• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Pazar, Şubat 1, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
18 °c
Nicosia
15 ° Pts
13 ° Sal
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Kalbini Kırdırma!

Kalp kırıklıklarından korunmak için bu kadar dikkatli yaşarken, sevmemeyi öğrenme ihtimali daha ürkütücü değil mi?

PERVİN AVCI PERVİN AVCI
11 Ocak 2026
Okuma Süresi: 5 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

İnsan ilişkileri bugün çoğu zaman bir duygudan çok bir denge meselesi gibi yaşanıyor. Ne kadar yaklaşılacağı, neyin söyleneceği, nerede durulacağı baştan hesaplanıyor. Yakınlık, içinden geçilen bir hâl olmaktan çıkıp, kontrollü biçimde yönetilen bir sürece dönüşüyor. İlişki kurma dili bile sanki buna göre güncellenmiş durumda: “Net olalım”, “bağlanmak istemiyorum”, “akışına bırakalım”, “çok büyütmeyelim.” Hepsi aynı ihtiyacı işaret ediyor: yönetilebilir bir yakınlık.

Bu yönetilebilirlik arzusu tesadüf değil. Günlük hayatın temposu, işin ve sosyal çevrenin ritmi, sürekli uyarılan dikkatimiz… İlişkiler de bu hızın içine sıkışıyor. Yakınlık, zaman isteyen bir şeyken; zaman, bugün en zor bulunan şey. İnsanlar birbirine yaklaşmak istiyor ama bir yandan da yaklaşmanın bedelini düşümeden edemiyor: “Bunu kaldıramam”, “buna enerjim yok”, “sonra toparlayamam.”n Bu yüzden kırılmak, sadece duygusal bir hâl değil; aynı zamanda pratik bir maliyet gibi algılanıyor.

Bu yüzden pek çok ilişki yaşanmaktan çok askıda kalıyor. Başlıyor ama tam başlamıyor, bitiyor ama tam bitmiyor. İnsanlar birbirlerinin hayatına giriyor, yer kaplıyor, sonra sessizce geri çekiliyor. Geriye kalan şey çoğu zaman bir bağ değil; kurulmuş olabilecek bir bağ ihtimali. Bu askıda kalma hâli, insanı tuhaf bir biçimde oyalıyor: Ne içeride hissediyorsun ne dışarıda. Tam bir kayıp değil ama tam bir kazanım da değil.

Ben bu satırları yazarken, kafamda İhtimallerin Heyecanına Üzülüyorum şarkısı çalıyor. Üzüntü, yaşanmış olanın ağırlığından değil; kursakta kalan heveslerden, yaşanamamış ihtimallerden doğuyor. İnsan bazen bir ilişkinin kendisinden çok, onun olasılığına tutunuyor. Çünkü olasılık, gerçeğin aksine, hep kusursuz kalabiliyor. Üzerine istediğin anlamı yükleyebiliyorsun. Tam da bu yüzden, gerçekleşmeyen ihtimaller bazen gerçekleşenlerden daha uzun ömürlü oluyor.

Bugün ilişkiler potansiyeller üzerinden ilerliyor. Daha uyumlusu olabilir, daha az yorucusu çıkabilir, daha risksizi mümkündür. Bu düşünce özgürleştirici gibi görünüyor ama aynı zamanda insanı olduğu yerde tutuyor. Çünkü hiçbir bağ yeterince tamamlanmış hissi yaratmıyor; her şey geçici, her şey değiştirilebilir. Bu değiştirilebilirlik hissi, insanın ilişkideki sabrını da etkiliyor. Eskiden bir anlaşmazlık “konuşulacak bir şey”ken, şimdi çoğu zaman “uyumsuzluk” olarak etiketlenip geçiliyor. “Bu bana iyi gelmedi” cümlesi çok kıymetli olabilir; ama bazen de konuşmanın yerini tutan hızlı bir kapatma biçimine dönüşebiliyor.

Sosyal medya bu geçiciliği görünmez kılmıyor; tam tersine düzenliyor. İnsanlar hayatlarını değil, hayatlarından seçtikleri anları paylaşıyor. Bu seçicilik, ilişkilerimize de sızıyor. Ne kadar açılacağımızı, neyi saklayacağımızı, ne zaman geri çekileceğimizi öğreniyoruz. Herkes kendi personasını korurken, temas giderek daha kırılgan bir hâl alıyor. Çünkü persona, çoğu zaman ilişkiye değil, izlenmeye göre ayarlanıyor. Birinin yanında nasıl hissettiğimizden çok, kendimizi nasıl temsil ettiğimize dikkat eder hale geliyoruz. Böyle olunca yakınlık, “kendin gibi olma” hâlinden çıkıp “kontrollü görünme” hâline kayabiliyor.

Bu kırılganlık bazen dışarıdan bakıldığında güçlü bir duruş gibi görünüyor. Sınırlar var, mesafeler net, duygular kontrol altında. Ama bu hâl uzun vadede insanı yalnızlaştıran bir yere de taşıyabiliyor. Kalbi korumaya çalışırken, onu kimseye açmamayı öğrenmek gibi. Buradaki yalnızlık, sadece “kimsen yok” yalnızlığı değil; daha ince bir şey: Çok şey anlatabildiğin ama az şey paylaşabildiğin bir mesafe. Yan yana gelip yine de temas edememek.

Bu hissi sinemada iyi yakalayan işlerden biri Lost in Translation. Film, büyük aşk anlatılarıyla değil; eksik kalan cümlelerle, geçici bir yakınlıkla, iki insanın aynı anda hem yakın hem de uzak olabilmesiyle ilerliyor. Orada olan biten şey bir ilişkinin sonucu değil; temasın kısa ama gerçek olması. Filmin iyi yaptığı şey şu: Yakınlığın her zaman çözülmesi gereken bir düğüm olmadığını, bazen yalnızca yaşanıp geçebileceğini kabul ediyor. Ve yine de o kısa temasın, insanın içinde uzun süre kalabileceğini gösteriyor. Çünkü bazı karşılaşmalar, hayatı değiştirmez belki ama insanın kendini algılama biçimini değiştirir.

Benzer bir ağırlık Scenes from a Marriage’da da var. Hikâye, tek bir kopuş anına değil; zaman içinde biriken sessizliklere, konuşulmamış beklentilere odaklanıyor. İlişkiler burada yüksek sesle değil, küçük kaymalarla çözülüyor. Dizi, bir ilişkiyi bitiren şeyin çoğu zaman büyük “kötülükler” değil; biriken küçük anlaşılmama hâlleri olabileceğini hissettiriyor. Sanki iki insan aynı evde yaşarken bile farklı dillere geçebiliyor. Ve bunu fark etmek, çoğu zaman geç oluyor.

Bugün kalp kırıklıklarının bu kadar yaygın hissedilmesi biraz da bu yüzden. Yaşadıklarımızdan ders alıyor, her seferinde biraz daha temkinli, biraz daha hassas bir yerde durmayı öğreniyoruz. Kursakta kalan heveslerle, yarım kalmış ihtimallerle yolumuza devam ediyoruz. Temkin, ilk başta akıllıca bir şey gibi duruyor: “Kendimi koruyorum.” Ama temkin uzadıkça, insanın dünyası küçülebiliyor. Giderek daha az şey riskli geliyor çünkü giderek daha az şey mümkün oluyor.

Ama insanın kendi kendine sormadan edemediği bir şey var:
Kalp kırıklıklarından korunmak için bu kadar dikkatli yaşarken, sevmemeyi öğrenme ihtimali daha ürkütücü değil mi?

Referanslar

İhtimallerin Heyecanına Üzülüyorum — Büyük Ev Ablukada, Fırtınayt, 2017.
Lost in Translation — Yönetmen: Sofia Coppola, 2003; geçici bir karşılaşma üzerinden kurulan tanımsız ama gerçek bir yakınlık anlatısı.
Scenes from a Marriage — Yaratıcı: Hagai Levi; HBO, 2021; Ingmar Bergman’ın aynı adlı yapıtından uyarlama.

Görsel: Marina Abramović & Ulay, Rest Energy, 1980.
Performans kaydından siyah-beyaz görüntü.

Etiketler: aşkilişkiinsanYaşam
PERVİN AVCI

PERVİN AVCI

İletişim, medya ve film alanında eğitim almıştır. Dijital kültür, hafıza ve çağdaş yaşam pratiklerine dair metinlerinde kişisel deneyimi düşünsel sorgulamayla bir araya getirir. Farklı disiplinlere merak duyan, yaşam ve öğrenme hevesini canlı tutmaya çalışan bir bireydir.

Size Penguenlerden Bahsetmeyeceğim
PERVİN AVCI

Size Penguenlerden Bahsetmeyeceğim

PERVİN AVCI
1 Şubat 2026
Felekten Saadet Çalınmaz Cicim
PERVİN AVCI

Felekten Saadet Çalınmaz Cicim

PERVİN AVCI
25 Ocak 2026
Bizden Olur mu?
PERVİN AVCI

Bizden Olur mu?

PERVİN AVCI
18 Ocak 2026
Kaç Like Aldın?
PERVİN AVCI

Kaç Like Aldın?

PERVİN AVCI
4 Ocak 2026
Devam Et
Gazedda

© 2025 Gazeddakıbrıs - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • Ana Sayfa
  • HABER
    • KIBRIS
    • DÜNYA
    • İKLİM KRİZİ | EKOLOJİ
    • KİTAP & KÜLTÜR & SANAT
    • KORONAVİRÜS
  • MULTİMEDYA
    • GAZEDDAPOD
    • GAZEDDAWEBTV
  • KARŞI AKIM
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
    • YAZARLAR
      • GAZEDDA YAZARLARI
      • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • DÜNYADAN YAZARLAR
    • RÖPORTAJ

© 2025 Gazeddakıbrıs - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.