Maria Hacımihail | Afoa
Jalla’nın çok konuşulan video klibinde, kimsenin ele almadığını gördüğüm ve görmezden gelemeyeceğime karar verdiğim bir detay ortaya çıkıyor. Bu detay, kasası portakallarla dolu bir çift kabinli aracın, arka planda göz kamaştırıcı City of Dreams (Otel) ve Akrotiri Gölü manzarasıyla birlikte gösterildiği sahneden doğuyor.
2018’de, City of Dreams projesi Çevresel Etki Değerlendirme Komitesi’nde görüşülmeden önce bölgede yerinde inceleme yapan bazı kişiler, çalışmaların çoktan başlamış olduğunu gördü. Ağaçların, özellikle de portakal ağaçlarının envanterini çıkarabilmeleri gerekirken, kendilerini kesilmiş portakal bahçelerinin gövdelerinin yığıldığı alanların önünde buldular.
“Portakal ağaçlarını yeniden diriltmek bir sebeptir” diye yazar Th. Pieridis, Portakal Bahçesi kitabında. Ancak Akrotiri Gölü’ndeki bu durumu şikâyet etmeye çalışanlar, ruhsat verilmeden önce çalışmaların başlatılmasının yasaya göre ruhsat sürecinin askıya alınması anlamına geldiğini hatırlatmalarına rağmen, bazı medya organlarında “İngilizlerin ajanları” olarak damgalandı.Ardından, Haziran 2018’de dönemin Cumhurbaşkanını da temel atma töreninde, elinde altın bir kürekle gördük.
Çünkü portakal ağaçlarından “real estate”e giden yol bir yatırım rotasıdır. Video klibin yaratıcıları bunun farkında olsun ya da olmasın, karşıt imgelerin yarattığı anlam katmanı son derece çarpıcıdır.
İlk düzeyde, bunca portakal ağacının yok edilmesinden sorumlu binanın önünde portakalların sergilenmesiyle ortaya çıkan ironiyi görürüz.
Bir başka düzeyde ise, bir saniyelik görüntü içinde Kıbrıs gerçekliğinin önemli bir boyutu yoğunlaşır. Bir tarafta, geçmişin romantik hayal dünyasında yer alan pastoral Kıbrıs: “Karava’nın portakal bahçeleri”, Mağusa’daki portakal festivali, bir zamanlar tüm Kıbrıs’ı besleyen toprak… Öte tarafta ise bugünün Kıbrıs’ı var: insan ve doğa pahasına yükselen, ülkenin bugününü ve yarınını tahrip eden “real estate” Kıbrıs’ı; geçmişi ve “geleneği” de çoğu zaman kârlarını artırmak için araçsallaştıran bir düzen.



