Kıbrıs’ı ikiye bölen “Yeşil Hat” 30 Aralık 1963’te uygulamaya konuldu.
180 kilometre uzunluğa sahip olan “Yeşil Hat”, Lefkoşa’yı ikiye bölerek, bugün dünyadaki tek bölünmüş başkent hâline getirdi. Birleşmiş Milletler (BM) askerleri tarafından denetlenmekte olan “Yeşil Hat”, ayrıca “Ara Bölge”, “Ölü Bölge” ve “Ateşkes Hattı” olarak da adlandırılır.

İLK BÖLÜCÜ HAT
1956’dan itibaren, daha önce neredeyse hiç görülmeyen iki toplum arasındaki çatışmalar ve sürtüşmeler, günlük bir sorun hâline geldi. Sokaklardaki durum giderek kötüleşirken İngiliz Koloni Rejimi, yetersiz görülen Vali Armitage’ı emekli mareşal Sir John Harding ile değiştirdi. Harding de aynı sorunla karşı karşıya kalınca, selefinin taktiğini sürdürerek güvenlik güçlerine Kıbrıslı Türkleri yerleştirerek, Britanya Koloni rejimi ile çatışan EOKA’ya karşı kullanarak iki toplum arasındaki kutuplaşma ve gerilimin artmasına hizmet etti.

Harding’in danışmanları, bu politikanın adadaki Rumlar ile Türkler arasında millî refleksleri ve gerginliği tetikleyeceğini anlatmaya çalıştı; ancak otoriter ve katı karakteriyle tanınan Harding, söylenenlere kulak asmadı.

Mayıs 1956’da tetiklenen şiddetin ardından bölge yöneticisi Clemens, Lefkoşa’daki Türk mahallesini Rum mahallesinden yaklaşık iki kilometrelik bir barikatla geçici olarak bölme kararı aldı. Bu, Kıbrıs’ta iki toplum arasındaki ilk bölünmeydi.

Böylece 29 Mayıs 1956’da, Britanya Ordusu Kraliyet Mühendisleri Birliği, Lefkoşa’nın sur içindeki eski şehrinde yaklaşık iki metre yüksekliğinde dikenli telden bir bariyer kurdu; iki toplumun temsilcileri ise bundan ancak son anda haberdar edildi.
Kısa süre içinde bariyerin Baf’tan Mağusa’ya kadar uzatılması yönünde düşünceler ortaya atıldı.
Lefkoşa’da ise halk, bu bariyeri küçümseyici bir dille “Clemens Hattı” diye adlandırmaya başlamıştı.
7 Haziran 1956 tarihli Halkın Sesi gazetesi, Kıbrıslı Rumların, Lefkoşa’nın ikiye ayrılması konusundaki şikayetlerini şu sözlerle aktarmaktadır:
“Rumlar, Lefkoşa’nın ikiye ayrılması hakkındaki şikayetlerine devam etmekteler. En çok üzerinde durdukları nokta, birçok Rum dükkan ve evlerinin Türk tarafında kalmış olmasıdır. Rumların istediği, Lefkoşa’yı ikiye ayıran hattın daha Kuzey’den geçmesidir. Mesela hat, Müftü Ziya Efendi Sokağı’ndan başlayarak Büyük Hamam, Ayasofya, Zühtüzade, Ay Yakavu, Büyük Konstantiniu, Çimişki ve Ay Spridon Sokaklarından geçmelidir. Öte yandan, Lefkoşa’yı ikiye ayıran hat boyunca birçok yerlerde, tel örgüler demir direkler, halk tarafından eğildi. Böylece bir taraftan öteki tarafa, yolun kenarından geçilebiliyordu. İngiliz Askerleri, eğilen demirleri sökerek, daha sağlam demir direkler yerleştirdi.”

CUMHURİYET VE YENİDEN BÖLÜNME
1960 yılında Kıbrıs’ın özgürlüğüne kavuşması ve sömürge yönetiminden çıkmasıyla birlikte, Lefkoşa’da ve başka yerlerde oluşturulmuş olan hat kaldırıldı; ancak sorunlar kısa sürede yeniden ortaya çıktı.
“Yeşil Hat”ın tarihi, Lefkoşa’nın Tahtagala bölgesinde 21 Aralık 1963’te yaşanan olaylardan sonra iki toplumlu çatışmaların patlak vermesiyle başlar. Bu çatışmalar, Büyük Britanya’ya 1956’da uygulamaya koyduğu eski bölünme planının yeniden uygulanmasına imkan sağlayarak, Rum ve Türk bölgeleri arasındaki bölünmenin hayata geçmesine fırsat verdi.

Bu çerçevede, 29 Aralık’ı 30 Aralık’a bağlayan gece yapılan ve Kıbrıs makamları ile Britanya yetkililerinin, Sömürge İşleri Bakanı Duncan Sandys başkanlığında katıldığı olağanüstü toplantıda, iki toplumu birbirinden ayıracak bir ateşkes hattı oluşturmak üzere yeniden acil bir Hat kurulmasına karar verildi.

“Yeşil Hat”ı doğuran ilgili anlaşma, Atina ve Ankara ile istişare hâlinde, çatışmaların sona ermesini de beraberinde getirerek 30 Aralık 1963’te Lefkoşa’da Britanya Sömürgeler Bakanı Duncan Sandys, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Temsilciler Meclisi Başkanı Glafkos Klerides ve Kıbrıs Türk Cemaat Meclisi Başkanı Rauf Denktaş tarafından imzalandı.

“Yeşil Hat” adını ise, ilk taslak planda Britanyalı Tümgeneral Peter Young’un hattı harita üzerinde yeşil bir kurşun kalemle çizmiş olmasından aldı. Yeşil Hat’ın korunması, BM’nin mavi bereli askerlerine verildi.

“Yeşil Hat” başlangıçta sadece Lefkoşa boyunca uzanıyor ve şehri iki bölüme ayırıyordu. Daha sonra Aralık ayındaki kanlı olayların ardından oluşturulan altı Kıbrıs Türk yerleşim bölgesine kadar genişletildi.

Gerilim, 1968’de Kıbrıs sorununun çözümü için Glafkos Klerides ve Rauf Denktaş arasında iki toplumlu görüşmelerin başlaması ile büyük ölçüde azaldı. Bu vesile ile, Yeşil Hat’ın diğer tarafında çalışan Kıbrıslı Türklerin geçişini sağlamak amacıyla Ledra ve Ermu caddeleri de yeniden açıldı.
İŞGAL VE YENİDEN BÖLÜNME
İki toplum arasındaki ilişkilerin normalleşmesine yönelik kademeli süreç, 15 Temmuz 1974’te Yunan cuntasının darbesi ve ardından 20 Temmuz 1974’te Türkiye’nin gerçekleştirdiği askeri müdahale ile kesintiye uğradı.

Türkiye’nin 14 Ağustos 1974’de ikinci kez gerçekleştirdiği ve işgal olarak nitelendirilen askeri müdahalenin ardından “Yeşil Hat”, 300 kilometre uzunluğa ulaşarak Kıbrıs’ın işgal altındaki bölgeleri ile Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kontrolü altındaki bölgeleri ayırdı.
BARİKATLARDAN GEÇİŞ NOKTALARINA
23 Nisan 2003’te Kıbrıslı Türk lider Rauf Denktaş ve Ankara, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ilgili kararları ve rejim karşıtı eylemlerin artarak büyümesi sonrasında, Lefkoşa’daki Ledra Palace barikatını tek taraflı olarak açmaya karar verdi.
Kıbrıs’ın işgalinden 29 yıl sonra, Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler yeniden Yeşil Hat’tan kontrollü geçişlere başladı.
İlk 15 gün içinde 260 bin Kıbrıslı Rum işgal altındaki bölgeleri ziyaret etti.

Dört gün sonra, 27 Nisan 2003’te Mağusa’da İki Buçuk Mil- Strovilya ve Pergama barikatlarından kontrollü geçişler başladı.
Bir aydan kısa bir süre sonra ise, 19 Mayıs 2003’te Aydemet-Kermiya barikatı kontrollü geçiş noktası olarak açıldı.
Açılan beşinci geçiş noktası, 30 Mart 2006’da Astromerit-Zodya barikatı oldu.

9 Mart 2007’de Lefkoşa’daki Lokmacı-Ledra Caddesi barikatı, tüm Lefkoşa’nın askerden arındırılmasına yönelik ilk adım olarak Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin kararıyla yıkıldı. Barikat yıkılsa da barikatın nasıl açılacağına yönelik iki taraf arasındaki kriz nedeniyle ancak bir yıl sonra geçişler yeniden başlayabildi.

Yarım yüzyıl boyunca (30 Mayıs 1956’dan itibaren, 1960–63 dönemi hariç) Lefkoşa’nın bölünmesinin sembolü olan Lokmacı-Ledra Caddesi, namıdiğer Uzun Yol – Makridromos taraflar arasında süren krizin ardından 3 Nisan 2008’de geçişlere açılabildi.
14 Ekim 2010’da açılan bir diğer geçiş noktası ise Dillirga bölgesindeki Limnidi-Yeşilırmak barikatı oldu. 12 Nisan 2018’de ise Derinya ve Lefke-Aplıç barikatları da geçişlere açıldı.
KORONAVİRÜS VE KAPANIŞ
1974 işgalinden sonra ilk kez 2003’te barikatlarda açılan geçiş noktalarından geçişin kısıtlanması, ilk kez Mart 2020’de gerçekleşti.
28 Şubat 2020’de Kıbrıs Cumhuriyeti, koronavirüse karşı önlem olarak dört geçiş noktasının (Derinya, Lokmacı-Ledra, Lefke ve Astromerit-Zodya) faaliyetlerini askıya alma kararı aldı. Bu kararın ardından kuzeydeki rejim de koronavirüse karşı önlem olarak önce İki Buçuk Mil-Strovilya ve Limnidi-Yeşilırmak’da, ardından tüm geçiş noktalarında geçici kapanma kararı aldı.
Kıbrıs’ta 1974 yılından sonra ilk kez yaklaşık 15 ay, 460 gün boyunca kapalı kalan barikatlardaki 9 geçiş noktası 4 Haziran 2021’de yeniden açıldı.



