“Özeleştiri Yapmayacağız!” | Halil Savda

Demokratik kamuoyu ve sol muhalefetin ana gündemi Demirtaş’ın makalesi ve HDP yönetiminin makaleye yanıtı.
HDP yönetimi önce görmek istemedi, gördüğünde ise yanlış gördü!

HDP Kurucu Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş 10 Ağustos günü ANF için bir makale kaleme aldı.
Demirtaş makalesinde Cumhurbaşkanı adayı olarak 24 Haziran seçimlerini ve sonraki süreci değerlendirdi. Özetle şöyle söyledi:
“Tabii ki, seçimlerde fasişt bloğu geriletmek gibi net bir sonuç alma ihtimali vardı. Ancak çeşitli düzeylerde yaşanan basiretizlikler, öngörüsüzlükler ve acemiliklerle bu fırsat iyi değerlendirilmedi. Bunda ben dahil, bütün yönetimin sorumluluğu vardır.”

Kendisi 4 Kasım 2016’dan bu yana tutuklu ve cezaevi şartlarında olmasına rağmen bir özeleştiri yaptı.

Seçim sürecinde kendi deyimi ile HDP’de yaşanan ‘basiretizlik, öngörüsüzlükler ve acemilikleri’ tek tek sıraladı;
“Halka yeterli ve tatmin edici bir özeleştirinin verilmemiş olması en büyük eksikliktir. En basitinden, sandıklara sahip çıkılmadığı, oyların çalınmasının neden önlenemedigi, son üç seçimdir problemsiz çalışan Parti’nin merkezi bilgisayar sisteminin neden seçim akşamı çalışmadığı ve çöktüğü hala izah edilebilmiş değil.”

HDP sözcüsü “Bu tür yazılar yetkili kurullarda tartışılıp öyle paylaşılmalıydı” diyerek Demirtaş’ı eleştirdi.
HDP Eş genel Başkanı Sezai Temelli “Demirtaş’ın yöntemi yanlış, Özeleştiri vermeyi düşünmüyoruz” dedi.

Demirtaş ne yapmalıydı?

Bir Cumhurbaşkanı adayı böyle bir makale yazmadan önce partisinin yetkili kurullarına katılmalı ve orada sözünü söylemeliydi. Normali bu!

Oluç ve Temelli haklı; Demirtaş büyük bir nezaketsizlik yaptı(!)

Edirne F Tipi Hapishanesi’ndeki odasından çıkıp HDP’nin yetkili kurullarına katılması gerekiyordu.
Ama o öyle yapmadı; Abdullah Zeydan ile birlikte odasında tatil yapmayı tercih etti(!)
Abdullah Zeydan ile tatil yapsa iyi; tatildeyken kalkıp bir de makale kaleme alarak cezaevinde yaşayan! Temelli ve çalışma arkadaşlarını eleştirdi(!)

Sanki Demirtaş normal şartlardaymış gibi ona normal olan yolu gösteriyorlar.

İnsan biraz utanır!

Temelli ve Oluç unutmuştur ama ben yine de hatırlatayım: Eğer Demirtaş ve cezaevindeki diğer arkadaşları o yetkili kurullara katılabilmiş olsaydı büyük olasılıkla ne oluç HDP sözcüsü olurdu ne de Temelli Eşgenel Başkan olurdu!

Ama işte hafıza-i beşer unutur!

Demirtaş’ın şu cümlesinden ben acı duydum; “Partimiz ne kararlar aldı bilemiyoruz.”
HDP’nin yetkili kurullarında çalışan Demirtaş’ın çalışma arkadaşları mesela bundan acı duydular mı?
Sanmıyorum!
Sanıyorum acı duysalar Eşgenel Başkan Temelli böyle düzeysiz bir üslup kullanmazdı!

HDP yönetimi özeleştiri yapmayı reddetse de Demirtaş önemli eleştiri ve tespitler yaptı;
“Orada (TBMM) demokrasicilik oynama siyaseti tam da AKP-MHP faşist blokunun arzu ettiği şeydir.
“Halka öncülük etmesi beklenen kesimler daha cesur ve kararlı bir duruş sergilemeli.
“Kendine karşı korumacı yaklaşımlarla, faşizm ile örtülü uzlaşma arayışıyla halka öncülük yapılamaz.
“Kimse HDP’de kendini misafir görmemelidir.
“HDP tatil havasından çıkıp sahaya inmeli, halka gitmelidir.”

Demirtaş’ın tespit ve eleştirileri ciddi!

Aynı ciddiyet HDP yönetiminde var mı?
Ben gözlemlemedim!

Temelli ve arkadaşları yetkisiz kılınmış bir mecliste demokrasicilik oynaya dursun AKP-MHP faşist bloku kendini örgütlemeyi ve faşizmi güçlendirmeyi sürdürüyorlar.
Ve bundan pek memnunlar ki özeleştiri yapma gereği duymuyorlar.

Demokrat bir siyasetçi, devrimci bir kişi eleştiriden korkmaz, hele hele HDP geleneğini bilen bir devrimci, özeleştiri yapmaktan asla çekinmez. Mevcut HDP yönetimi kendi geleneklerine sırtlarını cevirip liberal sularda siyaset yapmanın arayışı içinde.

Mesela HDP yönetimi neden özeleştiri yapma gereği duymuyor?
24 Haziran Seçimlerinde Erdoğan’ı başkan yaptırmalıdılar ve AKP-MHP blokunu zayıflattılar ondan mı?
Mesela Türkiye’de AKP-MHP blokuna karşı güçlü bir demokratik blok oluştduklari için mi?
İkisi de yok!

Aksine Erdoğan rejimi bütün ipleri eline geçirmiş, yasamayı ve yargıyı rafa kaldırmış durumda. Yönetim ise tek kişinin idaresinde ahbap çavuş bir kabine…

Problemler çoğalıyor. Temelli ve arkadaşları bu yapıyı geriletmek için ne yapıyorlar?

Ben elle tutulur birşey görmüyorum!

Temelli ve arkadaşları özeleştiri yapmayacak ise kim yapacak?

Devlet iki yıldır Demirtaş’ın ellerine kelepçe vurmuş ve siyaseten yok etme cabasında. HDP yonetimi ise bu tutumu ile devletin O’nu siyasetin dışına itme çabasına katkı yapıyor.

Demirtaş bunun farkında ve tam da buna tutum aldı!

HDP yönetimi komplekslerden azade Demirtaş’ın makalesini bir kere daha okumalı.
Demirtaş’ın partisine ve yoldaşlarına güç vermek dışında nasıl bir amacı olabilir ki!

Selahattin Demirtaş’ın, partisi HDP’ye yönelik eleştiri ve önerilerine önce “Demirtaş bir eleştiri yapıyorsa kıymetlidir; fakat yöntem yanlış. Bu tarz yazılar kurullarımızda değerlendirilir, eğer ortakça kamuoyuna açıklanması gerektiği düşünülürse o zaman açıklanır. Özeleştiri vermeyi düşünmüyoruz” yanıtını veren HDP Eş Genel Başkan Sezai Temelli, gelen tepkiler üzerine bugün yeni bir açıklama yapmak durumunda kaldı.

Temelli, “Söz konusu yayında kastetmek istediğim şudur: ‘Bizler özeleştiriyi basın veya sosyal medya üzerinden değil, halkımıza, yoldaşlarımıza ve yetkili kurullarımıza veririz.’ Nitekim özgürlük ve demokrasi mücadelemiz nihai zafere ulaşmadığı sürece halkımıza karşı her zaman mahcup ve özeleştiri pozisyonunda olacağız. Eleştiri ve özeleştiri partimizin temel ilkelerinden biridir.” Ifadelerini kullandı kullanmasına ama Demirtaş’ı Edirne Cezaevinden şöyle bir açıklama yapmak zorunda bıraktı:

“Partime yönelik öneri ve eleştirilerim, tamamen arkadaşlarıma güç verme amaçlıdır. Bunun dışındaki her yorum yanlıştır. Ben her daim partimin ve halkımın hizmetindeyim. Bunun böyle bilinmesi lazım. Şahsıma yönelik yorumlarda da, bütün arkadaşlarım dikkatli bir dil kullanmalıdır. HDP’yi güçlendirmek hepimizin boynun borcudur. Bunun dışındaki hiçbir amaç meşru ve haklı olamaz.”

Demirtaş’ın da işaret ettiği gibi, HDP yönetimi de HDP yi güçlendirmek için bir an önce özeleştirisini yapmalı ve tatil havasından çıkıp, sahalara inmelidir.