Son zamanlarda çok canımı sıkan bir kalıptan yola çıkıyorum bu yazımda. Hayat sana güzel!
2023 ve 2024 yılları benim için çok zorlu iki yıldı. Size tüm zorlukları anlatacak değilim, ama zordu. Çıkış yolu arıyordum, ya da tutunacak bir dal. Henüz adaya dönmeden, her zaman gittiğim kafede o hafta bir kitap satışa sunulmuş.
Chantal Spies’ın “Romanticise your life: 28 day challenge” kitabı. Hazırdım, eksik olan buydu, gördüğüm an anladım. Hayatımı romantize etmeyi bilmiyordum ki.
Kitabı 28 gün boyunca başucumdan ayırmadım. Hayata bakış açımı değiştiren kitaplardan biri oldu sanırım. Çok basit, çok faydalı. Bir yabancıya mektup yazmak, en sevdiğin kıyafeti giymek, kendine bir buket çiçek almak ya da en sevdiğin yemeği kendine ısmarlamak gibi, göz ardı edebildiğimiz yanlarımızı günlere serpiştiriyordu. Her gün yapmam gereken, sadece bir adım daha kendime yaklaşmak. O dönemden sonra kendimi şımartmaya başladım. Kitap bittiğinde hayatta kalarak günü geçirmek istemediğime karar verdim. Artık yaşayacaktım. Doya doya, gürül gürül.
Tabii bununla birlikte bir grup insan türedi hayatımda. Ne yaparsam yapayım, hayat bana güzel oldu. Hayat Sana Güzel Bakanlığı memurları.
Hayat bana güzel, evet. Çünkü ben onunla boğuştum, kabullendim, elimden geldiğince anlamlandırdım da. Çünkü ben o “güzel”in içini tırnaklarımla kazıdım. Bu bir şans meselesi değil, “Ben buradayım!” deme hali.
Oysa kimse kolay gelmedi ki bugünlere. Sanki romantize etmek ayıpmış ya da lüksmüş gibi davranılıyor. Bir tuhaflık var, biliyorum.
Acı kutsallaştırılıyor.
Mutluysan hafifsin, üzgünsen derinsin.
Gülüyorsan yüzeyselsin, susuyorsan bilgesin.
Herkes bu kadar ağır yükler taşımak zorunda da değil. Romantize etmek kaçmak değildir. Romantize etmek, hayata estetik bir karşı ataktır. Küçük anları büyütmek, büyük acıları küçültmek biraz.
Hayatı romantize etmeyenler, bir gün mutlu olurlarsa, bunun geçici olduğuna inanıyorlar. O yüzden sıkı sıkı acıya tutunuyorlar.
Çünkü tanıdık. Çünkü güvenli.
Dil konusunda oldum olası iyi değilimdir, mutluluk da öğrenilen bir dil, ben de yavaş yavaş öğreneceğim.
Hayat sana güzel olabilir. Hayat bana da güzel olabilir. Bu bir yarış değil, sadece bir davet.

