• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Pazar, Mayıs 10, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
31 °c
Nicosia
22 ° Pts
23 ° Sal
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Kıbrıs’ın Schengen’e Katılımı: Hediye Değil, Gecikmiş Bir Hakkın Teslimi | tr-ελ

DİMİTRİS GKALETSİS DİMİTRİS GKALETSİS
10 Mayıs 2026
Okuma Süresi: 4 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Ακολουθεί το ελληνικό κείμενο

Bazı Avrupa dosyaları vardır; bir noktadan sonra teknik mesele olmaktan çıkar, siyasi bir çelişkiye dönüşür. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Schengen bölgesine tam olarak dahil edilmemesi de bunlardan biridir. Bu nedenle, Kıbrıs’ın 2026 içinde Schengen’e katılımı gerçekten artık ufukta görünüyorsa, bunun Avrupa Birliği’nin Lefkoşa’ya bir “hediyesi” gibi sunulmaması gerekir. Böyle bir yaklaşım neredeyse incitici olur. Bir üye devlete kurumsal, siyasi ve Avrupa bakımından zaten hakkı olan şey bahşedilmez. O hak teslim edilir, gecikmiş olsa bile.

Kıbrıs, Avrupa düzeninin kapısını çekingen biçimde çalan aday bir ülke değildir. 2004’ten beri Avrupa Birliği üyesidir; Doğu Akdeniz’de ön cephede yer alan bir ülke, Birliğin dış sınırı ve Orta Doğu’ya açılan bir köprüdür. Aynı zamanda güvenliği, bir Avrupa belgesindeki teorik bir başlık olarak değil, gündelik bir jeopolitik gerçeklik olarak yaşayan az sayıdaki Avrupa ülkesinden biridir. Burada tuhaf olan, Kıbrıs’ın Schengen’e tam katılım talep etmesi değildir. Tuhaf olan, bu tartışmanın 2026 yılında hâlâ sürüyor olmasıdır.

Katılım artık gerçekçi bir senaryodur. Bir hayal değil, bir sonraki Konsey’e, bir sonraki dönem başkanlığına ya da bir sonraki “uygun Avrupa konjonktürüne” ertelenen yeni bir Kıbrıs talebi de değil. Fakat bu, meselenin kesin olarak sonuçlandığı anlamına gelmez; bunu açıkça söylemek gerekir. Schengen alkışlarla ya da siyasi sempatiyle işlemez. Teknik hazırlık, değerlendirme, sınır güvenliği ve iş birliği sistemlerine güven, nihayetinde de siyasi karar gerektirir. Kritik nokta tam da buradadır: Var olan teknik “evet”in siyasi “evet”e dönüşmesi gerekir.

Elbette Kıbrıs sorunu var. Yeşil Hat var. İşgal var. Kıbrıs Cumhuriyeti sınırların, egemenliğin ve güvenliğin konferanslarda ya da bildirilerde kullanılan soyut kavramlar değil, harita üzerinde karşılığı olan somut gerçekler olduğunu her hatırlattığında Avrupa’nın içine düştüğü o bilindik tereddüt de var. Ancak Schengen’e tam katılım tam da bu nedenle özel bir önem taşıyor. Benzersiz bir jeopolitik durumla karşı karşıya olduğu için bir ülke sürekli kurumsal bekleyişe mahkûm edilemez. Tam tersine, Avrupa’nın yanıtı Kıbrıs’ı Avrupa’nın merkezî yapısına daha güçlü biçimde dahil etmek olmalıdır; yıllar geçtikçe olağanlaşan bir istisnayı sürdürmek değil.

Açık konuşalım: Avrupa Birliği çoğu zaman teknik süreçleri siyasi rehine durumuna dönüştürme konusunda rahatsız edici bir beceriye sahiptir. Bunu Bulgaristan ve Romanya örneğinde gördük. Bu iki ülkenin Schengen’e tam katılımının tamamlanması ve kara iç sınırlarındaki kontrollerin kaldırılması için yıllar gerekti; bu kontroller ancak 1 Ocak 2025’te kaldırıldı. Kıbrıs, herkesin ilerlemeyi kabul ettiği, herkesin hazırlığı övdüğü, herkesin ilkesel olarak aynı fikirde olduğunu söylediği ama sonunda herkesin kararı ertelediği bir sonraki örneğe dönüşmemelidir.

Kıbrıs Dönem Başkanlığı olumlu bir iz bırakarak tamamlanırsa, Schengen’e katılım siyasi bir kazanım işlevi görebilir. Ama bir karşılık olarak değil. “İyi davranış” ödülü olarak da değil. Avrupa sorumluluğu taşıyabildiğini, karmaşık dosyaları yönetebildiğini ve yalnızca ulusal hassasiyetleri olan küçük bir devlet gibi değil, Avrupa sorumluluğuna sahip olgun bir üye devlet gibi hareket edebildiğini gösteren bir ülke için doğal bir sonuç olarak.

Η Κύπρος Στη Schengen: Όχι Δώρο, Αλλά Καθυστερημένη Αποκατάσταση


Υπάρχουν ευρωπαϊκές εκκρεμότητες που κάποια στιγμή παύουν να είναι τεχνικές και μετατρέπονται σε πολιτικά παράδοξα. Η μη πλήρης ένταξη της Κυπριακής Δημοκρατίας στη ζώνη Schengen είναι μία από αυτές. Και γι’ αυτό, αν πράγματι η ένταξη της Κύπρου μέσα στο 2026 βρίσκεται πλέον στον ορίζοντα, δεν πρέπει να παρουσιαστεί ως «δώρο» της Ευρωπαϊκής Ένωσης προς τη Λευκωσία. Θα ήταν σχεδόν προσβλητικό. Δεν χαρίζεις σε ένα κράτος μέλος αυτό που του αναλογεί θεσμικά, πολιτικά και ευρωπαϊκά. Το αποδίδεις — έστω και με καθυστέρηση.

Η Κύπρος δεν είναι υποψήφια χώρα που χτυπά διστακτικά την πόρτα της ευρωπαϊκής κανονικότητας. Είναι κράτος μέλος της Ευρωπαϊκής Ένωσης από το 2004, χώρα πρώτης γραμμής στην Ανατολική Μεσόγειο, εξωτερικό σύνορο της Ένωσης και γέφυρα προς τη Μέση Ανατολή. Είναι επίσης μία από τις λίγες ευρωπαϊκές χώρες που βιώνουν την ασφάλεια όχι ως θεωρητικό κεφάλαιο σε κάποιο ευρωπαϊκό έγγραφο, αλλά ως καθημερινή γεωπολιτική πραγματικότητα. Αν κάτι μοιάζει παράδοξο, δεν είναι ότι η Κύπρος διεκδικεί την πλήρη ένταξή της στη Schengen. Παράδοξο είναι ότι αυτή η συζήτηση συνεχίζει να γίνεται ακόμη το 2026.

Η ένταξη πλέον αποτελεί ρεαλιστικό σενάριο. Όχι φαντασίωση, ούτε ακόμη μία κυπριακή διεκδίκηση που μεταφέρεται για το επόμενο Συμβούλιο, την επόμενη Προεδρία ή την επόμενη «κατάλληλη ευρωπαϊκή συγκυρία». Αυτό όμως δεν σημαίνει ότι η υπόθεση είναι κλειδωμένη — και αυτό πρέπει να λέγεται καθαρά. Η Schengen δεν λειτουργεί με χειροκροτήματα ούτε με πολιτικές συμπάθειες. Απαιτεί τεχνική ετοιμότητα, αξιολογήσεις, εμπιστοσύνη στα συστήματα φύλαξης και συνεργασίας, και τελικά πολιτική απόφαση. Εκεί ακριβώς βρίσκεται το κρίσιμο σημείο: το υπαρκτό τεχνικό «ναι» πρέπει να μετατραπεί σε πολιτικό «ναι».

Βεβαίως, υπάρχει το Κυπριακό. Υπάρχει η Πράσινη Γραμμή. Υπάρχει η κατοχή. Υπάρχει και η διαχρονική ευρωπαϊκή αμηχανία κάθε φορά που η Κυπριακή Δημοκρατία υπενθυμίζει ότι τα σύνορα, η κυριαρχία και η ασφάλεια δεν είναι αφηρημένες έννοιες για συνέδρια και ανακοινώσεις, αλλά πραγματικότητα πάνω στον χάρτη. Όμως ακριβώς γι’ αυτό η πλήρης ένταξη στη Schengen αποκτά ιδιαίτερη σημασία. Η απάντηση δεν μπορεί να είναι η μόνιμη θεσμική αναμονή μιας χώρας επειδή αντιμετωπίζει μια μοναδική γεωπολιτική συνθήκη. Αντιθέτως, η ευρωπαϊκή απάντηση οφείλει να είναι η βαθύτερη ενσωμάτωση της Κύπρου στον ευρωπαϊκό πυρήνα — όχι η συντήρηση μιας εξαίρεσης που, όσο περνούν τα χρόνια, τείνει να κανονικοποιείται.

Και ας είμαστε ειλικρινείς: η Ευρωπαϊκή Ένωση διαθέτει συχνά μια ενοχλητική ικανότητα να μετατρέπει τεχνικές διαδικασίες σε πολιτικές ομηρίες. Το είδαμε με τη Βουλγαρία και τη Ρουμανία, που χρειάστηκαν χρόνια μέχρι να ολοκληρωθεί η πλήρης ένταξή τους στη Schengen και να αρθούν οι έλεγχοι στα χερσαία εσωτερικά σύνορα μόλις την 1η Ιανουαρίου 2025. Η Κύπρος δεν πρέπει να εξελιχθεί στην επόμενη περίπτωση όπου όλοι αναγνωρίζουν την πρόοδο, όλοι επαινούν την ετοιμότητα, όλοι συμφωνούν επί της αρχής — και τελικά όλοι μεταθέτουν την απόφαση.

Αν η Κυπριακή Προεδρία ολοκληρωθεί με θετικό αποτύπωμα, τότε η ένταξη στη Schengen μπορεί να λειτουργήσει ως πολιτικό μέρισμα. Όχι ως αντάλλαγμα. Όχι ως βραβείο «καλής συμπεριφοράς». Αλλά ως η φυσική συνέπεια μιας χώρας που απέδειξε ότι μπορεί να σηκώνει ευρωπαϊκό βάρος, να διαχειρίζεται σύνθετους φακέλους και να λειτουργεί όχι μόνο ως μικρό κράτος με εθνικές ευαισθησίες, αλλά ως ώριμο κράτος μέλος με ευρωπαϊκή ευθύνη.

Etiketler: avrupadoğu akdenizkıbrısschengen
DİMİTRİS GKALETSİS

DİMİTRİS GKALETSİS

Dimitris G., siyaset ve dilbilim alanlarında eğitim almış bir ekonomisttir. Avrupa siyaseti ve yönetim sistemlerini yakından takip eden Dimitris, kurumlar, liberal demokrasi ve yurttaşlık sorumluluğu arasındaki kesişim noktaları hakkında yazılar yazmaktadır. İngiltere'de yüksek lisans eğitimi almış olan Dimitris, ideoloji yerine tartışmaya inanmaktadır.

Tarihi Bir Kez Daha Tekerrür Ettirmek: Tanıdık Bir Otoriterliğin Dijital Yüzü
DİMİTRİS GKALETSİS

Tarihi Bir Kez Daha Tekerrür Ettirmek: Tanıdık Bir Otoriterliğin Dijital Yüzü

DİMİTRİS GKALETSİS
16 Şubat 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.