• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Cuma, Ocak 16, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
8 °c
Nicosia
11 ° Cts
10 ° Paz
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Asgari (Minimum) Ücret – Azami (Maksimum) Kâr!

Bir çalışanın miktar olarak aldığı ücret tabi ki önemlidir. Ama, aynı zamanda aldığı bu ücretle neler satın alabileceği daha da önemlidir.

MUSTAFA ONURER MUSTAFA ONURER
15 Ocak 2026
Okuma Süresi: 22 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Gerek asgari ücret ve gerekse KKTC’de genel ekonomik yaşam konusunda Gazedda’da geçmişte çok yazıp, çizdik… 

Bu yazıların bazılarını tarih sırasına göre tekrardan hatırlayacak olursak, 14 Ocak 2022 tarili ve “Bir asgari ücret mizanseni” ve 15 Ocak 2022 tarihli ve “UBP-DP azınlık hükümetinin asgari ücret sevdası…” başlıklı yazılarımızda ana hattıyla asgari ücret politika ve uygulamalarında sergilenen sahtekarlıkları ele almıştık.

Bir diğer yazımızsa 25 Ocak 2023 tarihlidir. “Eşitlik mi, eşitsizlik mi?” başlıklı bu yazımızda, kamuoyunda yanlış yorumlanan ‘HP yüzdelik mi yoksa “eşit” mi ödenmeli?’ konusunu ele almış ve herkese eşit miktarda ödenmesinin aslında eşitlik değil, eşitsizlik olacağını anlatmaya çalışmıştık. 

27 Temmuz 2023 tarihli, “Hayatı kimler pahalılaştırıyor ve cezasını kimler ödüyor? Kimlere ödetmeliyiz?” başlıklı makalemizde, genel ekonomik yaşam ve asgari ücret konusunda bilmemiz gereken bazı kavramları izah etmeye çalışmış ve yazının sonunda şu sonuçlara varmıştık:

“Bütün bunları dikkate alarak, şu sonuçlara varmamız kaçınılmaz oluyor:

  1. HP kendiliğinden oluşan bir şey değil, sermayedarların aç gözlülüğü, maksimum kar hırsı ve devletin sermayedarlar lehine uyguladığı ekonomi politikalarının doğal sonucudur.
  2. HPÖ bir maaş artışı değil, oluşan HP’nin bir kısmının geri verilmesidir.
  3. HP işçiyi etkilediği gibi, sermayedarları da olumsuz etkilemez. Tersine, mallarına zam yapma fırsatı verdiği ve işçi giderlerini gerçek olarak düşürdüğü için bundan olumlu yönde etkilenir ve daha da çok kar yaparlar.
  4. TL’nin değer yitirmesi, ücret ve maaşlı çalışanları etkilediği gibi, sermaye sınıfını olumsuz etkilemez. İşverenler, ithal ettikleri veya ürettikleri malların fiyatını dövize endekslediklerinden karlarından hiçbir şey yitirmezler, hatta karlılıklarını artırırlar.
  5. TL’nin sürekli değer kaybı karşısında maaş ve ücretlerin de dövize endekslenmesi şarttır. İşçi ve emekçiler bunun gerekliliğini kavrayıp bu uğurda sendikalarını mücadeleye sevketmeleri ve örgütlü bir mücadele ortaya koymaları elzemdir.
  6. Maaş politikalarındaki kamu-özel sektör arasındaki farklılık ortadan kaldırılmalı, AÜ kamudaki başlangıç maaşına eşitlenmelidir.
  7. Hiçbir mücadele yöntemi mutlaklaştırılmazken, aynı şekilde peşinen reddedilmemelidir. Kıstas sınıf mücadelesine hizmet edip etmeyeceği olmalıdır. Ekonomik mücadele ile siyasal iktidar mücadelesinin, sınıf mücadelesinin iki temel mücadele şekli olduğu bilince çıkarılmalıdır.
  8. İşçilerin, sermayenin azgın sömürüsü ve devletin her türlü dalavera ve baskısı karşısında örgütlenmek ve sınıf olarak hareket etmekten başka çareleri yoktur.

İşçi sınıfı, yaşam koşullarını iyileştirme mücadelesini ihmal etmemelidir. Ama, toplumlar tarihi göstermiştir ki; işçi sınıfı kendi sınıf iktidarını kurma mücadelesi vermeden kurtulması mümkün olmayacaktır.

“Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek bişeyleri yoktur. Kazanacakları bir dünya vardır.

Bütün ülkelerin işçileri birleşiniz!” 

Gazedda’da yayınlanan ve hatırlatmak istediğimiz son yazımız 7 Eylül 2023 tarihli “9 sorun, 9 talep ve bazı sonuçlar…” başlıklı yazıdır. Bu yazımızda kamu sektörü ile özel sektör arasındaki belli başlı farkları ortaya koyarak bazı sonuçlar çıkarmıştık.

Şöyle: 

“Birinci sonuç:

Kamuda uygulanan işe alma, sendikalaşma ve ücret/maaş sisteminin özel sektörde uygulanmaması anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır!

Bu, devletin bilinçli bir şekilde anayasayı bizzat kendisinin ihlal etmesinden başka bir anlam taşımaz.

Bu, burjuva devletlerin aslında burjuvazinin devleti olduğunun kanıtıdır.

Bu, burjuva azınlığının devletinin yıkılması ve yerine işçi çoğunluğun devletinin kurulmasının temel nedenini oluşturur.

İkinci sonuç:

Kamuda uygulanan işe alma, sendikalaşma ve ücret/maaş sisteminin özel sektörde uygulanmamasını gündemine almayan, hatta “zorunlu sendika” talebinin anti demokratik olduğunu iddia eden parti ve sendika liderlikleri işçi ve emekçilerin değil, sermayedarların çıkarlarını savunan siyasetçilerdir.

Üçüncü sonuç:

Kamuda uygulanan işe alma, sendikalaşma ve ücret/maaş sisteminin özel sektörde uygulanmasını savunan ama bu taleplerle yetinip, sermayedarların egemenliğinin sonlandırılıp, işçilerin egemenliğinin kurulması gerektiğini reddeden veya bu tür reform çalışmalarını yararsız görüp, bu uğurda siyasi-ideolojik ve örgütsel çalışma yürütmeyen kişi, örgüt ve partiler, son tahlilde sermaye sınıfının devamına hizmet etmektedirler.

Bunlar, ya iflah olmaz reformistler, ya da ne dediğini bilmeyen lafazan devrimcilerdirler.”

Günümüze gelecek olursak, bildiğiniz gibi 2026’nın ilk asgari ücreti belirlendi. Buna göre yeni asgari ücret 60.618 TL brüt ve  52.738 TL net oldu. Asgari Ücret Saptama Komisyonu tarafından 9 Ocak 2026 tarihinde belirlenen bu rakamlar, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli sayılmıştır.

Yeni asari ücretin belirlenmesi üzerine, KKTC İşverenler Sendikası Başkanı (aynı zamanda Asgari Ücret Saptama Komisyonu Temsilcisi) Metin Arhun basına şöyle bir değerlendirme yapmıştı:

“İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun, yüzde 18,39 artışla brüt 60 bin 618 TL’ye yükselen asgari ücretin 1.205 Euro’ya karşılık geldiğini belirterek, KKTC’nin Avrupa Birliği ülkeleri arasında en yüksek 9’uncu brüt asgari ücreti uyguladığını söyledi.” (kibristurkhaber)

Gelin o zaman, Metin Arhun’un bu iddiası üzerinde biraz duralım.

Bir çalışanın miktar olarak aldığı ücret tabi ki önemlidir. Ama, aynı zamanda aldığı bu ücretle neler satın alabileceği daha da önemlidir. Yani, asgari ücretin rakamsal büyüklüğünden çok, satın alma gücüdür önemli olan. 

Gelin o zaman, Metin Arhun’un dikkate bile almadığı, hatta gizlemeye çalıştığı bazı gerçeklere değinelim.

Gerçek 1: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) İstatistik Kurumu’nun Ocak 2026 başında yayımladığı verilere göre, ekonomik göstergeler şu şekildedir:

  • Aralık 2025 Enflasyonu: Aralık ayında hayat pahalılığı oranı %3,39 olarak gerçekleşmiştir.
  • Yıllık Enflasyon: 2025 yılı sonu itibarıyla yıllık enflasyon oranı%39,45 olmuştur.
  • Altı Aylık Hayat Pahalılığı: Temmuz-Aralık 2025 dönemini kapsayan son altı aylık enflasyon rakamı %21,66 olarak belirlenmiştir. Bu oran, 2026 yılı başında yapılacak maaş düzenlemeleri ve asgari ücret artışları için temel gösterge olarak kullanılmaktadır.

Bu oran, 2026 yılı başında yapılan maaş düzenlemeleri ve asgari ücret artışları için temel gösterge olarak kullanıldı mı? Hayır!

Ocak 2026 itibarıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) belirlenen yeni asgari ücrete brüt bazda %18,39 oranında artış yapılmıştır.

Bu artışın detayları şu şekildedir:

Artış Oranı: Bir önceki dönemde (1 Temmuz 2025) 51.202 TL olan brüt asgari ücret, yapılan %18,39’luk zamla birlikte 60.618 TL‘ye yükseltilmiştir.

Yani, %3,27 eksik bir artış yapılmıştır. 

Yani, çalışanların cebinden 1 Temmuz 2025 ile 1 Ocak 2026 arasında HP olarak alınan %21,66’nın sadece %18,39’u geri verilmiştir.

“Tamam da, bu eksiklik Bakanlar Kurulu kararıyla giderilmektedir!” diye itirazları duyar  gibiyim.

Bakanlar Kurulu kararı basına şu şekilde yansıtılmıştır:

“Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yüzde 18,39’luk artış kararına ek olarak, bakanlık asgari ücretli KKTC vatandaşlarına toplam 12 bin TL destek sağlayacak. Vatandaş olmayanlar ise bu destekten faydalanmayacak.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 9 Ocak 2026 tarihinde aldığı tavsiye kararıyla asgari ücreti brüt 60.618 TL, net 52.738 TL olarak belirledi. Bakanlık, bu artışa ek olarak toplam %22,90 oranında bir destek ödemesi yapacağını açıkladı.

Buna göre, KKTC vatandaşı olup sigorta primleri asgari ücret üzerinden yatırılan çalışanlara Şubat ve Mart aylarında iki taksit halinde 6.000 TL olmak üzere toplam 12.000 TL destek sağlanacak. Ocak ayı maaşları ise net 58.738 TL olarak ödenecek.

Ödemeler, İstihdam Destek Merkezi Fonu üzerinden iki aşamada gerçekleştirilecek. Destekten yararlanmak isteyen çalışanlar, İhtiyat Sandığı Dairesi’nin online başvuru portalı üzerinden başvuruda bulunabilecek. Başvuruları uygun bulunan çalışanların ödemeleri belirtilen banka hesaplarına aktarılacak.”

Bu haberde gizlenen ve Bay Arhun’un bilerek açıklamadığı bazı gerçekler var.

Gerçekleri konuşacaksak Bay Arhun ve temsil ettiği sermayedar baylar, önce bu gerçeği de dillendirmeniz gerekmezmiydi?

Gerçek 2: Bakanlar Kurulu bu kararla, işverenlerin ödemeleri gereken paranın bir kısmını (%3,27) İstihdam Destek Merkezi Fonu’na ödetmektedir. Yani, kamu parasını özel şirketler yararına kullanmaktadır.

Üstelik de, vatandaş çalışan-vatandaş olmayan çalışan diye ayırarak Anayasa’nın eşitlik ilkesini çiğnemektedir.

Gerçekleri konuşacaksak Bay Arhun ve temsil ettiği sermayedar baylar, önce bu gerçeği de dillendirmeniz gerekmezmiydi?

Gerçek 3: Asgari ücret miktarı, tüm vergi ödeyenlerin vergiden muaf tutulduğu miktardır. Bu muafiyetin % 3,27 oranında çalışanların maaşlarına eksik uygulanacağını göstermektedir. Yani çalınan sadece asgari ücretlinin parası değil, tüm çalışanların parasıdır! 

Gerçekleri konuşacaksak Bay Arhun ve temsil ettiği sermayedar baylar, önce bu gerçeği de dillendirmeniz gerekmezmiydi?

Gelin, Bay Arhun’un açıklamasına geri dönelim. Şöyle demişti sermayedarların başı Bay Arhun: “Yüzde 18,39 artışla brüt 60 bin 618 TL’ye yükselen asgari ücret 1.205 Euro’ya karşılık gelir. KKTC’nin Avrupa Birliği ülkeleri arasında en yüksek 9’uncu brüt asgari ücreti uygulamaktadır.” 

Peki, bu sermayedar baylar şu gerçekleri de biliyorlar mı?

Gerçek 4: KKTC’de Açlık sınırı: 

Son Veriler (2025 Sonu – 2026 Başı):

KTAMS (Ekim 2025): 34.887 TL.

Hür-İş (Aralık 2025): 44.019 TL.

Gerçekleri konuşacaksak Bay Arhun ve temsil ettiği sermayedar baylar, önce bu gerçeği de dillendirmeniz gerekmezmiydi?

Gerçek 5: KKTC’de yoksulluk sınırı:

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Ocak 2026 itibarıyla yoksulluk sınırına dair veriler ve tahminler şu şekildedir:

Hür-İş Tahmini: Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) tarafından 24 Aralık 2025 tarihinde yapılan açıklamaya göre, KKTC’de yoksulluk sınırı 95.000 TL olarak öngörülmekteydi.

Asgari Ücretle Kıyaslama: 9 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni net asgari ücret 52.738 TL‘dir. Bu durumda, tek bir asgari ücretlinin kazancı, sendikanın öngördüğü 95.000 TL’lik yoksulluk sınırının yaklaşık yarısına tekabül etmektedir.

Gerçekleri konuşacaksak Bay Arhun ve temsil ettiği sermayedar baylar, önce bu gerçeği de dillendirmeniz gerekmezmiydi?

Gerçek 6: KKTC aylık mutfak harcaması ve Avrupa ülkeleri fiyatlarının karşılaştırılması: 

Ocak 2026 itibarıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) aylık mutfak harcamaları ve Avrupa ülkeleriyle karşılaştırmalı durum şu şekildedir:

  •  KKTC Mutfak Harcaması ve Açlık Sınırı

KKTC’de 4 kişilik bir ailenin sadece sağlıklı beslenmesi için gereken aylık gıda harcaması (açlık sınırı), sendikal verilere göre Ocak 2026 başında 35.000 TL ile 44.000 TL (yaklaşık 950 € – 1.200 €) arasında değişmektedir.

Temel Gıda Maliyetleri: KKTC gıda fiyat artışında dünya ortalamasının oldukça üzerindedir. Özellikle ithal edilen ürünlerde döviz kuru kaynaklı maliyetler, mutfak masraflarını Avrupa standartlarının üzerine taşımaktadır.

  •  Avrupa Ülkeleri ile Gıda Fiyat Karşılaştırması

Eurostat verilerine göre Kıbrıs adası genelinde (Kuzey ve Güney), gıda fiyatları Avrupa Birliği ortalamasının üzerindedir.

Kritik Karşılaştırma Noktaları

Süt ve Süt Ürünleri: Kıbrıs (özellikle Güney ve dolaylı olarak Kuzey piyasası), süt, peynir ve yumurta gibi temel gıdalarda Avrupa’nın en pahalı ülkelerinden biridir (AB ortalamasının %30-31 üzerinde).

Et Fiyatları: Avrupa’da etin en pahalı olduğu yerler İsviçre ve Lüksemburg iken, en ucuz ülke Türkiye’dir. KKTC’de et fiyatları, ithalat kısıtlamaları ve yerel üretim maliyetleri nedeniyle Avrupa ana karasındaki birçok ülkeden (örneğin Polonya veya Almanya) daha yüksektir.

Satın Alma Gücü: Avrupa’da bir asgari ücretli (örneğin Almanya’da 2.161 €), mutfak masraflarını maaşının çok daha küçük bir kısmıyla karşılarken; KKTC’de asgari ücretin (52.738 TL) yaklaşık %70-%80’i sadece gıda harcamalarına (açlık sınırı) gidebilmektedir. 

Özetle: KKTC’de mutfak harcamaları, mutlak Euro değeri bazında Batı Avrupa (Almanya, Fransa) seviyelerine yaklaşmış durumdadır; ancak temel gıda ürünlerinde (süt, et, yumurta) ada ülkesi olmanın getirdiği lojistik maliyetler nedeniyle Avrupa ortalamasının üzerinde bir pahalılık söz konusudur.

Gerçekleri konuşacaksak Bay Arhun ve temsil ettiği sermayedar baylar, önce bu gerçeği de dillendirmeniz gerekmezmiydi?

Gerçek 7: KKTC elektrik fiyatı ile Avrupa ülkeleri fiyatlarının karşılaştırılması

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) elektrik fiyatları ile Avrupa ülkeleri fiyatlarını karşılaştırdığımızda, Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde fiyatlara sahip olduğu, hatta satın alma gücüne kıyasla en pahalı elektriği tüketen yerlerden olduğu görülmektedir.

KKTC ve Güney Kıbrıs Elektrik Fiyatları

KKTC’de elektrik fiyatları tüketim miktarına göre kademeli olarak değişmektedir. Ağustos 2025 tarifelerine göre konutlar için birim fiyatlar (vergiler dahil) şu şekildedir:

İlk 500 kWh için: kWh başına yaklaşık 13,78 TL.

Ocak 2026 kuruyla (yaklaşık 1 € = 37 TL), bu rakam yaklaşık 0,37 €/kWh (37 euro cent/kWh) civarına denk gelmektedir.

Güney Kıbrıs’ta ise haneler için ortalama elektrik fiyatı yaklaşık 0,32 €/kWh (32 euro cent/kWh) seviyesindedir.

Avrupa Ülkeleri ile Karşılaştırma

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) 2025 verilerine göre (100 kWh başına fiyatlar üzerinden hesaplanmıştır):

ÜlkeOrtalama Fiyat (Euro cent/kWh)Sıralamadaki Yeri
Almanya~38,35 € centEn pahalı ülkelerden biri
KKTC~37,00 € centAvrupa’nın üst sıralarında
Belçika~35,71 € centYüksek fiyatlı
Danimarka~34,85 € centYüksek fiyatlı
AB Ortalaması~28,72 € centOrtalama
İtalya~23,36 € centOrtalama altı
Fransa~15,90 € centUcuz ülkelerden biri
Türkiye~14,70 € centEn ucuz ülkelerden biri
Macaristan~10,40 € centEn ucuz ülkelerden biri
  • Önemli Bulgular

KKTC ve Güney Kıbrıs: Mutlak fiyatlar açısından Almanya, Belçika ve Danimarka gibi ülkelerin hemen arkasında yer alarak Avrupa’nın en pahalı elektriğini tüketen bölgelerdendir.

KKTC’de Satın Alma Gücü Paritesi (PPS): Fiyatlar satın alma gücüne göre değerlendirildiğinde durum daha da ciddidir. Eurostat verilerine göre, Kıbrıs’taki tüketiciler satın alma gücüne kıyasla Avrupa’da elektriğe en yüksek ikinci fiyatı ödemektedir (Çek Cumhuriyeti’nden sonra). Bu durum, elektrik maliyetlerinin yerel hane halkı bütçesine ağır bir yük bindirdiği anlamına gelir.

  • KKTC elektrik fiyatı ile Avrupa ülkeleri fiyatlarının karşılaştırılması

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) elektrik fiyatları ile Avrupa ülkeleri fiyatlarını karşılaştırdığımızda, Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde fiyatlara sahip olduğu, hatta satın alma gücüne kıyasla en pahalı elektriği tüketen yerlerden olduğu görülmektedir.

Gerçekleri konuşacaksak Bay Arhun ve temsil ettiği sermayedar baylar, önce bu gerçeği de dillendirmeniz gerekmezmiydi?

Gerçek 8: KKTC mobil telefon ücretleri ve Avrupa ülkeleri fiyatlarının karşılaştırılması

Ocak 2026 itibarıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) mobil telefon ücretleri, Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında fiyat seviyesi hem de vergi oranları bakımından en pahalı bölgeler arasında yer almaktadır.

  •  Fiyat Karşılaştırması (Ocak 2026)

KKTC’deki mobil tarifeler, Avrupa genelindeki “sınırsız” veya “yüksek kotalı” ekonomik paketlerin gerisinde kalmaktadır:

  •  KKTC: Yerel operatörlerde (Turkcell, Telsim) standart bir aylık paket (örneğin 15-20 GB internet ve sınırlı dakika) ortalama 500 TL ile 1.000 TL (yaklaşık 13,50 € – 27 €) arasında değişmektedir. Turistler için sunulan daha kısa süreli paketler ise haftalık 380 TL (10 €) civarındadır.
  • Avrupa (AB Ülkeleri): Avrupa Birliği içerisinde “Roaming like at home” kuralı sayesinde ek ücret ödemeden dolaşım yapılabilirken, yerel paket fiyatları daha rekabetçidir. Örneğin İngiltere’de 50 GB internet içeren planlar yaklaşık 10 £’dan (12 €) başlamaktadır.
  •  Güney Kıbrıs: Güneyde 250 GB gibi yüksek kotalı veya sınırsız veriye sahip eSIM paketleri 20 € – 30 € bandında bulunabilmektedir. KKTC’de bu miktarda bir veri için ödenecek bedel çok daha yüksektir.
  • Vergilendirme Farkı
  • KKTC, mobil haberleşme üzerindeki vergi yükü bakımından Avrupa’nın zirvesindedir:

KKTC: %20 KDV, %35 Özel İletişim Vergisi (ÖİV) ve %15 Hazine Payı ile toplam vergi yükü oldukça yüksektir.

Avrupa: Çoğu AB ülkesinde mobil haberleşme sadece standart %18-%25 arasındaki KDV oranına tabidir; ek özel tüketim vergileri genellikle uygulanmaz.

  • Cihaz (Akıllı Telefon) Fiyatları

KKTC’de telefon cihazı fiyatları da Avrupa’ya göre oldukça yüksektir:

Türkiye ve KKTC, kayıt ücretleri (IMEI) ve yüksek vergiler nedeniyle iPhone gibi amiral gemisi cihazların dünyada en pahalı satıldığı yerler arasındadır.

Özetle: KKTC’de hem aylık kullanım ücretleri hem de akıllı cihaz fiyatları, Avrupa ülkelerine kıyasla alım gücü bazında oldukça maliyetlidir. 

Gerçekleri konuşacaksak Bay Arhun ve temsil ettiği sermayedar baylar, önce bu gerçeği de dillendirmeniz gerekmezmiydi?

Geerçek 9: KKTC araba fiyatları ve Avrupa ülkeleri fiyatlarının karşılaştırılması

Ocak 2026 itibarıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) araba fiyatları, Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında hem vergi yapısı hem de tedarik zinciri farklılıkları nedeniyle kendine özgü bir konumdadır.

  • Fiyat Seviyesi Karşılaştırması

KKTC’de araç fiyatları genellikle Avrupa ana karasından (Almanya, Polonya vb.) daha yüksek, ancak Türkiye’den daha uygundur.

Avrupa Ana Karası vs. KKTC: Avrupa’da (özellikle Polonya ve Slovakya gibi ülkelerde) araç fiyatları endeksi 100 baz puan üzerinden 87-89 civarındayken, Kıbrıs genelinde bu oran 95 seviyesindedir. KKTC’de yeni bir otomobilin fiyatı, Almanya veya İngiltere’deki liste fiyatlarından yaklaşık %5-10 daha pahalı olabilmektedir.

  • İkinci El Piyasası: KKTC ikinci el piyasası büyük oranda Japonya ve İngiltere’den ithal edilen sağ direksiyonlu araçlara dayalıdır. Örneğin, 2021 model bir Hyundai Tucson yaklaşık 28.000 GBP (yaklaşık 1.1 milyon TL) civarında alıcı bulabilmektedir. Benzer araçlar Avrupa’da daha geniş arz nedeniyle daha rekabetçi fiyatlara sahip olabilir.
  • Vergi ve Ek Maliyet Farkları
  • KKTC’de fiyatların Avrupa’ya göre yüksek olmasının ana nedenleri şunlardır:
  • İthalat Vergileri: KKTC’de bir aracın ithalatı sırasında değerinin %45 ile %60’ı arasında değişen oranlarda gümrük vergisi, KDV (%20) ve çeşitli fonlar (Rıhtım, GKK vb.) ödenmektedir.
  • Ek Vergiler (2025/2026): Eylül 2025’ten itibaren, AB ve Serbest Ticaret Anlaşması dışındaki ülkelerden (Japonya gibi) gelen araçlara ek olarak %25-30 civarında veya araç başına en az 6.000 – 8.500 dolar tutarında ek gümrük yükümlülükleri getirilmiştir. Bu durum, KKTC’nin popüler Japon ithal araçlarının fiyatlarını yukarı çekmiştir.
  • Avrupa Sistemi: Avrupa ülkelerinde genellikle sadece KDV (%17-%25) uygulanırken, araç alımındaki ek vergiler (Malus gibi) sadece yüksek emisyonlu araçlar için geçerlidir. 
  • Özet Karşılaştırma Tablosu (Tahmini)
Araç Türü / DurumKKTCAvrupa (Almanya/Polonya)
Sıfır Araç FiyatıDaha Yüksek (%5-10)Daha Uygun (Referans)
Vergi Yükü%45 – %60 (Gümrük + KDV)%19 – %25 (Sadece KDV*)
İkinci El ArzıSınırlı (İthalat Odaklı)Çok Yüksek

Sonuç: KKTC’de araç sahibi olmak, Avrupa ana karasına göre daha maliyetli olsa da, Türkiye’deki yüksek ÖTV oranları bulunmadığı için Türkiye’ye kıyasla hala bir fiyat avantajı barındırmaktadır. 

Gerçekleri konuşacaksak Bay Arhun ve temsil ettiği sermayedar baylar, önce bu gerçeği de dillendirmeniz gerekmezmiydi?

Ve…

Gerçek 10: Hayat Pahalılığı net üzerinden oluşurken, hayat paalılığının geri verilmesi brüt olarak yapılmaktadır. Bu durum çalışanların bir kez daa çalındığının österesidir. 

Çalışanların harcamalarını net maaşları üzerinden yaptıkları ve dolayısıyla oluşan hayat pahalılığının (HP) da net üzerinden oluştuğu koşullarda, hayat paalılığı ödeneğinin (HPÖ) brüt maaş üzerinden ödenmesi diğer bir sömürü türüdür.

Altta bu sömürüyü gösteren son üç yılın tablosu:

Yıl (1 Ocak’tan itibaren)Net (TL /ay)Brüt (TL/ay)Brüt artış (TL/ay)Net artış (TL/ay)Fark (TL/ay)
2023          11.800         13.563
2024    24.000 27.58714.02412.2001.824
2025  37.818  43.46915.88213.8182.064

Bu tablodaki verilere göre, 2023 ile 2024 arası çalışanların cebinden vergisi ödenmiş 14.024 TL/ay çalınmışken, geriye sadece 12.200 TL verilmiş, fark (1.824 TL/ay) kesintiye gitmiştir. Aynı durum 2024 ile 2025 yılları için uygulanıp, fark (2.064 TL/ay) çalışanlardan kesinti adıyla çalınmıştır.

Bu haksız ve sahtekarca uygulamayı diğerleriyle birlikte düşündüğümüzde ortaya şöyle bir gerçek çıkmaktadır:

Sermayedarlar, devletin gözetiminde ve sözde işçi temsilcilerinin soytarılıkları sayesinde çalışanları katmerli bir sömürüye tabi tutmaktadırlar.

Gerçekleri konuşacaksak Bay Arhun ve temsil ettiği sermayedar baylar, önce bu gerçeği de dillendirmeniz gerekmezmiydi?

Sizler ve işbirlikçi siyasetçileriniz bu gerçekleri dillendirmek şöyle dursun, çeşitli şaklabanlıklarla gizlemekle meşgulsünüz…

Ama, emin olun ki; işçiler ve emekçiler gün gele, sermayedar-sözde işçi liderleri- devlet işbirliğiyle sergilediğiniz bu sömürü çarkını mutlaka farkedecek ve başınıza yıkacaktır.

Bu da onların gerçeği olacaktır!

Etiketler: asgari ücretemekeşitsizlikhayat pahalılığıişçiyoksulluk
MUSTAFA ONURER

MUSTAFA ONURER

Kedi, Yavrularını Yemeğe Karar Verdiğinde, Onları Fareye Benzetirmiş!
MUSTAFA ONURER

Kedi, Yavrularını Yemeğe Karar Verdiğinde, Onları Fareye Benzetirmiş!

MUSTAFA ONURER
4 Ocak 2026
Yeniden Merhaba!
MUSTAFA ONURER

Yeniden Merhaba!

MUSTAFA ONURER
24 Aralık 2025
Direnişin Anası Bilim Olmalı! Ama, Hangi Bilim?
MUSTAFA ONURER

Direnişin Anası Bilim Olmalı! Ama, Hangi Bilim?

MUSTAFA ONURER
21 Mart 2025
“36 tane üniversite ön açma izni verirsen, denetleyemezsin”
MUSTAFA ONURER

CTP ne öneriyor ve Tatar’dan farkı ne? | Mustafa Onurer

MUSTAFA ONURER
23 Eylül 2024
Devam Et
Gazedda

© 2025 Gazeddakıbrıs - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • Ana Sayfa
  • HABER
    • KIBRIS
    • DÜNYA
    • İKLİM KRİZİ | EKOLOJİ
    • KİTAP & KÜLTÜR & SANAT
    • KORONAVİRÜS
  • MULTİMEDYA
    • GAZEDDAPOD
    • GAZEDDAWEBTV
  • KARŞI AKIM
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
    • YAZARLAR
      • GAZEDDA YAZARLARI
      • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • DÜNYADAN YAZARLAR
    • RÖPORTAJ

© 2025 Gazeddakıbrıs - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.