• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Salı, Şubat 3, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
16 °c
Nicosia
12 ° Çar
12 ° Per
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Ah Çektik, Karşıdaki Dağları Yıkmadan

Sınırlarından ve Çizgilerinden Çıkmak İstemeyen Konforlu Kültür-Sanat Komiteleri

LEVENT ATİKOĞLU LEVENT ATİKOĞLU
3 Şubat 2026
Okuma Süresi: 4 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Tüketim kültürü içinde üretmenin ve entelektüel emeğin, incelikli işlerin değerinin bağlama göre şekillenen bağları, sınırları vardır. İnsan doğası, değişime ve gelişime uyum sağlayabildiği ölçüde; sorgulama ve risk alma becerisi sayesinde hayatta kalır. Alternatif olarak, risk faktörlerini dar bir çerçevede tutup başkalarının aklıyla oynayarak da bir mekanizma kurulabilir. Bu ikinci yol; kurnazlık, hesap ve bolca “nasıl yapılır” kitabı gerektirir. Profesyoneller tarafından sunulan pek çok yöntem vardır bu konuda.

Ancak umutsuzluk ve kısır döngüsü içinde aşınan etik değerler eşliğinde; ezberlediklerinden başka bir şey söyleyemeyen, konfor alanından hiç çıkmamış, üniversiteye özel talimat ve garantilerle yerleştirilmiş, mezun olur olmaz da işi hazır olan bir bireyle; önü kesilmiş, yeteneklerini ortaya koymasına izin verilmemiş, yetenek zorbalarıyla karşı karşıya kalmış birini aynı kefeye koyamayız. Bu adil olmaz.

Özellikle kültürel, sanatsal ve yaratıcı alanlarda görülen bu tekelleşme eğiliminin, Kıbrıs ve benzeri kültürlerin her zerresine sirayet ettiği açıkça ortadadır. Kişisel ifade özgürlüğünü sorgularken, kimsenin dile getiremediklerini konuşan, üreten ve yazanları takdir etmek yerine, kendini karar mekanizmasının tepesine yerleştirenlerle işgüzar işler yapmak son derece daha cazip geliyor. Bu durum fazlasıyla yıpratıcıdır ama güçlüye yakın olmaktan daha büyük bir özgürlüktür. Belki bir süre bu düzenin ekmeğini yiyenler, uzun vadede değişen ve gelişen dünyada bunu sürdürmeye çalışırken sanatın sorgulayıcı yönünü törpüler ve onu yalnızca bir amaca indirgerler. Fakat, işte tam bu noktada temel bir ikilem ortaya çıkar: Bu döngüden kurtulmak mı, yoksa karar mekanizmasının istediği kalıba girmek mi?

Kendisine benzemeyenin önünü kesmekle ün salmış bu kültürde, dijitalleşme ve evrenselleşmenin etkisiyle farklılıklara saygı göstermeye başlayanlar olduğu gibi; pedagojik olarak bir çocuğun ne yapabileceğini, neye yeteneği olup olmadığını, kişisel gelişiminin nasıl olumsuz etkilenebileceğini hiç düşünmeden hareket edenler de kendilerini karar mercii ilan edebiliyorlar. Bu mekanizmanın yarattığı tahribatı ise ancak birileri çıkıp bunları dile getirdiğinde fark edebiliyoruz.

Sahip oldukları büyük ego ve itibarın zedelenme korkusu nedeniyle yıllar sonra farklı kültürlerle etkileşime girip yeni anlatım, ifade ve yaklaşım biçimleri gerektiren bağlamlarda bulununca sanatın ve özgürlüğün, samimiyetin doğasına aykırı birçok sorunsal durumları olduğunu birileri çıkıp onlara söylemesi lazım.

Bazılarımız, insan doğasının zamanla daha mütevazı, değişime ve gelişime daha açık hale gelmesini belki de ölüme yaklaşıyor olmaya bağlar. Dünyanın kendi etraflarında döndüğünü sanan, yabancı dil konusunda sınıfta kalmış, sanat, edebiyat ve yenilikçi yöntemlerden bihaber kesimler ise kendilerini karar mekanizması konumunda tutma işgüzarlığından bir anda sıyrılıp ifade özgürlüğü, sanat ve kültür elçisi ilan edebiliyorlar.

Karşıma sürekli kültür-sanat komiteleri ve türlü istihdam alanları çıkıyor, giderek yabancılaşıyorum. Komiteler üstüne komiteler, istikrarlı projeler üstüne projeler üretiliyor. Tam olarak pratikte hangi değişime ve gelişime hizmet ettiği muamma olan. Bu yapılar, sınırlı bir alan içinde, sinirleri zorlayan, daraltılmış bir sorgulama zemininde varoluyor. Sanatın bile sınırlarını belirginleştiren düşünme ve üretme biçimleriyle insanlar ya bunu kabullenmeye ya da sorgulamaya zorlanıyor. Bu talan gerçekliğinde sanatı, sınırlarından taşmadan “taşıyoruz”.

Konfor ve yanılsama alanından çıkmayı gerektiren sanatsal ifadenin, güvenli bir alanda var olabileceğini sanırken aslında yok oluşa hizmet ettiğini fark etmiyoruz. Tedbirli, hesaplı, başı belaya girmeden, kimseyi rahatsız etmeden yapılan “sanatsal girişimler” belki de sanat değil de başka bir zanaattır.

Bu nedenle, belki de durumu bağlamından fazla koparmamak gerekir. Sınırların dışına çıkmadan, seçici tabular çerçevesinde, dengeleri koruma ve kimseyi rahatsız etmeme zemininde yapılan sanatla; esnekliğe, genişlemeye, gelişmeye ve risk almaya dayalı ifade biçimleri arasında seçim yapmakla karşı karşıyayız bu bölük pörçük adada. Aksi halde-Allah muhafaza-dengelerimiz, çıkarlarımız, ahbap ilişkilerimiz bozulur; ne olur halimiz? Biz de dağılırız… Ya da bir “ah” çekmek kalır bize, karşıdaki dağları yıkmadan…

Etiketler: ifadekültürrisksanatüretim
LEVENT ATİKOĞLU

LEVENT ATİKOĞLU

"Sevgiyi memleketine sığdıramayan çocuk, Gün batımını keşkeli konuşmalara kattı gece gece. On kişinin durduramadığı burun kanamam durdu, Bir oğlak can verince"

Erhürman: Bi̇r Ta(Hak)küm Fi̇gürü
Levent Atikoğlu

Erhürman: Bi̇r Ta(Hak)küm Fi̇gürü

LEVENT ATİKOĞLU
26 Ocak 2026
‘Zaman Aşımı’ Deyince Mağduriyet Ortadan Kalkmıyor…
Levent Atikoğlu

‘Zaman Aşımı’ Deyince Mağduriyet Ortadan Kalkmıyor…

LEVENT ATİKOĞLU
19 Ocak 2026
The T Word, (E)(r)e(t)(o)r(i)(k)  
Levent Atikoğlu

The T Word, (E)(r)e(t)(o)r(i)(k)  

LEVENT ATİKOĞLU
5 Ocak 2026
“AB Yurttaşlık Birimi”
Levent Atikoğlu

“AB Yurttaşlık Birimi”

LEVENT ATİKOĞLU
29 Aralık 2025
Devam Et
Gazedda

© 2025 Gazeddakıbrıs - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • Ana Sayfa
  • HABER
    • KIBRIS
    • DÜNYA
    • İKLİM KRİZİ | EKOLOJİ
    • KİTAP & KÜLTÜR & SANAT
    • KORONAVİRÜS
  • MULTİMEDYA
    • GAZEDDAPOD
    • GAZEDDAWEBTV
  • KARŞI AKIM
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
    • YAZARLAR
      • GAZEDDA YAZARLARI
      • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • DÜNYADAN YAZARLAR
    • RÖPORTAJ

© 2025 Gazeddakıbrıs - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.