• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Cuma, Ocak 9, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
15 °c
Nicosia
12 ° Cts
13 ° Paz
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

“Buraya Saplanıp Kalırsam Eriyip Giderim”

Devletlerin ve milliyetçilerin resmi söylemleri olduğu gibi, bireylerin de kendilerinin yarattığı resmi söylemleri vardır.

Hasan Yıkıcı Hasan Yıkıcı
8 Ocak 2026
Okuma Süresi: 7 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Gözlerimin önünde uzun ağaçların gölgesinin kapsadığı banklar; küçük bir çember, Lefkoşa’nın ortasında bir yerde; kuş cıvıltılarıyla gelen bir huzuru var mekanın. Henüz yandaki meyhaneler kapılarını açmadı, Lefkoşa’da akşam üzeri durgunluğu, bankların birinde iki kişi oturuyor; silik bir anı gibi, fotoğrafını çekiyorum; zihnimde bulanık bir kare, karakterlerin yüzleri silinmiş… Eriyip akan renkler var, yeşil, sarı, kahverengi, göğün mavisi. Hepsi birbirini içine giriyor. Bankta oturan iki kişi siliniyor. Mekan yok oluyor. Geriye bir renk bulamacı kalıyor, bir de fotoğraftan sıyrılıp kurtulan kuş cıvıltıları, kuş cıvıltılarının hiçbir suçu yok. Silikleşen ve kendini var edemeyen ama arkasında enkaz bırakan bir yalanın, eriyen renklerinin içinde kalan koca bir yanılgının fotoğrafını çekerken buluyorum kendimi. Buraya saplanıp kalırsam ben de eriyip giderim, biliyorum! 

Gözlerimin önünde uzunca serilen bir nehir. Nehir boyunca belli aralıklarla yapılmış köprüleri görebiliyorum. O köprülerin birinin üzerindeyim, çevremden insanlar geçiyor, bir başka nehir, insan nehri. Tek yönlü bir akışı yok, çok yönlü,  içe geçen birden çok akışın oluşturduğu bir akış. Acaba diğer köprülerden bakan ve böyle düşünen herhangi biri daha var mı? Dublin’de akşam üzeri. Martılar çığlık çığlığa, insan seslerine karışıyor. Yataylamasına gelen gün batımı ışıkları, alçaktan seyreden bir güneş. Sesleri, nehrin kokusunu, insanların telaşını içine alan bir fotoğraf beliriyor zihnimde. İçimden bir şeyler kopuyor, hissediyorum. Bir köprü yıkılıyor belki, bir nehir ile bir bank arasında! İki düş, iki arzu, iki şehir arasında… Bulutların ucuna asılan gün pembesi renklere gülümsüyorum. Küçükten, yavaştan ve ağırdan da olsa kendinisini belirten, daracık bir aralığın fotoğrafını çekerken buluyorum kendimi. Bu kapıdan içeri girmeliyim, akıp nehir olabilmek için, biliyorum! 

*** 

Bir duygunun fotoğrafını çekmek ne anlama geliyor? Böyle bir şey imkanlı mı? Hepimiz zaman zaman geriye dönüp kendi hayatlarımızdaki kesitlere veya yol ayrımlarına bakarız. Bunu yapmanın bir çok nedeni ve tetikleyici unsuru olabilir; oradan bir anlam çıkartmak, bir izi aramak, bir kazı yapmak, hatırlamak, ilerlemek veya bugün eksikliğinin hissedildiği bir duygunun yerine geçmişten bir anı yerleştirmek… Veya o anın içinde sıkışıp kalıp kendine bir yer edinmek, huzurlu/huzursuz… Liste uzayabilir. Bu çaba ve geriye dönüp bakma yolculuğunda bizlere çoğu zaman fotoğraflar eşlik eder. Burada sadece fiziki bir fotoğraftan bahsetmiyorum. Kişinin zihninde ve belleğinde yer edinen fotoğraflardan bahsediyorum. Bunlar bana göre yaşayan, değişen, dönüşen, silinen ve hatta hayaleti olan fotoğraflardır, hayalet fotoğraflardır. Sadece bir geçmişin belgesi veya o anın dondurulmuş görüntüsü değildir; aynı zamanda kişinin bilinç dışının geçmişiyle kurduğu ilişkinin, bağının veya bir geçmiş algısının, anlatısının, bazen de bir travmanın taşıyıcıdır. Dolayısıyla bir duygunun fotoğrafını çekmek çoğu zaman o çekilen fotoğrafın beraberinde gelen ve artık kendinden bir parçaya dahil olan dünyayı da içinde taşımak anlamına geliyor. Bu kez yaşayan kişinin benliği bu hayalet fotoğrafların çerçevesinde donup kalmıştır. 

Peki bu fotoğraflarla nasıl ilişkiler kurabiliriz? Bunların varlığı ile ne yapabiliriz? 

*** 

Hayalet fotoğraflarla yaşamayı öğrenmek, hayalet fotoğrafların kişinin kendisinden bir şeyler taşıdığını anlamaktan geçiyor. Geçmişinde yıkıcı bir deneyim yaşayan, travmatik bir dönemeçten geçen bazı kişilerin bu deneyimlerle barışamadıklarını ve bununla beraber söz konusu deneyim içindeki kendi sorumluluklarını göremediklerini, kabullenmek istemediklerini ve bu şekilde yaşamaya devam ettiklerini gözlemledim. Geçmişindeki eylemler veya başına gelenlerle bir kabulleniş, yüzleşme ve muhasebe ilişkisine giremeyen kişilerin, zaman içinde kendilerine bir mağduriyet ve manipülatif söylem geliştirdiklerini farkettim. Bu kişilerin kendileri dışında herkesin kendilerine karşı olduklarını düşündüklerini, öfkelerini kontrol edemediklerini ve en küçük bir olayı bile abartılı bir dramatize edişe yatkın olduklarını; dahası birbirlerini pohpohlayarak kendilerine küçük bir konfor alanı yaratmaya da eğilimli olduklarını gözlemledim. 

Burada artık acı, öfke ve inkar kişinin karakterinin bir parçası haline geliyor. Devletlerin ve milliyetçilerin resmi söylemleri olduğu gibi, bireylerin de kendilerinin yarattığı resmi söylemleri vardır. Kişinin iyileşme sürecinde anlatmanın ve paylaşmanın önemli olduğunu düşünüyorum fakat bu dile getiriş süreci aynı zamanda bir yüzleşme ve yaşanan deneyimle bir kabulleniş özelliği de  taşımalı. Aksi taktirde söylenen ve paylaşılan, kişinin söylemek istediği, tasarladığı ve yarattığı bir resmi söylem olabilir. Bu iyileşmeye ve yüzleşmeye dönük bir çabanın değil; inkarın ve hesaplaşılmaktan korkunun bir göstergesidir. Hem gözlemlerimden hem de kendi deneyimimden çıkarttığım sonuç, bu zorlu sürece girebilme cesareti gösteremeyen insanın, kendini gerçekleştirme ve kendi oluş sorumluluğunu alabilme cesaretini de gösterememesidir.  Bu kişiler hayalet fotoğraflara dadanan, onlar içerisinde sıkışmış yaşamlar süren; homurdanmaktan vazgeçmeyen ve hep bir şeylerin korkusu ile yaşayan, iyileşemeye cesaret edemeyen kişilerdir. 

*** 

Yukarıda “iyileşme ve yüzleşmeye dönük bir çaba” ifadesini kullandım. İyileşmenin de yüzleşmenin de öyle bir anda olan ve tamamlanan süreçler olduğunu düşünmüyorum. İyileşmenin çok uzun bir sürece yayılan, çeşitli mekanizmalar ile desteklenmesi gereken, gel gitli ve pürüzlü bir zeminde yol alabilmek, yürüyebilmek çabası olduğunu düşünüyorum. En önce bunu istemek lazım. Bir zaman çok sevdiğim bir arkadaşım bana “iyileşmeyi istemek lazım önce” demişti. Bunu gerçek anlamda anlayabilmem ve hayata geçirebilmem zaman aldı. Bunu anlarken ve bunun için çaba ve cesaret ortaya konması gerektiğini kavrarken başka insanların bunun tam tersi bir yolda devam ettiklerini gördüm. Onlardan biri olabilirdim, olmadım. Hayatımda birden fazla yıkım ve sert dönemeç yaşadım. Tüm dönemeçlerde kendime zaman vermeyi, duygularımın ve acılarımın dinginleşmesini bekmeyi ve ardından kendimle, geçmişimle ve yaptıklarımla yüzleşebilmeyi, hesaplaşabilmeyi öğrendim. 

Hayalet fotoğraflarla kurduğum ilişki de bu süreçlerde değişti. İnsan bir yaranın izine sıkışıp kalmadan fakat yaraların iziyle nasıl yaşamayı öğrenebiliyorsa; hayalet fotoğrafların uğultusu içinde donup kalmadan fakat onların da dönüşen varlığı ile yaşamayı öğrenebiliyor. Hayalet fotoğrafları genelde besleyen ve onların bizimle yaşamasını sağlayan yine bizleriz. Onları aramadığımız, onların duygusunu ve sizi içine çeken uğultusunu beslemediğimizde zaman içerisinde yok olmasalar bile yüklerinin hafifleyebileceğini görebiliriz. 

***

Son bir noktanın daha altını çizmek istiyorum. Belli bir zaman aralığında geçmişimiz ve kendimizle kurduğumuz ilişki biçimlerinin değişebileceğini, değiştirebileceğimizi anladım. Büyük bir hayal kırıklığı ve yıkımın ardından, birilerini suçladığım ve öfkelendiğim çok oldu, hatta kendimi hayatımda ilk kez o denli öfkeli ve çirkin hissettim. Fakat bu duygu ve varoluş halleri en çok da beni ve hayatta yaptığım-yapamadığım şeyleri etkiliyordu. Örneğin bu dönem boyunca gözümün önüne gelen hayalet fotoğraflar ben de hep tetikleyici bir etkisi oldu. Bir şeyleri değiştirmeliydim.  Geçmişi, geçmişte yaşananları, sonradan üzüntü duyduğumuz, acı ve öfke yayan eylemlerimizi değiştiremeyebiliriz; fakat insan bir an için bile olsa yaşamına kendini oradan çekip çıkartarak, dışarıdan ve kuş başı bakabilirse eğer, orada bir kapıyı açması da imkanlı hale geliyor. Olan ve yapılan şeyin neden olduğunu anlamaya çalışmanın; yargılamadan fakat yüzleşerek kabul etmek hem devam edebilmek için, hem de geçmiş ile kurduğumuz ilişkileri yaratıcı ve inşaa edici bir zeminde dönüştürmek için zor ama imkanlı olduğunu anladım. 

Etiketler: duygufotoğrafYaşamyüzleşme
Hasan Yıkıcı

Hasan Yıkıcı

Yersiz, yurtsuz...

Yaşama Kucak Açmak 
Hasan Yıkıcı

Yaşama Kucak Açmak 

Hasan Yıkıcı
29 Aralık 2025
İrlanda’da Toplumsal Krizden Çıkan Sosyalist Başkan: Catherine Connolly
Hasan Yıkıcı

İrlanda’da Toplumsal Krizden Çıkan Sosyalist Başkan: Catherine Connolly

Hasan Yıkıcı
18 Aralık 2025
Hayatlarımız Artık Eskisi Gibi Olmayacak!
Hasan Yıkıcı

Hayatlarımız Artık Eskisi Gibi Olmayacak!

Hasan Yıkıcı
10 Aralık 2025
Hasan Yıkıcı

Kurtarıcılarımızdan kurtulmaya ihtiyacımız var – Hasan Yıkıcı

Hasan Yıkıcı
7 Nisan 2021
Devam Et
Gazedda

© 2025 Gazeddakıbrıs - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • Ana Sayfa
  • HABER
    • KIBRIS
    • DÜNYA
    • İKLİM KRİZİ | EKOLOJİ
    • KİTAP & KÜLTÜR & SANAT
    • KORONAVİRÜS
  • MULTİMEDYA
    • GAZEDDAPOD
    • GAZEDDAWEBTV
  • KARŞI AKIM
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
    • YAZARLAR
      • GAZEDDA YAZARLARI
      • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • DÜNYADAN YAZARLAR
    • RÖPORTAJ

© 2025 Gazeddakıbrıs - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.