• Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Perşembe, Mart 26, 2026
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
9 °c
Nicosia
14 ° Cum
15 ° Cts
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV
Bulamadık
Tümünü Gör
Gazedda
Bulamadık
Tümünü Gör

Nostalji Yapmayın, Sistemi Siz Çökerttiniz

Nostalji, sizi rahatlatır. Ama yüzleşme, bir şeyi gerçekten değiştirebilir.

CEYHUN BAKKALOĞLU CEYHUN BAKKALOĞLU
26 Mart 2026
Okuma Süresi: 5 dk
A A
0
https://bsky.app/profile/gazeddakibris.bsky.socialhttps://www.threads.net/@gazeddakibris

Her bayram öncesi aynı cümleler yankılanıyor: “Nerede o eski bayramlar…”
Sanki bir yerlerde unutulmuş, sadece yolu bilenlerin geri dönebileceği gizli bir ülke varmış gibi. Sanki birileri o bayramları alıp saklamış da, bize vermiyormuş gibi. Vakumlanıp dolaba kaldırılmış, naftalinle donatılmış, zamanı gelince geri çıkarılacak gibi. Oysa kimse alıp götürmedi o günleri. Onlar, yavaş yavaş, göz göre göre dönüştü. 

Nostalji, sandığımız kadar masum değil. Çünkü nostalji, hatırlamak değil, seçmektir. İnsan hafızası acıyı törpüler, çelişkileri siler, eksikleri görmezden gelir. Geriye sadece sıcak bir his bırakır. Ama o hissin içi çoğu zaman gerçeğin kendisi değil, gerçeğin yeniden yazılmış halidir. Eski bayramları anlatanlar, o bayramların içinde var olan suskunlukları, eşitsizlikleri, zorunlulukları pek anlatmaz. Çünkü anlatırlarsa, o “altın çağ” hikâyesi dağılır.

Kıbrıs’ta bu nostalji çok daha tanıdık bir dile sahiptir. “Eskiden kapılar kilitlenmezdi”, “Herkes birbirini tanırdı”, “Bayramlar sokakta yaşanırdı” denir. Doğrudur belki. Ama o sokakların içinde bastırılmış hikâyeler, konuşulmayan kırılmalar, görmezden gelinen değişimler de vardı. Küçük bir ada olmanın getirdiği yakınlık kadar, o yakınlığın yarattığı baskı da var. Herkesin herkesi tanıdığı yerde, herkesin herkesi yargıladığı bir düzen de vardı.

Bugün Kıbrıs’ta bayramların “eskisi gibi olmadığı” söylenirken, aslında adanın yıllar içinde nasıl dönüştüğü pek konuşulmaz. Ekonomik sıkışmışlık, gençlerin adadan kopma isteği, turizmle birlikte gelen yüzeyselleşme, bireyselleşme, kimlik karmaşası, yoğun gündem, ve tabii ki adadaki siyasi durum… Bunlar bir anda ortaya çıkmadı. Yıllar boyunca alınan kararların, ertelenen yüzleşmelerin, “İdare ederik” denilen anların hatta o çok tanıdık “Halledeceyik” cümlelerinin birikimiyle oluştu.

Bugün bayramların ruhunun kaybolduğunu söyleyenler, o ruhu neyin oluşturduğunu gerçekten hatırlıyor mu? Samimiyet diyorsunuz. 

Komşuluk ilişkileri diyorsunuz. Kapılar açıktı, insanlar birbirine girip çıkardı. Peki ne zaman o kapılar kapanmaya başladı? Kıbrıs’ta apartman kültürü yayılırken, insanlar ne zaman birbirine yabancılaştı? Güvensizlik bir anda mı doğdu, yoksa yıllar boyunca biriken küçük çıkarların, kırgınlıkların, suskunlukların sonucu muydu?

Aile bağları diyorsunuz. Eskiden herkes bir aradaydı. Ama o birliktelik gerçekten sağlıklı mıydı, yoksa sorgulanamayan bir düzenin sonucu muydu? Kıbrıs gibi küçük toplumlarda farklı olmak her zaman daha zordur. Kimliğinizi, düşüncelerinizi, hatta kimi zaman duygularınızı bile saklamak zorunda kaldığınız bir yapı. Bugün o yapı çatırdıyor diye üzülüyorsunuz, ama o çatlaklar yıllar önce başlamıştı zaten.

Bayramların ticarileşmesinden şikâyet ediyorsunuz. Her şeyin paraya döküldüğünü, hediyelerin anlamını yitirdiğini söylüyorsunuz. Ama o tüketim alışkanlıklarını kim büyüttü? Özellikle Kıbrıs’ta vitrinlerin, markaların, “gösterişli hayatın” bu kadar değer kazanmasına kim sessiz kaldı? “El âlem ne der” kaygısıyla yapılan harcamalar, başkalarının gözünde iyi görünme çabası. Bunlar bir anda ortaya çıkmadı.

Adadaki maddi durumun kötü olduğunu herkes biliyor aslında, ama kimse bunu gerçekten kabul etmiyor. Kıbrıs’ta özellikle, cebin daraldığı her dönemde vitrinler daha çok parlıyor, sofralar daha çok gösterişe dönüşüyor. İnsanlar borçla alınmış hediyeleri gururla sunarken, içten içe o yükün altında eziliyor. “Eksik kalmayalım”, “ayıp olmasın” derken, kimse kendi gerçeğiyle yüzleşmiyor. Çünkü burada yoksulluk bile sessiz yaşanıyor, ama gösteriş, her zamankinden daha yüksek sesle konuşuyor.

Aslında mesele bayramlar değil. Mesele, bir dönemin sorumluluğunu almak istememek. Çünkü “eskiden her şey güzeldi” demek, “şimdi neden böyle?” sorusunu sormaktan daha kolay. O sorunun cevabı ise rahatsız edici: Çünkü bu düzen dışarıdan gelmedi. Bizim tercihlerimizle, kabullerimizle, sessizliklerimizle inşa edildi.

İnsan, geçmişi özlerken çoğu zaman kendini özler. Kıbrıs’ta da bu böyledir. Daha sade hayatları, daha az karmaşık ilişkileri, daha az hesap verilen zamanları… Ama bunu kabullenmek yerine, bayramlara yüklemek daha kolaydır. Çünkü dışarıyı eleştirmek, içeriye bakmaktan daha az acıtır. Bugün gerçekten bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorsanız, bu hissi küçümsemek gerekmiyor. Ama onu yanlış yere yönlendirmek de çözüm değil. Sürekli geçmişi yüceltmek, bugünü iyileştirme ihtimalini ortadan kaldırır. Çünkü sizi edilgen bir özleyene dönüştürür. Oysa değişim, özlemle değil, yüzleşmeyle başlar.

Belki de artık farklı bir soruyla başlamanın zamanı:
“Eski bayramlar neden güzeldi?” değil,
“Bugün neden değil ve ben bunun neresindeyim?”

Çünkü cevap, sandığınız kadar uzak değil.
Kapattığınız kapılarda, sustuğunuz anlarda, “idare eder” dediğiniz anlarda saklı.

Nostalji, sizi rahatlatır.
Ama yüzleşme, bir şeyi gerçekten değiştirebilir.

O yüzden artık nostalji yapmayın.
Çünkü o özlediğiniz şeyin kaybolmasında sizin de payınız var.

Etiketler: bayramnostaljiyüzleşme
CEYHUN BAKKALOĞLU

CEYHUN BAKKALOĞLU

Genelde, bazen ama çoğu zaman aktivist Evde bitkileriyle konuşuyor

Birini Yarın Sevemezsin
CEYHUN BAKKALOĞLU

Birini Yarın Sevemezsin

CEYHUN BAKKALOĞLU
26 Şubat 2026
Hayat Sana Güzel Bakanlığı
CEYHUN BAKKALOĞLU

Hayat Sana Güzel Bakanlığı

CEYHUN BAKKALOĞLU
10 Şubat 2026
Kıbrıs’ta Yengeç Fıçısı Yansıması
CEYHUN BAKKALOĞLU

Kıbrıs’ta Yengeç Fıçısı Yansıması

CEYHUN BAKKALOĞLU
28 Ocak 2026
Kuirler Üretmez, Var Olur
CEYHUN BAKKALOĞLU

Kuirler Üretmez, Var Olur

CEYHUN BAKKALOĞLU
20 Ocak 2026
Devam Et
Gazedda

© 2026 Gazedda - Copyleft

  • Künye
  • Dayanışma
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Bulamadık
Tümünü Gör
  • ANA SAYFA
  • YAZARLAR
    • GAZEDDA YAZARLARI
    • GÜNEYDEN YAZARLAR
      • PENNA
    • DÜNYADAN YAZARLAR
      • PROJECT SYNDICATE
    • EDİTORYAL KOLEKTİF
  • SÖYLEŞİ
  • BELLEK & TARİH
    • YERİN HAFIZASI
  • TÜM İÇERİK
    • HABER ARŞİVİ
      • KIBRIS
      • DÜNYA
      • KORONAVİRÜS
    • MULTİMEDYA ARŞİVİ
      • GAZEDDAPOD
      • GAZEDDAWEBTV

© 2026 Gazedda - Copyleft

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız. Gizlilik ve Çerezler Politikası sayfamızı ziyaret edin.