• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Çarşamba, Mart 25, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
14 °c
Nicosia
13 ° Per
15 ° Cum
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

İran’a Saldırmanın “Doğru” Bir Yolu Yoktu

Trump yönetiminin İran’a karşı yürüttüğü savaşı eleştiren bazıları, sorunun savaşın nasıl yürütüldüğü olduğunu söylüyor. Oysa İran’a saldırmanın hiçbir zaman doğru bir yolu olmadı; ortada yalnızca baştan beri felakete sürüklenen ölümcül bir süreç vardı.

KONUK YAZAR KONUK YAZAR
25 Mart 2026
Okuma Süresi: 5 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Ben Burgis | Jacobin

Geçen hafta Ulusal İstihbarat Direktörü (Director of National Intelligence) Tulsi Gabbard ile CIA Direktörü John Ratcliffe Kongre’de ifade verirken, İran savaşı nedeniyle sert sorularla karşılaştılar. Bu sorgulamanın niteliği dikkat çekiciydi; çünkü birçok Demokrat, savaşın kendisinden ziyade nasıl yürütüldüğüne, usulsüzlüklere ya da stratejik hatalara odaklanıyordu.

Bazı Demokratlar, İran’ın ABD için gerçekten anlamlı bir tehdit oluşturup oluşturmadığını sordu. Gabbard özellikle bu konuda kaçamak davrandı. Daha önce defalarca böyle bir tehdit olmadığını söylemişti; ancak şimdi, içerdiği ikiyüzlülük ve aşağılanma ne olursa olsun Donald Trump’ın gözüne girmeye devam etmeye kararlı görünüyor.

Öte yandan bazı Demokratların derdi, yönetimi yalnızca savaşı nasıl yürüttüğü üzerinden sıkıştırmak gibiydi. Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatacağını biliyor muydu? Bilmiyorsa neden bilmiyordu? İran’ın Körfez monarşilerindeki Amerikan varlıklarına yönelik misillemesinin ne kadar kapsamlı olabileceğini öngörmüş müydü? Gabbard ve Ratcliffe onu yeterince bilgilendirmedi mi, yoksa Trump söylenenleri dinlemedi mi?

Zaman zaman bu sorgulama, şirket hedeflerinin sorgulanmadığı, yalnızca yöneticilerin performansının tartışıldığı bir değerlendirme toplantısında orta düzey yöneticilerin azarlanmasına benziyordu.

Trump’ın ilk döneminin en tanınmış savaş yanlılarından biri olan John Bolton da bu eleştirilere katıldı. Trump tarafından görevden alındıktan sonra keskin bir muhalife dönüşen Bolton, geçen hafta sosyal medyada şunları yazdı:

“2018–19 yıllarında İran’da rejim değişikliğini mümkün olduğunca savundum. Trump’ın çevresindeki bazı isimler, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma kapasitesini buna karşı bir gerekçe olarak öne sürüyordu. Trump bunun mümkün olduğunu tamamen biliyordu ama buna rağmen hazırlık yapmadı.”

Yönetimin kararları, müdahalenin temel varsayımlarını kabul edenler açısından bile anlaşılmaz görünüyor. Trump, NATO müttefiklerini boğazı açmak için askerî güçlerini kullanmadıkları gerekçesiyle sürekli eleştiriyor; ancak İran’a saldırmayı planladığını onlara önceden bildirme gereği bile duymadı. İran halkını hükümete karşı ayaklanmaya çağırırken, Tahran’ı acımasızca bombalayarak bu çağrının dayanabileceği toplumsal zemini de yok etti.

Ayrıca Amerikan kamuoyundan da bu müdahale için destek almayı tamamen başaramadı (ya da rıza üretmedi). Önce geçen yazki bombardımanla İran’ın nükleer silah elde etme ihtimalini yıllarca geriye attığını iddia etti; ardından bir anda bunun son derece acil bir tehdit olduğunu söyleyerek, diplomatik görüşmeler sürerken İran’a Pearl Harbor tarzı sürpriz bir saldırı düzenlemek zorunda kaldığını savundu. Bu anlatının hiçbir tarafı tutarlı değil.

Yine de Bolton gibi isimlerin, bizzat ortaya çıkmasına katkıda bulundukları bu felaketten kendilerini sıyırmalarına izin verilmemeli. Bunun “doğru” bir yolu hiçbir zaman yoktu.

Bu zaten kaçınılmazdı

Her şeyden önce Trump ve Benjamin Netanyahu’nun bir saldırı savaşı başlatmaya hakkı yoktu. İran’ın birkaç gün içinde kıtalararası balistik füze geliştirecek olduğunu varsaysak bile, var olduğu süre boyunca hiçbir ülkeye savaş açmamış (her ne kadar ABD ve İsrail’in yaptığı gibi başka yerlerde vekil güçleri desteklemiş olsa da) bir devletin nükleer bir savaşı başlatarak intihar edeceği fikri baştan sona akıl dışıdır. İran’daki teokratik rejimi sevmek zorunda değilsiniz; ancak bu, ABD ve İsrail’in ülkeyi dışarıdan kimin yöneteceğine karar verme hakkı olduğu anlamına gelmez.

Bu ilkesel mesele bir yana, bu savaşın kanlı bir felaket dışında bir sonuca varması zaten mümkün değildi. Bu filmi daha önce defalarca, farklı ülkelerde izledik. Ne kadar plan yapılırsa yapılsın, İran ile Irak ya da Afganistan gibi geçmiş “rejim değişikliği” hedefleri arasındaki temel fark, İran’ın kendini savunma kapasitesinin çok daha yüksek olmasıdır.

Bir ülkede iç savaş sürüyorsa, dışarıdan verilen hava desteği dengeleri değiştirebilir; Libya’da Barack Obama’nın müdahalesinde olduğu gibi. Ancak dünya tarihinde yalnızca konvansiyonel bir hava harekâtıyla rejim değişikliğinin sağlandığı tek bir örnek bile yoktur. Trump’ın İran için zaman zaman dile getirdiği “kayıtsız şartsız teslimiyet” ise bugüne kadar ancak iki yolla elde edilmiştir: kara birlikleriyle ya da atom bombasıyla. Ayrıca, bombardımanla daha önce var olmayan bir halk ayaklanmasının ortaya çıkıp hükümeti devirdiği hiçbir örnek de yoktur. İran bunun istisnası olmayacaktır.

ABD İran’a kara birlikleri gönderirse, ki Trump ve “Savaş Bakanı” Pete Hegseth gibi isimler bunu açıkça dışlamış değil, bu da bölgede başarılı bir rejim değişikliği girişiminin ilk örneği olmayacaktır. Irak, Afganistan ve Libya’da olduğu gibi bunun sonucu kan, kaos ve istikrarsızlık olur; kalıcı meşruiyete sahip, ABD yanlısı bir yönetim değil.

Bu, genç Amerikalıların bayraklara sarılı tabutlarla geri dönmesi ya da derin travmalarla baş etmeye çalışan gaziler haline gelmesi demektir. Bu, hedef alınan ülkedeki insanların kuşaklar boyunca, sevdiklerini öldüren ya da sakat bırakanlara karşı derin bir öfkeyle büyümesi demektir.

Bu kez farklı olmayacaktı. Bu savaşı savunan herkes, ortaya çıkan felaketin tamamından sorumludur. Ve bunun unutulmasına asla izin verilmemelidir.

Ben Burgis, Jacobin dergisinde köşe yazarıdır; Rutgers Üniversitesi’nde (Rutgers University) yarı zamanlı felsefe öğretim görevlisidir ve Give Them An Argument adlı YouTube programı ve podcast’in sunucusudur. Birçok kitabın yazarıdır; en son kitabı Christopher Hitchens: What He Got Right, How He Went Wrong, and Why He Still Matters’tır.

Etiketler: abdCIAdonald trumphava saldırısıiranisrail
KONUK YAZAR

KONUK YAZAR

Gazedda'ya konuk olarak yazan ve/veya yazıları başka mecralarda yayınlanan yazarlar.

Petrol 200 Dolara Çıkarsa Dünya Nasıl Bir Yer Olur?
DÜNYADAN YAZARLAR

Petrol 200 Dolara Çıkarsa Dünya Nasıl Bir Yer Olur?

KONUK YAZAR
24 Mart 2026
Medya İran Konusunda Nasıl Hizaya Geliyor
DÜNYADAN YAZARLAR

Medya İran Konusunda Nasıl Hizaya Geliyor

KONUK YAZAR
23 Mart 2026
İsrail’in Nükleer Silahları Var ve Bunları Kullanabilir
DÜNYADAN YAZARLAR

İsrail’in Nükleer Silahları Var ve Bunları Kullanabilir

KONUK YAZAR
19 Mart 2026
İsrail Savaş Haberlerini Nasıl Sansürlüyor
DÜNYADAN YAZARLAR

İsrail Savaş Haberlerini Nasıl Sansürlüyor

KONUK YAZAR
19 Mart 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.