• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Cumartesi, Nisan 4, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
17 °c
Nicosia
14 ° Paz
15 ° Pts
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Kıbrıslıların Ankara’nın ayakları altında edindikleri derslerin özeti | Ertuğrul Kürkçü

Gazedda Gazedda
13 Şubat 2020
Okuma Süresi: 4 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Türkiye’de 68 kuşağının önemli isimlerinden, yayıncı ve yazar, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü, Kıbrıslıtürk lider Mustafa Akıncı ile Türkiye arasındaki gerilimi değerlendiren bir yazı kaleme aldı.

Yeni Yaşam Gazetesi’ndeki “Kuzey Kıbrıs Statükoyo Meydan Okuyor” başlıklı yazısında Kürkçü “Akıncı’nın bugün Kıbrıs’ın geleceği için ileri sürdüğü, Ankara’daki -aralarında CHP sözcüleri de olan- devletperestleri hop oturtup hop kaldırtan yol haritası bir spekülasyon ürünü değil, Kıbrıslıların Ankara’nın ayakları altında edindikleri derslerin özeti” değerlendirmesinde bulundu.

Yazının tamamı:

“Kıbrıs Sorunu”ndan ne zaman söz açılsa hep iki kişinin sureti gözümün önünde beliriyor. Kişisel algıların, hafıza ve hatıraların eseri olsa da Kıbrıs konusunun yeniden depreştiği günlerde, bu şahsi kıssadan herkese bir hisse düşebilir belki.

Birincisi, Tektaş Ağaoğlu. Kıbrıs, 1974’te “Barış Harekâtı” adı altında istila edilirken Tektaş, “Gerçek” gazetesindeki yazıları dolayısıyla 2. Zırhlı Tugay yerleşkesindeki Kartal-Maltepe askeri cezaevine konmuştu. Savaşın, dışarıda olduğu gibi cezaevinde de “milli birlik, beraberlik”e ihtiyacı vardı ama “solcu” Ecevit hükümetinin sıkıyönetim komutanının cezaevi müdürlüğüne getirdiği “solcu” binbaşı koğuşları denetlerken gözü bir masanın üzerindeki yeni boyanmış orak çekiçli desene ilişince “beraberlik” havaya uçtu. “Teessüf ederim” dedi binbaşı. Resim malzemeleri toplatıldı, gülümsemeler depoya kalktı. Kıbrıs’ta savaş sürerken cezaevinde barış olmuyordu. İlişkinin “fıtrat”ı buna elvermiyordu. Birkaç yıl sonra, Mamak Askeri Cezaevi’nde bir nöbetçi er bu ilişkiyi haykırarak vecize kıvamında özetleyecekti: “Bu kapıdan içeri giren herkes benim düşmanımdır.”

Tektaş, kibar, müşfik, meraklı, saygılı, gösterişten, şiddetten, çatışmadan haz etmeyen, bilgili, düşünceli, harika bir insandı. Ama Kıbrıs’ı ortadan ikiye ayırmakla meşgul devlet için “düşman”dı. Tektaş Kıbrıs’ta bir işgalin yürütülmekte olduğunu saptamakla yetinmemiş, bu bilginin halka ulaşması için sorumluluk üstelenmiş, eyleme geçmişti. Üzerinden elli yıl geçtikten sonra Kıbrıs’ta olan biteni bugün BM kararlarında yazıldığı gibi okumak münhasıran solcu olmayı dahi gerektirmeyen sıradan bir işlem gibi görünebilir. Ne var ki, 1974 yazında, Türkiye’de “faşist Sampson darbesini durduran”, “Atina’daki faşist Albaylar cuntasını yıkan ‘Barış harekatı’”nda keramet bulmayacak solcu parmakla sayılırdı. Deniz Gezmiş’in siyasi mirasını tefsire gelince kılı kırk yaran nice “devrimci” iki yıl önce Denizleri idam ettirmiş orduya “anti-faşistlik” yüklemekten ar etmez, “entelijansiya”nın yüzü milliyetçilik ve militarizmin kollarına atılmaktan kızarmazdı. Sol, Kıbrıs mevzusunda Kıbrıs toplumunun taleplerini merkeze alan doğru bir tutuma ulaşıp tasfiyeden kurtularak bugünlere varabildiyse bunu Tektaş gibilerin sebatına; devlete, savaşa ve barışa dair Marksist fikriyatı ayakta tutmak için ödedikleri bedellere borçlu…

İkincisi, Mustafa Akıncı. O, başka bir gelenekten geliyor: “Sosyal demokrat”. 1960’ların ikinci yarısında ODTÜ’de öğrenim gören pek çok Kıbrıslı öğrenciden biri olan Akıncı’yla Mimarlık Fakültesi’nde aynı sınıfta okumuş olmak dışında bir yakınlığımız olmasa da bu, Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP) ve Lefkoşa Belediye Başkanlığı günlerinden Cumhurbaşkanlığına kadar elli yıl boyunca hep aynı istikamette devam etmesini takdirle izlememe engel değil.

Akıncı’nın bugün Kıbrıs’ın geleceği için ileri sürdüğü, Ankara’daki -aralarında CHP sözcüleri de olan- devletperestleri hop oturtup hop kaldırtan yol haritası bir spekülasyon ürünü değil, Kıbrıslıların Ankara’nın ayakları altında edindikleri derslerin özeti. Akıncı’nın deneyiminin merkezinde Ankara’nın sınırsız desteğine sahip, obez bir Ergenekoncudan başka bir şey olmayan Rauf Denktaş’a karşı on yıllarca gözünü kırpmadan verdiği mücadele var. Akıncı bu mücadeleden yola çıkarak AKP’nin yeni Osmanlıcılığının da Kıbrıs’a Ankara’nın sömürgesi olmak dışında bir gelecek sunmayacağını görüyor ve Kıbrıslılara gösterebiliyor. Kıbrıslılar onun Türkiye ile özgül bir ilişkiye sahip başka bir ülkenin, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yurttaşı sıfatıyla konuştuğu bu yeni dili, anlıyor. “Kıbrısça” konuşmasından zevk alıyor. Mevcut statükoyla çatışan bu yöneliş Kıbrıs’ı ister istemez devrimci imaları olan bir yeni hamleye yönlendiriyor. Akıncı, kendi eleştirisinin sonuçlarından korkup geri kaçmıyor, bu çağrıya uyuyor.

Kıssadan hisse: “Sorunlar çözümleriyle birlikte çıkagelirler.” Statükodan doğan sorunlar statükoya iltica ederek çözülemez; statükonun çökmesi her iki ucundan da sınanmasını, bir siyasi – ve/veya sosyal- devrimi gerektirir. Devrimcilik, insanların kendilerine atfettikleri ya da atfetmedikleri niteliklerle ilgisizdir; nesnel durumdan doğar. Statükoyu sarsarak kendi öz çıkarlarının peşinde koşan kitlelerin sorunlarını kendi eylemleriyle çözmek için harekete geçmelerine hizmet eden her düşünce ve eylem devrimcidir.

Gazedda

Gazedda

Gazeddakıbrıs yurttaş gazeteciliği anlayışı ile yayın yapan, yurttaştan yana taraf olan ve gazetecilikte meslek etiği ilkelerine inanan bir yayın organıdır. Gazeddakıbrıs her koşulda barıştan yanadır.

İran’a Saldırmanın “Doğru” Bir Yolu Yoktu
DÜNYADAN YAZARLAR

İran’a Saldırmanın “Doğru” Bir Yolu Yoktu

KONUK YAZAR
25 Mart 2026
Petrol 200 Dolara Çıkarsa Dünya Nasıl Bir Yer Olur?
DÜNYADAN YAZARLAR

Petrol 200 Dolara Çıkarsa Dünya Nasıl Bir Yer Olur?

KONUK YAZAR
24 Mart 2026
Medya İran Konusunda Nasıl Hizaya Geliyor
DÜNYADAN YAZARLAR

Medya İran Konusunda Nasıl Hizaya Geliyor

KONUK YAZAR
23 Mart 2026
İsrail’in Nükleer Silahları Var ve Bunları Kullanabilir
DÜNYADAN YAZARLAR

İsrail’in Nükleer Silahları Var ve Bunları Kullanabilir

KONUK YAZAR
19 Mart 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.