• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Pazartesi, Eylül 28, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
21 °c
Vizakia
22 ° Sal
22 ° Çar
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Af Yetkisi ve Hukuki Niteliği

Mehmet Öner Ekinci, Cumhuriyet Meclisi’ne verilen af yetkisinin anayasal ve cezai hukuk bakımından niteliğini, sınırlarını ve mevcut düzenleme eksikliklerini inceliyor.

MEHMET ÖNER EKİNCİ MEHMET ÖNER EKİNCİ
28 Eylül 2026
Okuma Süresi: 13 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Af yetkisi, Anayasanın 78’inci maddesi ile Cumhuriyet Meclisinin asli yetkileri arasında gösterilmektedir. Ancak bu yetkinin hangi ilke ve ölçütlere ve hangi yöntem kurallarına bağlı olarak kullanılacağı, kapsamının ve hukuki niteliğinin ne olduğu konusunda Anayasada yol gösterici ve açıkça belirleyici bir düzenleme maalesef bulunmamaktadır. Bu konuda, Cumhuriyet Meclisi İçtüzüğünde ve Ceza Yasasında da herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Aslında af yetkisi, Anayasada düzenlenmekle birlikte, yetkinin hangi alanda kullanılabileceği hususu teknik olarak Ceza hukukunu ilgilendiren bir alandır.

Bu nedenle Af yetkisinin hukuki niteliğini belirleme açısından ve hangi ilke ve ölçütlere ve hangi yöntem kurallarına bağlı olarak kullanılacağı konusunda, TC Anayasasından alıntılanan Anayasamızdaki 78’inci madde ile hemen hemen örtüşen TC Anayasasının 87’inci maddesinin TC’deki uygulamasına ve TC Anayasa Mahkemesinin af yetkisi ile ilgili kararlarına bakmak gerekmektedir.

Affın Tanımı

Genel kabul gördüğü şekliyle “AF YETKİSİ” şöyle tanımlanabilir: 

”Genel olarak kaynağını anayasalarda bulan, teknik yönleri bakımından ise ceza kanunlarında düzenlenmiş olan af; bazen kamu davasını düşüren veya kesinleşmiş bir ceza mahkumiyetini bütün kanuni sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldıran, bazen de kesinleşmiş bir cezanın sadece kısmen veya tamamen infazını önleyen veya başka bir cezaya dönüştüren yasama ya da yürütme organlarının yaptığı bir kamu hukuku tasarrufudur. 

Af, genel olarak anayasa hukuku ve ceza hukuku tarafından düzenlenen, aynı zamanda hüküm ve neticeleri bakımından borçlar hukuku, idare hukuku ve muhakeme (yargılama) hukuku alanlarını da etkileyen, çok yönlü bir kurumdur. Teknik yönleri açısından ceza yasalarının düzenlemesi kapsamında kalan bu kurum, kaynağını anayasal metinlerden almaktadır.

Yukarıda değinildiği gibi teknik yönleri itibariyle ceza yasalarında düzenlenen af, bazı durumlarda kamu davasının düşmesini sağlayan ya da kesinleşen cezai bir mahkumiyet durumunun tüm yasal sonuçlarını ortadan kaldıran, bazı durumlarda da kesinleşen bir cezanın kısmi olarak ya da tamamıyla infazını önleyen veya başka bir cezaya çeviren yasama  tarafından yapılan kamu hukuku tasarrufudur .

Türk ceza adalet sisteminde af müessesesi, devletin cezalandırma yetkisinden belirli koşullar altında vazgeçmesini ifade eden ve yasama organı tarafından anayasal sınırlar çerçevesinde kullanılması gereken bir tasarruf türüdür. TC Anayasasında Af yasaları, diğer yasa türlerinden farklı olarak nitelikli çoğunluk koşuluna bağlı olup, bu yönüyle anayasal sistem içerisinde istisnai (ayrık) bir konuma sahiptir. Yasa koyucu, kamu yararı değerlendirmesi doğrultusunda kimi durumlarda genel af, kimi durumlarda ise özel af yoluna başvurabilmektedir.

KKTC hukukunda ise gerek genel af, gerekse özel af, münhasıran Cumhuriyet Meclisinin yetkisindedir. Ancak, Affın tanımı ne Anayasada, ne de Ceza yasasında veya başkaca bir yasada yapılmış değildir.  Bu nedenle, Cumhuriyet Meclisinin af yetkisini kullanırken, hangi ilke, ölçüt ve yöntem çerçevesinde af yetkisini kullanacağı, muhakkak  öncelikle Ceza Yasasında düzenlenmesi gerekmektedir.

Affın Hukuki Niteliği

Her ne kadar yargısal sonuçları da olsa af işlemi, hukuki niteliği itibarıyla, bir yargısal tasarruf olarak nitelendirilemez. Yargılama, bir hukuki uyuşmazlığın yargılama usullerine uyularak yargı organlarınca çözümlenmesi iken, af yetkisi suçun işlenmesinden sonra ortaya çıkan ceza veya infaz ilişkisini ortadan kaldırmakta ya da söz konusu bir genel af ise yargılamanın yapılmasını engellemektedir.

Özüne bakıldığında siyasi bir işlem olan af, devletin suç işleyen kişinin cezalandırılmasından ya da verilen cezanın infazından vazgeçmesidir. Af yetkisine yönelik eleştiriler genellikle bu yetkinin kötüye kullanılmasının sakıncalarından dolayıdır. Doğru yönde kullanılması, aşırıya kaçılmaması halinde, bu yetkinin hukuksal ve sosyal açıdan yararlarının olduğu şüphesizdir

TC Anayasa Mahkemesi bir kararında “Af, yargısal sonuçlar doğursa da niteliği itibariyle bir yargı işlemi değildir; yasama ya da devlet başkanı tarafından tesis edilen bir yürütme işlemidir. demekte, bu suretle affın yargısal bir faaliyet olmadığını, yasama ve yürütme erkine ait bir tasarruf olduğunu kabul etmektedir.  KKTC Anayasası ve hukuku açısından ise af, bir yasama tasarrufudur ve Anayasada “genel ve özel  af ilanına karar vermek” denmiş olsa da, türü ne olursa olsun af konusu özel olarak bir yasa ile düzenlenmesi gerekmektedir. 

TC hukukunda düzenlenişi itibarıyla Af, niteliği itibariyle kimi zaman yalnızca kesinleşmiş cezaları değiştiren, hafifleten veya tamamen ortadan kaldıran; kimi zaman da kamu davasını düşüren veya mahkûmiyeti bütün neticeleri ile vaki olmamış sayan bir kamu hukuku tasarrufudur. Bu genel tanım, affın iki farklı biçimde tezahür edebilen bir lütuf muamelesi olduğunu göstermektedir. Bunu sağlayan yöntemlerden ilki, bir kamu davasını veya herhangi bir mahkûmiyeti tüm yönleri ile ortadan kaldıran genel aftır. Diğeri ise yalnızca cezaya etki edebilen özel aftır. 

Genel ve özel af kavramları, kendi içlerinde de “toplu” ve “bireysel” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bireysel genel af, belirlenmiş bir ya da birden fazla kişiyi kapsar. Toplu genel af ise, belirli suçları işlemiş herkesi içermektedir. Bireysel özel af, isim olarak belirlenmiş bir ya da birden fazla mahkûmun cezasını kısmen hafifleten ya da cezayı başka bir cezaya dönüştüren veya tamamen ortadan kaldıran aftır. Toplu özel af ise, belirli suçlardan mahkûm olanların tamamının cezasını tamamen ya da kısmen kaldıran veya cezasını başka bir cezaya dönüştüren aftır.

Bu nedenle af tasarrufunda bulunma yetkisi her ne amaçla olursa olsun dikkatli kullanılmalıdır. Bilhassa silah, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı, bireye karşı işlenmiş suçlar ile cinsel suçları etkili bir takip sistemi kurulmadan affetmek, asayiş ve kamu düzeni bakımından sakıncalı sonuçlar doğurabilir.

Af yetkisini kullanan TBMM’nin bu yetkisini bir “kanun/yasa” biçiminde kullanacağı tartışmadan uzaktır. Bu kanun/yasa ise tüm kanunlar gibi Anayasa’ya uygunluğu bakımından Anayasa Mahkemesi’nin yargısal denetimine açıktır

Yasaların amacı, Kamu Yararına ve Anayasada belirtilen amaçlardan birine uygun olmak zorundadır. Yasa koyucu, Anayasaya açıkça aykırı yasa çıkaramaz.

Genel af düzenlemelerinin kapsamı açısından Anayasa’nın 169. maddesi bir sınırlama getirmekte ve orman suçları olarak ifade edilebilecek “orman yakma, ormanı yok etme ya da daraltma amacıyla işlenen suçlar” için genel af düzenlemesinin kabul edilemeyeceğini ifade etmektedir. Bu sınır dışında suç tipi, yaptırım türü ya da ceza miktarı açısından herhangi bir kısıtlama getirilmemektedir. Düzenlemenin sınırını çoğunlukla, kanun/yasa koyucunun o düzenleme ile ulaşmak istediği amaç ve içinde bulunulan dönemin koşulları belirlemektedir.

Kıbrıs Cumhuriyetinde Af yetkisi

Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın 53. maddesi uyarınca af yetkisi, cumhurbaşkanına (ve orijinal orantılı yapıda Cumhurbaşkanı Muavini’ne) tanınan Anayasal bir yetkidir.

Cumhurbaşkanı bu yetkisini kullanmadan önce Kıbrıs Cumhuriyeti Başsavcısı‘nın (Attorney-General) yazılı görüşünü almak durumundadır. Başsavcının görüşü bağlayıcı olmasa da süreçte resmi bir zorunluluktur.

Madde 53 aynen şöyledir:

“1. Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini, kendi Cemaatlarına mensup olup ölüm cezasına mahkûm edilen şahısları af etme hakkına sahiptir.

 2. Zarar gören kimse ile suçlu ayrı Cemaatlara mensub oldukları takdirde, bu af hakkını, Cumhur Başkanı ile Cumhur Başkan Muavini aralarında varacakları anlaşma ile kullanırlar; ikisi arasında anlaşmazlık halinde şefaat lehindeki rey üstün tutulur. 

3. Bu maddenin 1’inci veya 2’nci fıkrası gereğince af hakkı kullanıldığı takdirde, ölüm cezası müebbet hapise çevrilir.   

4. Diğer bütün hallerde; Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, Cumhuriyetin bir mahkemesi tarafından verilen herhangi bir cezayı, Cumhuriyet Baş Savcısının ve Baş Savcı Yardımcısının müşterek tavsiyesi üzerine, azaltabilirler, durdutabilirler veya değiştirebilirler.”

Türh Hukukunda Affın Türleri

Türk hukuk literatüründe af, KKTC Anayasasında ödüzenlendiği gibi, “genel af” ve “özel af” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. ;TC’deki tanımlamasıyla “Genel af”, hem cezayı, hem de suçu ortadan kaldırmakta; “Özel af” ise suçu değil, sadece cezayı ortadan kaldırmaktadır. Yani genel af, sadece mahkûmiyetin bütün cezaî sonuçlarını değil, aynı zamanda fiilin suç olma niteliğini de yok etmekte;. Oysa özel af, fiilin suçluluk niteliğini değil, fakat hükmedilmiş olan cezayı ortadan kaldırır, azaltır veya başka bir cezaya çevirir.

Genel ve özel af da kendi içinde “toplu” ve “bireysel” olmak üzere iki ayrı türe ayrılabilir. Yani genel affın “toplu genel af” ve “bireysel genel af” olmak üzere iki çeşidi vardır. Toplu genel af, belirli suçları işlemiş herkesi kapsar. Bireysel genel af ise, isim olarak belirlenmiş bir veya birden fazla kişiyi kapsar. Keza özel affın da “toplu özel af” ve “bireysel özel af” olmak üzere iki çeşidi olabilir. Toplu özel af, belirli suçlardan mahkûm olan herkesin cezasını kısmen veya tamamen ortadan kaldıran veya cezasını başka bir cezaya dönüştüren aftır. Bireysel özel af ise, isim olarak belirlenmiş bir veya birden fazla mahkûmun cezasını kısmen veya tamamen ortadan kaldıran veya cezasını bir başka cezaya dönüştüren af çeşididir. Buna göre, “genel af” bir veya birden fazla kimseleri kapsayabileceği gibi, “özel af” da bir veya birden fazla kimseleri kapsayabilir. Bu nedenle, özel affı bir tek kişiyi, genel affı ise herkesi kapsayan bir af olarak düşünmek yanlıştır.

TC Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, TBMM’nin af çıkarma konusundaki takdir yetkisi sınırsız değildir. Af kanunları düzenlenirken Anayasa’nın eşitlik ilkesi göz önünde bulundurulmalı; nesnel, adil ve suçun ağırlığına uygun ölçütler belirlenmelidir. Ayrıca af, yalnızca devletin cezalandırma yetkisinden vazgeçmesini sağlar; suçtan zarar gören kişilerin şahsi tazminat ve hukuk davaları açma haklarını ortadan kaldıramaz.

Türkiye’de Af Yetkisinin nitelikli çoğunlukla kullanılması

KKTC Anayasasında Af yetkisinin kullanımında herhangi bir sınırlama getirilmiş değildir. TC Anayasasında ise, iki yönlü sınırlama sözkonusudur. Birinci sınırlama, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, TC Anayasasının 87’ici maddesi gereğince, ancak üye tamsayısının beşte üçünün oy vermesiyle af konusunda karar verebileceği; bir diğeri ise Anayasa’nın 169. maddesine göre, “münhasıran orman suçları için genel af ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanları yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar, genel ve özel af kapsamına alınamaz” kuralıdır.

Af yetkisinin kullanılmasında nitelikli çaoığunluğun aranması, af yetkisinin kullanılmasına ilişkin yasanın, sadece iktidar partisinin olumlu oyu ile değil, bir uzlaşı sonucu muhalefetin de desteğinin alınarak yürürlüğe konmasını sağlamak için konan bir kuraldır. Nitelikli çoğunluğa ilişkin bu Kural hem genel hem de özel af ilanına ilişkindir.

Af Yetkisinin Cumhuriyet Meclisi dışında Başka Bir Organ Tarafından Kullanılması Yasağı

KKTC Anayasasında, af yetkisinin kullanılması açısından, Cumhuriyet Meclisi dışında,  TC’de olduğu gibi Cumhurbaşkanına veya Bakanlar Kuruluna yetki verilmiş değildir. Yetki münhasıran Cumhuriyet Meclisinindir.

Bakanlar Kurulunun Af yetkisinin kapsamını keyfi bir biçimde genişletmesi, vergi affı ve benzeri konularda af yetkisini kullanması, yetkisizlik nedeniyle yok hükmündedir. Vergi konusu KKTC Anayasasının 75’inci maddesinde düzenlenmiş ve esas olarak yasa ile düzenlenmesi öngörülmüştür. Bakanlar Kuruluna verilebilecek yetki ise, 75’inci maddenin (3)’üncü fıkrasında çerçevesi : “(3) Yasanın belli ettiği yukarı ve aşağı hadler içinde kalmak, ölçü ve ilkelere uygun olmak koşuluyla, vergi, resim ve harçların bağışıklık ve istisnalarıyla, oran ve hadlerine ilişşkibn kurallarda değişiklik yapmaya Bakanlar Kurulu yetkili kılınabilir.” denmek suretiyle açıkça çizilmiştir. Bakanlar Kurulu, vergi, resim ve harçlar veya mali yükümlülükler konusunda düzenleme yaparken, Anayasa ile çizilen bu çerçeve içinde kalmak zorundadır.  

AF yetkisi, Türkiye’de olduğu gibi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde de çokça kötüye kullanılmış ve Anayasada açıkça öngörülmemiş olmasına karşın ceza hukuku dışında da yaygın bir biçimde kullanılmasına olanak yaratılmıştır.

Af yetkisi ile ilgili Düzenleme Eksikliği

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde, genel ve özel af çıkarma yetkisi Anayasanın 78’inci maddesi ile Cumhuriyet Meclisine verilmiş olmasına karşın, genel veya özel af yalnızca Anayasada değil, aynı zamanda herhangi bir yasada tanımlanmış olmadığı gibi, genel ve özel affın içeriği, kapsamı ve sonuçları da belirsizliğini korumaktadır. Bu nedenle, bu konudaki eksikliğin, özellikle Ceza Yasasında yapılacak değişiklik ve düzenleme ile ivedilikle giderilmesi gerekmektedir.

Sonuç Yerine 

Özellikle genel affın, siyasi amaçlarla kullanıldığı gerçeği dikkate alındığında, genel af ilan edilmesi yerine o eylemin suç sayılıp cezalandırılmasında toplumsal yarar kalmamışsa, eylemin suç olmaktan çıkartılması yoluna gidilmelidir.  Platon’un da ifade ettiği üzere, bir devletin kalıcı ve insanlık ölçüleri içerisinde olabilmesi için onur gibi cezaların da doğru dağıtılması gerekmektedir. Bu bağlamda bir eylemin suç sayılması ve o suç karşılığında öngörülen yaptırımlar belirlenirken hassasiyetle hareket edilmesi gerektiği açık olduğu gibi, bu hassasiyet, affa duyulan ihtiyacı da azaltacaktır. Bu husus Bentham tarafından da “İyi yasalar yapılmalıdır ki, onları hükümsüz kılacak sihirli değneklere ihtiyaç kalmasın” sözleriyle ifade edilmektedir. 

Temel amacı toplumsal barışın yeniden tesis edilmesi olan Af kurumunun, bu amacından uzaklaştırılarak, yapay gerekçelerle kullanılması, affın kendisinin toplumsal barışı bozmak ya da büyük toplumsal kargaşalara neden olmak gibi sonuçlar doğurması da mümkündür. Bununla birlikte kötüye kullanıma ya da yanlış uygulamaya müsait tek ceza hukuku kurumu, af değildir. Kaldı ki bir kurumun kötüye kullanım ya da yanlış uygulanma ihtimalinin varlığı, söz konusu kurumların ceza yasalarından çıkartılmasının gerekçesi de olamaz.

***

KAYNAKÇA (Yararlanılan Kaynaklar)

Adem Sözüer, “Türk Hukukunda Af, 4454 ve 4616 sayılı Kanunlarda Öngörülen Şartla Salıverilme ve Ertelemeye İlişkin Hükümlerin Hukuksal Niteliği ile Bu Hükümlerin Anayasaya Uygunluğu Sorunu”, Anayasa Yargısı, Sayı 18, 2001, s. 223

Çetin Özek, ‘Umumi Af’ (1959) 24(1-4) İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası 118, 119.

Veli Özer Özbek, İnfaz Hukuku, 9. Baskı, Ankara 2017, s. 355.

Sibel Can, “Türk Hukukunda Af Kurumu”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, S. 65 (4), 2016, s.1293.

Ghassan Saleh Mhaıdı MHAIDI, Türk Hukukunda Af, Doktora Tezi, SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, Konya 2023, s.3-4.

Fatma Betül Şeker, Türk Ceza Hukukunda Af ve 7456 Sayılı Kanun ile 7571 Sayılı Kanun’un Af Kapsamında Değerlendirilmesi, KAHD2026 – C.4-S.2, Konya 1023

Kemal Gözler, ‘Karşılaştırmalı Anayasa Hukukunda Af Yetkisi’ Anayasa Yargısı Cilt 18 (Anayasa Mahkemesi Yayını 2001) 298-299.

Selahattin Keyman, Türk Hukukunda Af: Genel Af-Özel Af (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları 1965) 44.

Seha L Meray, Ceza Hukukunda Af Konusu Üzerine Bir Deneme (Türk Hukuk Kurumu Neşriyatı 1944) 8, 9.

Aysun ALTUNKAŞ, Türk Ceza Hukukunda Af, TBB Dergisi 2023 (166).

TC Anayasa Mahkemesi’nin 18.03.1986 tarih ve 1985/30 Esas ve 1986/10 Karar sayılı kararı. http://www.anayasa.gov.tr/icsayfalar/kararlar.

Etiketler: Af YetkisianayasaCeza Hukukuhukukmeclis
MEHMET ÖNER EKİNCİ

MEHMET ÖNER EKİNCİ

| YAŞAM VE HUKUK |Hukuk, toplumsal yaşamın, kamu düzeninin ve insan hak ve özgürlüklerinin yeşerdiği bir temeldir.

Ceza İnfaz Yasasının Gerekliliği
Mehmet Öner Ekinci

Ceza İnfaz Yasasının Gerekliliği

MEHMET ÖNER EKİNCİ
4 Ağustos 2026
Asgari Ücret, Adalet ve Hayat Pahalılığı Ödeneği 
Mehmet Öner Ekinci

Asgari Ücret, Adalet ve Hayat Pahalılığı Ödeneği 

Gazedda
16 Temmuz 2026
Hukuk Devletinde Yargı Bağımsızlığı
Mehmet Öner Ekinci

Hukuk Devletinde Yargı Bağımsızlığı

MEHMET ÖNER EKİNCİ
4 Haziran 2026
Yargının Bağımsızlık ve Tarafsızlığı
Mehmet Öner Ekinci

Yargının Bağımsızlık ve Tarafsızlığı

MEHMET ÖNER EKİNCİ
16 Nisan 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft