• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Salı, Mart 10, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
0 °c
Nicosia
12 ° Çar
13 ° Per
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Askeri bölgenin yanında büyümek – Hayal Gezer

Gazedda Gazedda
4 Temmuz 2019
Okuma Süresi: 3 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Dışarıdan silah sesleri geliyor, kutlama varmış, San (Aziz) bilmem kim kutlaması.

Silahlarla kutluyorlar. Duman havada asılı kalıyor bir süre, sonra suya atılmış pamuk şeker gibi dağılıyor rüzgarla birlikte.

Ve her silah sesinde içimde çok ilkel, çok soyut, sureti olmayan bir irkilme dirilip dirilip tekrar uyukuya dalıyor.

Askeri bölgenin dibinde büyümüş çocukların tanıyabileceği bir irkilme bu. Sabah 4’te uykudan uyandıran, niye uyandığınızı anlamadan geri uyuya kaldığınız bir irkilme.

Çocukluktan kalma ve uzun zamandır uyanmayan, günlük gailelerin üzerini iyice örtüp ışığını kapattığı bir irkilme.

Malum ya, ben ki her gün sınır geçen, ben ki ‘diğer taraftan’ arkadaşları, sevgilileri, iş arkadaşları olan, ben ki gün olur ‘öbür tarafta’ yatıya kalan, proje yapan, vakit geçiren, sergide yer alan, tiyatroya katılan, ben ki ‘diğerlerini’ hiç düşman bilmemiş olan, bu soyut savaş irkilmesini o kadar uzun zamandır hissetmemiştim ki, güney İspanya’nın dağ başında bir köyünde uyanmasına fazlasıyla hazırlıksız yakalandım.

Kadim bir notaya istikrarlı bir şiddetle vuruyor o San bilmem kimi kutlama patlamaları, gözlerim doluyor, işimi bırakıp dışarıya çıkıyorum ve fiziksel olarak bu kadar uzak olduğum, akdenizin üçüncü büyük adasını düşünüyorum.

Pek tabii Kıbrıs Sorunu etkin bir şekilde ilişkili olan tüm aktörler için esasen ekonomik, lojistik, kaynaksal ve aslen de bir eski dünya pratiği olan sömürgeciliğin güncel uyarlamasından ibaret. Şüphesiz ki bu çok mühim insanlar, bu çok mühim masalara oturup, çok mühim müzakereler yaparken adada yaşayan, adayı evi bellemiş Kıbrıslı halkı nasıl yaşıyor, ne istiyor, onlar için en iyisi ne-yi konuşmuyorlar.

Ya da konuşuyorlarsa da maalesef günlük hayat akışımızı iyi yönde etkileyecek, toplumları bir birine yaklaştırabilecek uygulamaları hayata geçirmedikleri aşikar.

Şüphem konuşmadıkları yönünde. Konuşuyor olsalardı nesilsel olarak aktarılmış ve artık soyutlanmış bu travmalarla yetişmezdik. Ben ve benden sonraki neslin belki bu kadar kimliksel, aidiyetle alakalı bunalımları olmazdı. Belki aklı selim bazılarımız başını alıp potansiyellerini, kişisel menkıbelerini gerçekleştirebilecekleri, değerlerinin bilinecegi başka diyarlara göç etmezdi. Belki gittikleri yerlerde ‘sen nerelisin’ sorusunu anksiyeteyle beklemezlerdi.

Kim bilir. Soyut bir hasrete maruz bırakılıyoruz aslında. İronik bir şekilde (yapıyorum, hazırsın?) bir sıla hasretini, üzerinde yaşadığımız coğrafyayla deneyimliyoruz. Ev diyoruz ama bazı odalarına giremiyoruz. Ev diyoruz bahçesinde duvar var, dikenli teller var. Ev diyoruz.. içinde bilmediğimiz yabancılar. Ev diyoruz ama hiç bizim olmasına izin verilmedi. İşte bunları düşünerek patlamalardan oluşup yavaşça kaybolan dumanları izliyorum. Bir kaç gün sonraysa, yolunu şaşıran S-200 füzesiyle ilgili haberler akmaya başlıyor sosyal medyaya ve kalbim burkuluyor. Çünkü biliyorum ki benim yaşadığım o çocukluktan kalma irkilmeyi, o gece pek çok Kıbrıslı (Türkçe/Rumca konuşan, Maronit, Ermeni, Türk, Yunan, Latin, Filipinli, Endonez, Türkmenistanlı, Bulgar, Iranlı ve diğer tüm adada yaşayıp adayı evi bellemiş herkes) kat be kat şiddetle yaşayarak uyukularından uyanıp ne olduğunu anlamadan belki tekrar uyuya kaldılar.

Gazedda

Gazedda

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır. Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır.

Emeklilik Değil, Yaşam Hakkı
DORUK EKİNGEN

Emeklilik Değil, Yaşam Hakkı

DORUK EKİNGEN
9 Mart 2026
Tracey Emin’in “İkinci Hayat”ı ve 8 Mart’a Düşen Gölge
SADİYE ADA

Tracey Emin’in “İkinci Hayat”ı ve 8 Mart’a Düşen Gölge

SADİYE ADA
8 Mart 2026
Aynı Ateşte Yanıyor Olmak
DENİZ ALTIOK

Aynı Ateşte Yanıyor Olmak

DENİZ ALTIOK
8 Mart 2026
Dünya Yerinden Oynar
PERVİN AVCI

Dünya Yerinden Oynar

PERVİN AVCI
8 Mart 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.