AktüelSanat2021 Nobel Edebiyat Ödülü’nü Zanzibar kökenli romancı Abdulrazak Gurnah kazandı

İsveç Akademisi'nden yapılan açıklamada Gurnah'ın 'kültürler ve kıtalar arasındaki uçurumda sömürgeciliğin etkilerine ve mültecilerin kaderine kesin ve merhametli şekilde nüfuz etmesi' nedeniyle ödüle layık görüldüğü belirtildi.
Gazedda Kıbrıs Gazedda KıbrısEkim 7, 2021
“insan_ticareti"
Gazedda_Patreon

2021 Nobel Edebiyat Ödülü, Afrika kıtasının doğusunda Tanzanya‘ya bağlı iki adadan oluşan ve özerk yönetilen Zanzibar‘da doğan, romancı Abdulrazak Gurnah‘a verildi.

İsveç Akademisi’nden yapılan açıklamada, Gurnah’ın, “kültürler ve kıtalar arasındaki uçurumda sömürgeciliğin etkilerine ve mültecilerin kaderine kesin ve merhametli şekilde nüfuz etmesi” nedeniyle ödüle layık görüldüğü belirtildi.

Açıklamada, Gurnah’nın gerçeğe olan bağlılığının ve basitleştirmeden kaçınmasının dikkat çekici olduğu aktarılarak, “Romanları, basmakalıp betimlemelerden uzak ve bize dünyanın diğer yerlerindeki pek çok kişinin aşina olmadığı, kültürel olarak çeşitlendirilmiş bir Doğu Afrika’ya açıyor” ifadesine yer verildi.

Gurnah eserlerinde mülteciliğe odaklandı

On romana ve bir dizi kısa öyküye imza atan Gurnah, 1948’de Zanzibar‘da doğdu, 1960’de İngiltere‘ye iltica etti. 73 yaşındaki yazar, ödülün yanı sıra 1,1 milyon dolar para armağanının da sahibi olacak.

AA’nın aktardığına göre 2021 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi Zanzibar kökenli romancı Abdulrazak Gurnah, 21 yaşında İngiltere’de mülteciyken yazmaya başladı, eserlerinde “mülteci meseleleri”ne odaklandı.

Gurnah’ın hayatı

Gurnah, 1948’de Afrika kıtasının doğusunda Tanzanya’ya bağlı iki adadan oluşan özerk Zanzibar’da dünyaya geldi. Eserlerinde mültecileri konu edinen Gurnah, 1960’ın sonlarında İngiltere’ye iltica etti.

Gurnah, 1963’te İngiliz sömürge yönetiminden ayrılan Tanzanya Cumhuriyeti’ne geri döndü ancak Arap kökenli vatandaşlara yönelik baskı ve zulme yol açan devrim nedeniyle 18 yaşındayken ülkesini terk etmek zorunda kaldı, 1984’e kadar Zanzibar’a dönmesi mümkün olmadı.

Yakın zamanda İngiltere’nin Canterbur şehrindeki Kent Üniversitesi‘nde İngiliz ve Sömürge Sonrası Edebiyat Profesörlüğü görevinden emekli olan Gurnah, akademik olarak Wole Soyinka, Ngugi wa Thiong’o ve Salman Rushdie gibi yazarlara odaklandı.

Mülteci meselelerine odaklandı

Gurnah, on roman ve bir dizi kısa öyküye imza attı, eserlerinde mülteci meselelerini konu aldı. İngiltere’de mülteciyken 21 yaşında yazmaya başlayan Gurnah, ana dili Swahili olmasına rağmen İngilizce eserler ortaya koydu.

Kur’an-ı Kerim sureleri ve Binbir Gece Masalları başta olmak üzere Arap ve Fars şiiri, Gurnah’ın yazın hayatındaki ilk önemli kaynaklar oldu.

Gurnah, Shakespeare’den V. S. Naipaul’a kadar İngiliz dili geleneğini de çalışmalarına yansıttı. Bununla birlikte, yerli halkların bakış açısını vurgulamak için sömürgeci bakış açısını yükselterek, bu gelenekten bilinçli olarak uzaklaştı.

Romanları

Gurnah’ın 1987’deki ilk romanı “Memory of Departure” (Ayrılışın Hatırası), Afrika kıtasındaki başarısız bir ayaklanmayı konu aldı. Sürgündeki yaşamın çok yönlü gerçekliğini araştırdığı 1988’deki ikinci kitabı “Pilgrims Way”i (Hacılar Yolu), 1990’daki siyahi göçmen bir kadının portresini çizen “Dottie” izledi.

Gurnah, dördüncü romanı “Paradise”ı (Cennet) 1994’te, birinci tekil şahısla yazdığı romanları “Admiring Silence” (Sessizliğe Hayranlık) ve “By the Sea”yi (Deniz Kenarında) ise sırasıyla 1996 ve 2001’de yayımladı.

Kimlik ve öz imaj vurgusu

Mülteci deneyimini ele alışında, kimlik ve öz imaja odaklanan Gurnah, yedinci eseri “Desertion”da (Firar) ise sömürgeleştirilmiş Doğu Afrika’daki büyük kültürel farklılıkları konu aldı.

Gurnah’ın eserlerinde Svahili, Arapça, Hintçe ve Almancanın göze çarpan unsurlarına yer veren diyaloglar ve kelimeler önemli rol oynadı.

Yazarın 2011’de okurla buluşan “The Last Gift” (Son Hediye) romanını 2017’deki “Gravel Heart” (Çakıl Kalp) takip etti. Son romanı “Afterlives”(Ölümden Sonraki Hayatlar) 2020’de yayımlandı.

Nobel Edebiyat Ödülü

Nobel Edebiyat Ödülü, 1901-2020 yıllarında 113 kez verildi. Toplam 117 kişiye layık görülen ödüllerden dördü, ikişer yazar arasında paylaştırıldı.

Nobel Edebiyat Ödülü şimdiye kadar 30 kez İngilizce, 15 kez Fransızca, 14 kez Almanca ve 11 kez de İspanyolca yazan yazarlara verildi. Bu dilleri, 7 ödülle İsveççe, 6’şar ödülle İtalyanca ve Rusça, 5 ödülle Lehçe, 3’er ödülle de Norveççe ve Danca izledi.

Yunanca, Japonca ve Çince yazan yazarlar 2’şer kez ödüle layık görüldü. Arapça, Bengalce, Çekçe, Fince, İbranice, Macarca, İzlandaca, Oksitanca, Portekizce, Sırpça-Hırvatça, Yiddiş ve Türkçe yazan yazarlar ise birer kez ödül kazandı.

2006’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Orhan Pamuk, Nobel alan ilk Türk yazar olmuştu. Nobel Edebiyat Ödülü’nü, geçen sene ABD’li şair Louise Glück almıştı.

Gazedda Kıbrıs

Gazedda Kıbrıs

Gazedda'yı hem yaşatabilmek hem de içeriklerini daha da zenginleştirebilmek için okuyucu katkısına ihtiyacımız var. Bağımsız ve özgür olmak, öyle kalmak ve bu sesi yaygınlaştırmak, daha fazla paylaşmak istiyoruz. Bunun da yolu sizlerin desteğinden, yani yurttaşların, Gazedda’yı sahiplenen insanların gönüllü oluşturacakları fondan geçmektedir. Gazedda’ya patreon üzerinden destek olabilirsiniz. https://www.patreon.com/gazedda

LGBT kitapcık