#zam

Elektrik Zammına Tepkiler

UBP-DP azınlık hükümetinin elektrik fiyatlarına aldığı zam kararı tepkilere neden oldu. Sendika ve  bazı partiler yayınladıkları yazılı açıklamalarla hükümetin aldığı zam kararını kınayarak yurttaşlar üzerinde yaratacağı olumsuz etkilere dikkat çektiler.

EL-SEN

Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN) Başkanı Umut Öksüzoğlu, geçtiğimiz gün açıklanan %23’e varan oranlardaki elektrik zammını asla kabul edemeyeceklerini, tek alternatifin zam olmadığını ve bu zammın geri alınması için halkı mağdur etmeden her türlü mücadeleyi vermeye hazır olduklarını belirtti.

Konut ve ticari kuruluşlardan aylık %95 stabil tahsilat oranı göz önünde bulundurulduğu zaman, halkın tahsilat konusunda üstüne düşeni fazlasıyla yaptığını görüyoruz. Yeni yıla sayılı günler kala ve elektriğe en fazla ihtiyaç duyulan kış aylarında bu zammı asla kabul edemeyeceklerini belirten Öksüzoğlu şunlara değindi;

“Sendikalar sadece kendi üyesinin refahını düşünmek ile mükellef değildir. Halka sorunsuz ve devamlı hizmet vermek için 24 saat çalışan Kıb-Tek’in içinde örgütlü bir sendikayız. Hem kurumumuzun geleceği, hem de halkın refahı bizim için önemlidir.

Bugün itibariyle ortalama hava sıcaklığı “gündüz 11-12 gece 4-5” derecede seyrederken, elektriğe en fazla ihtiyaç duyulan bir zamanda %95 genel tahsilat yapabildiğimiz halkın cebinden ellerini çeksinler.”

Bırakın zammı, indirim bile yapılabilir…

Öksüzoğlu; Bugün uygulamadaki maliyet hesaplamasına kaynaklık eden Ocak 2015 maliyet hesaplamasında “maliyet, yakıt fiyatı ve sabit gider” olmak üzere ikiye ayrılmıştı. İlk uygulama da yakıt maliyeti 19 kuruş/kWs iken 1 ton yakıtın fiyatı 650TL kur ise 2,33 $ idi. Sabit giderlerden oluşan maliyet ise 26 kuruş/kWs olup toplam maliyet 45 kuruş/kWs olarak açıklanmış ve Şubat 2015’den itibaren buna göre oluşan yeni tarifeler yürürlüğe konmuştu. Bugün ise 1 ton yakıt fiyatı 1224TL olmuştur. Buradan hareketle 19 kuruş/kWs yakıt maliyetinin 37 kuruş/kWs’e çıktığı görülmektedir. Yeni maliyet, buna göre 63 kuruş/kWs olarak belirlenmiştir.

Oysa, AKSA’ya ait dizel santraller satın alınıp üretimin tamamının Kıb-Tek dizel santralleri ile yapılması durumunda; sabit giderler maliyeti olan 26 kuruş/kWs; 23,86 kuruş/kWs’e düşecektir.

Belediyelerin Kıb-Tek’e olan 240 milyon TL’ye yakın borçlarının silinmesine karşılık, Kurum emekli maaşı ödemelerinin Maliye tarafından üstlenilmesi durumunda sabit maliyet 1,4 kuruş/kWs kadar ek bir düşüş gösterecek ve 22,46 kuruş/kWs olacaktır. Son olarak devlet ve devlete bağlı kurumların 160 milyon TL’ye yakın borçlarının ödenmesi halinde Kıb-Tek’in 140 milyon TL tutarındaki borcu nedeniyle sabit maliyete eklenen 1 kuruş/kWs faiz maliyeti de ortadan kalkacaktır. Böylece toplam sabit maliyet tutarı 26 kuruş/kWs’ten, 21,46 kuruş/kWs’e düşecektir.

Bugün artan yakıt fiyatına bağlı olarak 37 kuruş/kWs’e çıkan yakıt maliyeti de yüksek kârla çalışan AKSA’dan alınacak santrallerle üretimin tamamının Kıb-Tek’e ait dizel santrallerde yapılması durumunda, dizel santrallerin yakıt harcaması çok daha az olduğundan 25 kuruş/kWs’e düşecektir.

Sonuç olarak; 25 kuruş yakıt ve 21,46 kuruş diğer sabit giderler maliyeti olmak üzere önerdiğimiz tedbirlerin uygulanması halinde maliyet 46,46 kuruş/kWs’e düşeceğinden, bırakın zammı ciddi bir indirim yapılması dahi mümkün olacaktır.

Toplumsal fayda adına; halkı mağdur etmeden mücadele vermeye, her türlü fedakarlığı yapmaya ve elimizi taşın altına koymaya hazırız.

Son zamanlarda yaşanan toplumsal olaylarda, hükümet yetkililerinin kişileri hedef göstererek “bunlar halkımızı devletten soğutmak için uğraşıyorlar” söylemine karşılık yine hükümet bu tip uygulamalarla halkı sahibi olduğu kurumlardan ve devletinden soğuttuğunun da farkında mı?

• Devlet ve devlete bağlı kurumların borcunun Kıb-Tek’e ödenmesi,

• Belediyelerin, Kıb-Tek’e olan borçlarının silinmesine karşılık, 26/77 Emekli Yasası’nda yapılacak bir düzenleme ile Kıb-Tek’ten emekli olan personelin emekli maaşlarının Maliye tarafından ödenmesi,

• AKSA’nın yarattığı maliyet artışını ortadan kaldırmak, ayni zamanda mevcut sözleşmesinin 2024 yılında biteceğini de dikkate alarak, AKSA’nın içerisinde bulunduğu mali durumu göz önünde bulundurarak AKSA’ya ait santrallerin satın alınması, (Devlet ve devlete bağlı kurumların Kıb-Tek’e olan borcu bu konuda yeterinden fazla kaynak sağlayacaktır.)

• Kamu yararına şeffaf, hesap verebilir ve sürdürülebilir bir Kıb-Tek yaratılmasına yönelik olarak Kıb-Tek’in özerkleştirilmesini sağlayacak önceden vermiş olduğumuz değişiklik yasa tasarısı Meclis’ten geçirilmesi halinde her türlü fedakarlığı yapmaya ve elimizi taşın altına koymaya hazırız.

HÜR-İŞ

Hür İşçi Sendikaları Federasyonu ( Hür-İş) Genel Başkanı Yakup Ö. Latifoğlu, elektriğe yapılan zam nedeniyle hükümeti kınayarak, bu kararı geri almasını talep etti.

Yazılı bir açıklama yapan Latifoğlu, “Emeği ile geçimini sağlayan çalışanların yüzde 60’ı sefalet ücreti olan asgari ücret ile ailesini yaşatmaya çalışırken, halkın refahı ve ülkenin daha iyiye gitmesi için görev yapması gereken hükümet bir lokmamızı daha almak için karar üretmektedir” ifadelerini kullandı.

Elektriğin kış günlerinde ısınma amacıyla daha fazla kullanıldığını belirten Latifoğlu, Hükümetin kararını kınadı ve yapılan yüzde 20’lik zammın geri almasını talep etti.

Latifoğlu, hükümeti, daha ucuz ve doğayı koruyucu güneş enerjisinden elektrik üretimi için yatırım yapmanın önünü açacak tedbirleri almaya davet etti.

HAKSEN

Eşit Hak ve Adalet Sendikası (HAKSEN) devletin görevinin ülke enerji kaynaklarını ülkenin ve halkın enerji ihtiyacına cevap verecek şekilde işletmek, maliyet açısından ülkenin performansını zorlamayacak fiyatlardan arz etmek, enerji kaynağı çeşitliliğini ve enerji arz güvenliğini sağlamak olduğunu kaydetti.

HAKSEN Başkanı İzzet Türkmen, devletin görevini unutmuş gibi maliyetlerdeki her artışı daima ve sadece halka ve işletmelere yansıttığını bildirdi.

Türkmen, yaptığı yazılı açıklamada, elektriğe yapılan zammın halka dalga dalga fiyat artışı olarak yansıyacağını belirterek, halkın soğuk havada ısınma amaçlı kullandığı elektriği kullanmaktan korkar hale geldiğini, uygulanmakta olan saat diliminin getirisiyle karanlıkta uyanan insanların çaresiz bir şekilde aydınlatma ve ısınma amaçlı elektrik kullanmak mecburiyetinde bırakıldığını savundu.

Bakanlar Kurulu’nun onayıyla 21 Aralık itibariyle Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun (KIB- TEK) elektrik fiyatlarına yüzde 9 ile yüzde 20 bandında zam yapıldığını hatırlatan Türkmen, yapılan zammın, KDV ile faturalandırıldığında vatandaşa yüzde 23 olarak yansıyacağını bildirdi ve bu rakamın işletmelerin maliyet kalemine girdiğinde “bütçeleri perişan edeceğini” savundu.

“HÜKÜMET ZAMMIN GEREKÇELERİNİ KALEM KALEM AÇIKLASIN”

“Hükümetten bu zammın gerekçesini kalem kalem açıklamasını istiyoruz.” ifadelerini kullanan Türkmen, “elde edilecek gelirin kötü yönetimden doğan açıkları kapatmak için mi yoksa yeni elektrik yatırımları yapılması için mi kullanılacağını bilmek istediklerini” belirtti.

Türkmen, elektrik fiyatlarına yapılan zammın dövizdeki artış ve petrol fiyatları kaynaklı ise 2017 yılı için aynı artışların hayat pahalılığı için, kamu çalışanlarına yansıtması gerektiğini kaydederek, hükümetin asgari ücreti belirlerken bu artışları sepet dışında tuttuğunu da savundu.Türkmen şöyle devam etti:

“Tahakkuk etmiş vergileri affeden, sigorta borçlarını silen devlet kendine çeki düzen vermek, devleti ekonomik akılla yönetmek zorundadır. Yapılan zamları Sendikamız HAKSEN kabul edilemez bulmaktadır. Ülkede reel sektörün maliyetlerini artırıcı halkımızın delik cebine el uzatan icraatlar yerine maliyetleri düşürmenin ucuz enerji ile ilgili projeler üretmenin zamanı gelmiştir.

Bu zam kararlarını alan elektriğe ve tüp gaza acımasızca zam yapan hükümeti ekte yer alan Avrupa (ulusal para biriminden listelenmiştir) ve KKTC elektrik fiyatlarını yan yana koyup ekonomik akılla ve sosyal devlet yaklaşımıyla düşünmeye aklın yoluna halkın yanına davet ederiz.”

KTAMS

Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Ahmet Kaptan, ülke yönetmenin beceri, irade ve vizyon sahibi olmayı gerektirdiğini belirterek, bu yeteneklerden yoksun olduğunu belirttiği UBP-DP azınlık hükümetinin aldığı kararlarla ülkeyi hızla felakete sürüklediğini vurguladı.

Kaptan yaptığı yazılı açıklamada, “Ülkenin çalışan nüfusunun yüzde 80’ini oluşturan özel sektör çalışanlarının büyük umutlarla beklentisi olan yeni asgari ücret belirlenmeden ardı arkası kesilmeyen zamlarla emekçilere yaşamı bir o kadar daha zorlaştırmıştır” ifadelerine yer verdi.

“ELEKTRİĞE ZAM UMUTLARI ÖLDÜRDÜ”

Halkın öfkesini aşağıya çekmek için göstermelik olarak asgari ücret tespit görüşmeleri başlatıldığını savunan Kaptan, “Bir taraftan açlık sınırının çok altında olan asgari ücretle geçinemeyen asgari ücretliler sıkıntılarını aşmak için yeni asgari ücreti beklerken daha tespit edilmeden elektriğin en altı dilimine bile yüzde 23 zam yaparak UBP- DP hükümeti umutları öldürmüştür” ifadesini kullandı.

Kaptan şöyle devam etti:

“Bu zamlarla bir taraftan halkın geçimi daha da zorlaşırken göz bebeğimiz Elektrik Kurumu’na olan öfkeyi de artırarak özelleştirilmesine zemin hazırlanmaktadır. Bu tavır, tam bir şark politikasıdır. Bir taşla iki kuş vurmaktır. Soruyoruz: Akaryakıta zam, elektriğe zam UBP-DP hükümetinin adı zam hükümeti değil de nedir? “

ÇAĞ-SEN

Devlet Çalışanları Sendikası (ÇAĞ-SEN) Başkanı Mehmet Davulcu, elektriğe yapılan zammı eleştirdi ve hükümeti dönüşebilir enerji politikalarını desteklemesini istedi.

Davulcu konuyla ilgili yazılı açıklama yaparak, 2003’ten bu yana gelmiş geçmiş hükümetlerin Türkiye ile imzaladıkları ekonomik programlar çerçevesinde toplumun orta ve alt gelir kesimini sistematik bir şekilde fakirleştirdiğini, son elektrik zammının da bu politikanın parçası olduğunu kaydetti.

“Zamları haksız ve sömürü amaçlı buluyoruz” diyen Davulcu, şöyle devam etti:

“Elektrik maliyetlerini düşürecek yöntemler vardır. Günümüz dünyasında fosil yakıt ile elektrik enerjisi üretme yöntemi terk edilip, dönüşebilir enerji üretimine geçilmektedir. Güneş ışınlarını dik alması nedeniyle ülkemiz bu anlamda en elverişli ülkeler arasındadır. Hükümetten beklenen, dönüşebilir enerji üretimini destekleyen politikalar üretip ucuz enerjinin yolunu açmasıdır.”

Davulcu hükümeti zammı geri almaya çağırdı.

KTOEÖS

Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Genel Sekreteri Vedat Tek, 2009 yılından başlayarak çalışanların maaşlarının sürekli geriletildiğini ve bu gerilemenin yüzde 30’lara kadar dayandığını belirtti.

Tek, dövizin yükselmesiyle özelde dar gelirlilerin, genelde ise tüm halkın alım gücünde büyük bir düşüş yaşandığını kaydetti.

Tek, Sendika Yönetim Kurulu adına yaptığı yazılı açıklamada, sendikalarla hükümetin sürdürdüğü Protokol görüşmeleri sonuçlanmadan, maddi kayıplarla ilgili hiçbir mutabakat sağlanmadan, hayat pahalılığını karşılayamayacak rakamların telaffuz edilmesinin ve ardından zamlara geçilmesinin düşündürücü olduğunu ifade etti.

UBP-DP hükümetinin üretimde de kullanılan tüketim maddelerine sessiz sedasız zam yapmayı alışkanlık haline getirdiğini belirten Tek, akaryakıt fiyatlarına ve tüp gaza her ay zam yapıldığını, kışın iyice kendini gösterdiği Aralık ayında da elektriğe yüzde 23’lere varan zam yapılmasıyla halka büyük bir maddi külfet yüklendiğini bildirdi.

Akaryakıta, suya, tüp gaza ve elektriğe yapılan zamların aynı zamanda üretim girdisi olduğundan diğer ürünlerde domino etkisi yaratacağını kaydeden Tek, 2017 yılının “zincirleme zamların” gündeme geleceği bir yıl olacağını vurguladı.

Soğuk kış günlerinde elektriğe okkalı zam yapılmasının, çalışanın, emeklinin ve dar gelirlinin alım gücünü bitirdiğini belirten Tek, halkın faturaları ödeyemeyecek duruma getirildiğini söyledi.

Tek, Türk Lirası’nın sürekli değer kaybetmesinin, yeni bir enflasyon dalgasına girildiği anlamına geldiğini, bu ekonomik gelişmeler ortadayken UBP-DP hükümetinin hiçbir önlem almadığını, ayrıca elektriğe yüklü bir zam yaptığını belirterek, zammın ülkeyi yaşanmaz hale getirdiğini sözlerine ekledi.

TDP

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit, elektrik ücretlerine yüzde 23’e varan zam yapılmasını ‘halk düşmanlığı’ olarak niteledi ve “UBP-DP Hükümeti’nin topluma yeni yıl hediyesi, maalesef elektrik ücretlerine okkalı zam yapmak olmuştur” dedi.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun Bakanlar Kurulu onayıyla 21 Aralık’ta yürürlüğe girmek koşuluyla elektrik ücretlerine yüzde 9 ile 20 arasında zam kararı aldığını, ancak bunun vatandaşa %23 oranında yansıyacağını belirten Özyiğit, kışın en şiddetli şekilde yaşandığı ve hissedildiği bir dönemde elektriğe okkalı zam yapılmasının toplumun büyük çoğunluğunu ekonomik anlamda olumsuz etkileyeceğine dikkat çekti.

Son iki ayda yapılan zamların yüzde 45’e ulaştığına dikkat çeken Özyiğit, petrol fiyatları son yıllarda neredeyse yarı yarıya düşerken elektrik ücretlerinde indirim yapmayan hükümetin, dolar ve petrol fiyatlarının artmasını gerekçe göstererek ve hiç vakit kaybetmeden zam kararı almasının da manidar olduğunu vurguladı.

UBP-DP Hükümeti’nin partizanca atama ve zam dışında somut icraatı olmadığını belirten Özyiğit, çalışanların maaşlarına yıllardır yeterli zam yapılmaması, TL’nin döviz karşısında son iki yılda yüzde kırklara varan değer kaybetmesi neticesinde ekonomik anlamda sıkıntılı günler geçiren vatandaşa, elektrik ücretlerine yapılan zamla birlikte büyük bir darbe daha vurulduğunu kaydetti.

2017 yılının asgari ücreti daha belirlenmeden elektriğe yapılan zammın özel sektör çalışanlarını da ciddi şekilde etkileyeceğini belirten Özyiğit, “Akaryakıta yapılan seri zamların ardından, elektrik fiyatlarının da büyük oranda zamlanması, hükümetin toplumunu düşünmediğinin en somut göstergesidir” dedi.

BKP

Birleşik Kıbrıs Partisi Genel Başkanı İzzet İzcan, Bakanlar Kurulu’nun sessiz sedasız % 20’yi aşan oranda elektriğe zam yapmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. “Son üç yılın en büyük zammını oluşturan elektrik zammı hiç şüphe yok ki vatandaşı kışın ortasında sıkıntıya sokacaktır” diyen BKP Genel Başkanı İzzet İzcan zammın geri alınmasını talep etti.

Vatandaşın en yoğun elektrik tükettiği elektrik dilimlerine en yüksek oranda zam yapılmasının UBP-DP hükümetinin sosyal devlet anlayışından ne kadar uzaklaştığının göstergesi olduğunu vurgulayan İzcan “Ülkeyi günlük yöneten bir anlayışla karşı karşıya olduğumuz bir kez daha gözler önüne serilmiştir” dedi.

KIB-TEK bu şekilde yoluna devam edemez.

KIB-TEK’in yeniden gözden geçirilerek gerekli reformların yapılmasının kaçınılmaz olduğunu dile getiren İzzet İzcan “KIB-TEK bu hantal yapısıyla yoluna devam edemez, her sıkıştığında faturayı halka kesen bir anlayışa ülkenin ihtiyacı yoktur” dedi.

Yenilenebilir enerjiye geçiş şart.

Temiz enerjiye geçişin teşvik edilmesinin şart olduğunu vurgulayan İzzet İzcan, “Ülke koşulları yenilenebilir enerji için uygun olmasına rağmen vizyonsuz iktidarlar sayesinde gerekli adımlar atılamamakta, tam tersine yenilenebilir enerjinin kullanımı çıkarılan engellerle engellenmektedir” dedi.

Birleşik Kıbrıs Partisi bir kez daha UBP-DP hükümetini aldığı zam kararını gözden geçirerek iptal etmeye çağırır” diyen  BKP Genel Başkanı İzzet İzcan, halkı tepkisini ortaya koymaya çağırdı.