ABD-İsrail’in 28 Şubat tarihinde başlattığı İran saldırıları neredeyse bir ayı geride bıraktı ve İran ilk gün liderini kaybetmesine rağmen çatırdamadı.
Hava saldırıları ile İran rejiminin yakın bir gelecekte yıkılma ihtimali zayıf! Iran uzun soluklu ve yıpratıcı bir savaş sürdürme amacında. ABD-İsrail ve müttefiklerinin ise uzun sure savaşı sürdürme şansı yok; ekonomik, siyasi ve askeri olarak maliyeti yüksek bir savaş var!
ABD-İsrail için artık tek bir amaç var: En kısa zamanda Rejimi askeri olarak yıpratmak ve ekonomik kaynaklarını yok etmek!
Sonrası mı?
Irak ve Suriye’de olduğu gibi İran’da da saldırılara ara vermek isteyecekler. Ekonomisi çökmüş bir İran 10 yıl bilemediniz 15 yıl içinde çözülür!
Rejim nasıl yıpratılacak ve ekonomik kaynakları nasıl yok edilecek?
Burada iki kritik husus öne çıkıyor: 1-) Hürmüz boğazının denetimi; 2-) Irak-Türkiye sınırı boyunca uzayan Kürt bölgelerinde rejim güçlerinin kovulması amaçlanıyor.
İlki ABD-İsrail için hayati.
Neden?
Hürmüz Boğazı ABD ve dünya için çok önemli; Dünya enerjisinin %20’si buradan dağıtılıyor!
ABD süper güç çünkü donanması okyanusları kontrol ediyor ve ticaretin birimi dolar! Hürmüz kritik bir nokta; Boğazı kim kontrol ederse ticareti o kontrol edecek! Boğazın kontrolü ise İran’da!
ABD Başkanı İran’a ‘boğazı aç yoksa seni yok ederim’ dedi!
Iran açmıyor.
Trump batılı ve bölgedeki müttefiklerine Hürmüzü açmak için çağrı yaptı; Ingiltere, Almanya, Fransa önce ayak diretir gibi olsalar da Hürmüz ittifakına katıldılar!
Bu ittifak ile ne amaçlanıyor?
ABD bu hamlesinin iki amacı var: 1-) Hürmüz Boğazını denetime almak ve 2-) Avrupa’yı İran savaşına ortak etmek istiyor.
Hürmüz Boğazı nasıl denetime alınacak?
Askeri uzmanlara göre bunun tek bir yolu var: Hark adası ve Hürmüz’ü çevreleyen İran topraklarını bir kara harekatı ile işgal etmek!
ABD için en acil husus bu. Eğer bu başarılamazsa Trump Hürmüz’de boğulabilir.
Bu durumda ABD-İsrail ittifakı geri çekilmek zorunda kalabilir! Bu ise süper güç ABD’nin sonunun başlangıcı olabilir; Dolara güven çökecek, müttefikler uzaklaşacak, sermaye kaçacak ve sıradanlaşacak!
100 yıllık imparatorluk bitişe doğru yuvarlanabilir. Hürmüz’de pes eden bir Amerika’nın yenilmezlik algısı darbe alır. “ABD yenilmez değil” algısı sistemi çökertebilir.
Hürmüz, Suudi Arabistan’ın, BAE’nin, Iran’ın, Kuveyt ve Irak’ın batıya açılan enerji kapısı. Boğaz kapalı!
Enerji fiyatları yükseliyor ve dünya bir enerji krizi ile karşı karşıya.
Hürmüz boğazını bir köprü olarak düşünürsek İran köprünün başına oturmuş ve ‘kimsenin köprüden geçmesine rızam yok’ diyor!
Iran, Hürmüz Boğazına oturmuş deniz yollarının ve paranın patronuna meydan okuyor. Amerika Boğazı açamazsa hakimiyeti çatırdar.
Amerika Hürmüzü Iran’a rağmen açabilirse gücünü tahkim eder; Patron, Petrol gemisinin ve paranın dümeninde sağlam oturur!
Pek ki ya açamazsa!
Amerika’nın güvenilirliği sarsılır; müttefikler uzaklaşır, Parası değer kaybeder, borç artar, ekonomik ve siyasi istikrarsızlık başlar!
Kürt bölgelerindeki rejim güçlerinin kovulması meselesi ise ABD-İsrail için öncelikli olsa da acil değil!
İran Kürdistanı ABD-İsrail için öncelikli bir mesele çünkü İran’da rejime karşı harekete geçebilecek başlıca güç Kürtler. İran’da 10 milyona yakın Kürt yaşıyor. Kürtler ağırlıklı olarak Batı Azerbaycan, Kürdistan, Kirmanşah, İlam eyaletlerinde yaşıyorlar. Buralar İran coğrafyasının yaklaşık %15’ine denk geliyor! Buralarda fiili bir Kürt oluşumu veya guvenli bir Kürt bolgesinin yaratılması Rejimi zayıflatır ve Amerika için askeri ve siyasi hakimiyet alanı oluşturur. Ancak bu öncelik Amerika-İsrail için Hürmüz Boğazındaki kadar acil bir husus değil.
Bu nedenle Kürt örgütleri beklemeye geçtiler.
Acil değil çünkü rejim çatırdamadan Kürt bölgelerindeki rejim güçlerini kovmak askeri açıdan mümkün değil.
Bu nedenle savaşın hemen başında bir araya gelen 5 Kürt örgütü (PJAK, Komala, PAK, KDP-İ, Xebat) beklemeye geçtiler.
İran’ın ise kazanmak için planı şu: Pes etmemek ve savaşın süresini uzatmak. İran bunu başarırsa ABD ve bölgesel müttefikleri için sonuçları ağır olur!



