Haftalık bilinç akışıma hoş geldiniz.
Hayat zaten tek hat üzerinden akan, dümdüz bir yol olmadığından ötürü bu hafta sizi aklımın içinde dönüp duran bazı kesitlerle baş başa bırakmak istedim. Yok, korkmayın; her şeyden bahsetmeyeceğim. Zira sizin de kafanızın içinde dönüp duran kişisel gaileleriniz, yarım kalmış düşünceleriniz, başka başka meşguliyetleriniz vardır. Biraz seçici olacağım. En azından deneyeceğim.
Bir yandan dünya yanarken, ben biraz saçımı tarıyor gibi olacağım ama neden olmasın.
Bu hafta zihnimin bir köşesinde dönüp duran şeylerden biri Felekten Saadet Çalınmaz Cicim oldu. Şarkının kendisi kadar, taşıdığı o incelikli hâl… Bazı işler vardır; yüksek sesle var olmazlar. Göze sokulmazlar. Ama tam da bu yüzden uzun süre seninle kalırlar. Bu eser de onlardan biri.
Bu şarkıyla ilk karşılaşmam, Gülinler’in Bir Masada Oturduk programında, Ari Barokas’ın yorumu aracılığıyla olmuştu. O an, şarkıyı bir “keşif” gibi değil; sanki zaten bir yerlerde duruyormuş da, zamanı gelince karşıma çıkmış gibi dinlemiştim.
Felekten Saadet Çalınmaz Cicim, Dramalı Hasan Hasgüler’in nihavend makamında bestelediği bir eser. Hasgüler’in hayatı, yerinden edilmişlik, kayıp ve yeniden tutunma hâlleriyle şekillenmiş. Şarkının içinde dolaşan o sükûnet, bana hep bu arka planı hatırlatıyor: Hayatın sertliğini bağırarak değil, incelterek anlatma hâlini.
Felekten saadet çalınmaz cicim
Gönüller alınır satılmaz cicim
Bu sözlerdeki naiflik, bugünün hızına ve hoyratlığına neredeyse aykırı. Kimse kimseye bir şey “satmıyor”. Kimse kaderle pazarlık yapmıyor. Mutluluk, zorla elde edilen bir ganimet değil. Hayatın içinden çekip alınacak bir şey hiç değil. Ancak bir karşılık varsa, bir gönül hâli varsa, orada bir şey yeşeriyor.
Belki de müziği asıl güzel kılan şey bu tür bağlamlar. Sadece notalar değil; bir dönemin, bir coğrafyanın, bir hayatın içinden süzülerek gelmesi. İncelikle işlenmiş olması. Dinleyenin üzerine abanmak yerine, onunla yan yana durmayı seçmesi.
Bugün müzikle kurduğumuz ilişkiyse bambaşka bir yerde duruyor.
Algoritmaların elinde. Yapay zekânın önerilerinde. “Senin için hazırlandı” denilen listelerin içinde.
Bir Spotify kullanıcısı olarak, son zamanlarda bu sizin için tuzaklarının içine hapsolmuş hissediyorum. Yeni bir şey dinlemek istediğimde bile, karşıma çıkan önerilerin yine beni bana anlatma iddiasından yoruldum. Garip bir sıkışma bu: Ben bile artık tam olarak neyi sevdiğimi, algoritmalardan bağımsız bir şekilde seçemezken; sistem bana, benden daha iyi bildiğini söylüyor.
Ve bu iddia, düşündüğümden daha boğucu.
Çünkü müzik bazen, tam da ne sevdiğini bilmediğin anlarda bulur seni. Bir arayışın içinde. Bir savrulmanın ortasında. Algoritmanın çözemediği bir ruh hâlinde.
Belki bu yüzden bu hafta, başka bir yerden çarptı aklıma bir şey.
Fleabag’i yeniden izlemeye karar verdim.
İkinci sezonun başında, yüzü gözü kan içindeyken kameraya dönüp sakin sakin “this is a love story” demesi… Birinci sezon boyunca yaşanan onca “olmaz” ilişkiden, yanlış bağlanmalardan, kendini sabote edişlerden sonra; bu kez daha toparlanmış, daha derli toplu görünen Fleabag’in bir rahibe âşık olması. Ve bunun da yine bir çıkmaz yol olması.
İşte tam orada durdum.
Hayatın ironisi biraz da bu değil mi? Kendine geldiğini sandığın anda, başka bir duvara toslamak. Bu kez daha bilinçli, daha farkında ama yine de kaçınılmaz bir yere çarpman.
Felekten saadet çalınmaz cicim tam da bu noktada yankılanıyor bende.
Belki saadet çalınmıyor.
Ama insan, bazen yine de deniyor.
Müzikte, aşkta, hayatta…
Ve her denemede biraz daha inceliyor. Kırılmadan değil belki, incelerek devam etmek.
Bu hafta zihnimde dolaşan kesitler bunlar.
Bir türkü, bir algoritma, bir dizi ve arada kalan bir his.
Hepsi aynı çizgide değil. Zaten hayat da öyle değil.
Haftaya aklım nereye savrulursa, oradan devam ederiz.
Referanslar
Felekten Saadet Çalınmaz (Cicim) — Besteci: Dramalı Hasan Hasgüler (1896–1984); nihavend makamında bestelenmiş Türk sanat müziği eseri; 20. yüzyılın ilk yarısında şekillenen klasik repertuvar içinde yer alır.
Fleabag — Yaratıcı ve yazar: Phoebe Waller-Bridge; Two Brothers Pictures yapımı; BBC, 2016–2019.



