#özelleştirme

KIB-TEKTELEKOM | Tevfik Aytekin

Yazar

Tevfik Aytekin

Yorum

Fikirler topraklardan, insanlar bayraklardan değerlidir. Yaşamış, yaşayan, yaşayacak insanlık için.

Oger diye yazılır ojer diye okunur…
13 Haziran… Erdoğan Lübnan’a gidiyor, 1 Temmuz’da Ojer Telekom, Türk Telekom ihalesini kazandı.
Diyeceksiniz ki gityse gitti, kazandıysa kazandı.
Eğer Ojer Telekom bankalara olan 4,75 milyar borcu 2019’da ödeyemezse, dövizin artması ve ekonomik
krizin derinleşeceği bekleniyor.
Kim bu alacağı olan üç banka; Akbank 1,7 milyar dolar, Garant Bankası 1 milyar dolar, İş Bankası’nın 500
milyon dolar alacağı bulunuyor.
***
Ojer Telekom Lübnan merkezli bir şirket, şirketin sahibi Hariri ailesi fakat aile aslında Suudi asıllı.
Hariri ailesi ile Erdoğan ailesinin dostluğu eskiye dayanıyor, Saad Hariri Sümeyye Erdoğan’ın nikâh
şahitliğini yapmıştı.
Saad Hariri ailesinin şimdiki reisi ve şirketlerin sahibi, suikast sonucu ölen eski başbakan babası Refk
Hariri’den sonra, Müstakbel Hareketi’nin başına geçmiş, başbakanlık yapmıştı. Saad Hariri tpkı babası
gibi, geçen aylarda bir kriz yaşadı.
Babasının suikast sorumluları arasında Esad gösterilmişti.
Geçtğimiz Kasım ayında Suudi Arabistan’da bir helikopter düşmüş, düşen helikopterde bir prens ölmüş, sonra
bakanlar ve prensler tutuklanmış, 800 milyar dolar değerindeki 1700 banka hesabına el konulduktan
sonra serbest bırakılmışlardı.
Prensler tutukluyken sıra Hariri’ye gelmişti.
Tarih tekerrür etmiş, Lübnan başbakanı ülkesini bırakıp, 4 Kasım 2017’de Suudi Arabistan’a giderek
görevinden istfa etmiş, aynı günlerde Türk Telekom’dan ortağı Arap Prens Fahd öldürülmüş, Suudi
Arabistan yönetimi ölen prensin mallarına el koymuştu. Saad Hariri istifa ederken suikast endişesi
taşıdığını, Hizbullah ve İran’ın bölgeyi istikrarsızlaştırdığını söylemiş, ölen ortağı Fahd ise Temmuz ayında
twitter hesabından İsrail’e karşı El Aksa için savaşın çağrısında bulunmuştu. Hariri kısa süre Suudi
Arabistan’da rehin kalmış Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un bizzat devreye girmesiyle Paris’e gelmişti.
Geleceği belirsiz…
Ojer Refk Hariri tarafndan Fransızlarla birlikte Saudi Ojer adıyla 1978’de kurulmuştu.
Ojer ne Suudi ne de Lübnan, Ojer Fransız adıdır.
Bütün bunları neden mi anlatyorum?
Lübnan sürekli dış yardımlara muhtaç, Arap sermayesi ve kontrolünde ayakta dururken nasıl Türkiye’ye
sermaye aktaracaktı?
Devir aşamasında peşin ödeme yapsa yüzde beş indirim alacak olmasına rağmen, bu olanaktan
yararlanamadı, çünkü peşin ödeme yapacak parası yoktu.
***
Bilindik Ortadoğu polisiye romanından çıkıp ihaleye geri dönelim.
Araplar ihaleye girmeyi karakter açısından sevmeyen, kendilerini büyük gören insanlardır.
Hatırlarsınız geçen aylarda bunu anlatmak için Japon Prens, Suudi Kralını bomboş bir odada, iki
sandalyeyle ağırlamıştı.
Eskiden Türkiye’de ihaleye katlmayı istemeden kazanmak isteyen Araplara nazikçe ihaleye katılın
denirdi.
***
Ojer’nin en sevdiği işlerden birisi pek tabi işçi sömürüsü. Ortadoğu ülkelerinde sendikal hak olmadığı için,
düzen insan ticareti üzerine kurulu. Ojer bütün işçilerini Bangladeş, Sri Lanka ve Çin’den seçiyor.
Ortalama aylık ücret 80 ila 200 dolar arasında. Yönetcilerini ise Lübnan Amerikan Üniversitesi’nden
tercih ediyor.
***
İhaleyi kazanmasının ardından bir an da Ojer’e yüzde on vergi indirimi yapılmış, bu indirimden şirket 178,2 trilyon
lira kazanmıştı.
Türk Telekom’un şirket değeri ihale zamanı 40 milyar dolardı, fakat şirket 11,5 milyar dolara ihaleye
çıkarıp yüzde elli beş hissesini 6,5 milyar dolara vermişlerdi. Yalan hazırdı… Daha iyi hizmet alacaksınız,
gazeteler tarihi rekor ihale diye yazıyordu.
Ojer Türk Telekom’un hisselerini teminat gösterip Garant, Akbank ve İş Bankası’ndan kredi çekmişti.
Hariri ailesi geçtğimiz on yılda Türk Telekom üzerinden 5,7 milyar dolar kâr elde etti, yurt dışına bu kâr
üzerinden transfer ettiği para 3,1 milyar dolar.
Alacaklı bankalar yüzde elli beş hisseyi devir almak için, yakın zamanda rekabet kuruluna başvurdu.
Hükümet, bankalar ve hukukçular toplantıda devir işlemlerini görüştüler.
Hatırlarsınız Nisan ayında Garant Bankası 5,8 milyar dolar borcu için ödeme kolaylığı istemişti.
Aynı zamanda Türkiye’nin 2019’da ödemesi gereken dış borç 186 milyar dolar.
Bu dış borç yüzünden Türkiye erken seçime gitmişt.
***
Ne kadar benzer değil mi?
Temel kamu hizmetlerini özelleştren bir ülke Türkiye ve sonuçları.
Temel kamu hizmetinizi teminat göstererek, üzerinden kredi çekebilen bir şirket.
Temel kamu hizmetinin değerinin altnda satışa çıkması.
Suudi Arabistan’ın alt yönetimi ve ekonomik bağımsızlığı olmayan bir ülke Lübnan.
Temel kamu hizmet ihalesiyle bankalarınızın batacak seviyeye gelmesi.
Bütün bedeli halkın ödediği bir düzen.
KIB -TEK özelleştrilmesin, su, havaalanı gibi temel kamu hizmetlerinizi özelleştirmeyin derken bundan
bahsediyoruz.
Bütün hepsi önce batrılıyor, sonra size daha iyi hizmet alacaksınız, tarihi rekor kazançlı ihale yalanıyla
peşkeş çekiliyor.

Yazar

Tevfik Aytekin

Yorum

Fikirler topraklardan, insanlar bayraklardan değerlidir. Yaşamış, yaşayan, yaşayacak insanlık için.