmasının beklenmedik sonuçlar doğurabileceğini ve “ağırlığının, temel ilke ve değerleri terk etmeden, müzakerelerin canlı kalması sorumluluğu altında olanların üzerine düşeceğini” ifade etti.

Anastasiadis, “seçeneklerin, durgunluk ve çıkmazın devamı ile her zaman temel ilkeler şartıyla diyaloğun devamı” arasında olduğunu belirtti. Verimli bir diyalog ve Ankara’nın da ifade ettiği olumlu deyimler aracılığıyla, müzakerelerin devam etmesi ve bunun sonucunda yaşayabilir ve işlevsel bir çözüm için gerekli koşulların yaratılması umudunu dile getirdi.

Anastasiadis “Mademki 1977 yılında ülke liderliği, Yunanistan ile işbirliği içinde Kıbrıs sorununun sadece diyalogla çözülebileceğine karar verdi, bu, her lidere, çözüme ulaşmak amacıyla gerekli koşulların oluşturulması için yapılması gereken her şeyi yapmasını dikte etmektedir” dedi.

Anastasiadis,  AB’nin çözüm çabalarına katılımına da değinerek, bunun, Avrupa devleti ile tamamen uyumlu olması gereken her şeyi, garanti altına aldığını ve devletin, modern ve diğer üye ülkelerle uyum içinde adım atacağını belirtti.

Anastasiadis, önümüzdeki haftalarda, her iki toplumun beklenti ve kaygılarına yanıt verecek bir planın bulunması umuduyla çalışmaya devam edeceğini ifade etti.

Anastasiadis, uzun yıllar süren işgal sonucu ortaya çıkan duyarlılık ve kaygılardan dolayı, Kıbrıslı Rumların beklentilerine karşılık vermeyecek bir çözümün halka sunulmayacağını bir kez daha yineledi.

Anastasiadis, konuşmasına devamla, son bir kaç yıldır, BM’nin gündeminde bulunan Uluslararası bir soruna çözümün “bir umut feneri oluşturacağını”, Kıbrıs’ı “bir istikrar modeli-ülkesine” dönüştüreceğini aynı zamanda AB-Türkiye ilişkilerini olumlu yönde güçlendireceğini belirtti.

Kıbrıs sorununa çözüm için şevk ile çalışacağını ve bu hedefin başarılı olma olanağı olduğunu dile getirdi. Bunun tek koşulunun, müzakere sürecinin verimli olması yönünde Türkiye’nin de belirli adımlar atarak ilerlemesi olduğuna dayalı olduğunu söyledi.

Çözümün, ülke ve halkını yeniden birleştirmesi, modern ve etkili bir AB ve BM üyesi ülkenin, egemenliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü garanti altına alınmasına, tüm yasal vatandaşlarının temel hak ve özgürlüklerinin sağlanmasına dayalı olması gerektiğini vurguladı.

Anastasiadis, kendine göre, çözümün, Kıbrıs’ı işgal askerlerinden ve üçüncü ülkelerin çağ dışı garantilerinden muaf tutması ve adayı uluslararası bir barış modeline dönüştürmesine dayalı olması gerektiğini söyledi.

Anastasiadis: Başarılanların büyük ölçüde korunması için çıkmazları engelledim

Nikos Anastasiadis, dün yaptığı açılamalarda, şu ana kadar, müzakere masasında pek çok önemli şeyin elde edildiğini ve bunların korunması amacıyla Mont Pelerin`deki krizden dolayı ortaya çıkan kilitlenmeyi engellediğini söyledi.

Stelios İoannou onuruna, DİSİ partisi tarafından gerçekleştirilen bir etkinlikte konuşan Anastasiadis, Stelios İoannou ve ‘siyasi babası’ Glafkos Klerides’in şahsına gösterdiği güveni sarsacak herhangi bir harekette bulunmayacağını vurguladı.

Anastasiadis, “Her ikisi de önemli yurtseverlerdi ve yurtseverlerin adımlarını izlediğinizde ona göre hareket etmelisin” dedi.

Anastasiadis sözlerine devamla şunları söyledi: “bu günlerde önümde bir ikileme vardı: ya Mont Pelerin`de ortaya çıkan krizden sonra sonuçları belirsiz bir çıkmaza girecektik, ya da tüm pozisyonlarımızı küçümseme anlamına gelmeden ve Kıbrıslı Rumların kaygı ve endişelerini aklımızda tutarak, görüşmelere yeniden başlayacaktık”.

“Son aylarda hatta son günlerde, 26 bin 500 kişiye daha vatandaşlık verecekleri ve Kıbrıslı Türklerin entegrasyonu tehlikesiyle ilgili olarak, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın söylediklerini de dikkatte alarak diyaloğa girmeyi seçtim”.

“Neleri desteklemen ve neleri talep etmen gerektiğini bilerek, diyaloğa girersin” diyen Anastasiadis, kendisinin, Avrupa Müktesebatı’nın temel taşını oluşturması amacıyla AB`ni seçtiğini hatırlattı ve “bugüne kadar çok şey başardık. Avrupa Müktesebatı sonucu olarak şimdiye kadar çok şey başardık… Özgür dolaşım, ikamet, mal sahibi olma ve çalışma hakkı. Ayrıca, Helenizm’in gelecekte tehlike önünde bulunmaması amacıyla nüfus oranının sağladık”.

“Hatta 60` anlaşmalarının iyileştirilmesi gibi daha başka çok önemli şeyler başardık. Ama riske etmek istemediğim daha pek çok şeyi ıslah etmemiz gerekmektedir” dedi.

kha

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

LGBT kitapcık