#yorum

Cenevre’de “Garantör Sorunu” Olur Mu? | #ConferenceOnCyprus

Yazar

Mertkan Hamit

Yorum

Ekonomist, Araştırmacı. İnsan Hakları üzerine Doktora adayı. Dayanışma, Mağusa İnisiyatifi ve MAGEM aktivisti.

-Cenevre-

10 Ocak akşamından itibaren Cenevre’de süreç hızlı bir şekilde ilerlemeye başladı. Cumhurbaşkanı sözcüsü tarafından vurgulan noktalara baktığımızda ilk günler yaşanan tıkanıklık bugün aşılmış gibi görünüyor. Öze dair siyasi meselelerin azaldığı, esas kararların verileceği noktaların ilerlemeler yarattığı durumun hızla oluştuğunu görüyoruz.

Kıbrıslı Rum tarafında statükoyu muhafaza etmek isteyenlerin bunu sağlayabilmek adına önce sızdırdıkları müzakere bilgilerinin ardından şimdi de sızdırdıkları haritanın korkutucu olmadığını söylemek mümkün. Elbette bu harita önerisinin olduğu gibi kabul edilemeyeceğini söylemekte bir sorun yok. Biliyoruz ki bu harita pazarlığa başlamak için makul görünüyor. Kıbrıslı Türk tarafının sunduğu haritayı bilmiyoruz. Ancak Kıbrıslı Türk tarafının sunacağı harita da son aşamaya gelene kadar değişikliklere tabi olacağının kesin olduğunu söyleyebiliriz.

Haritaların sunulması ile birlikte artık sürecin tam da planlandığı gibi gittiğini söylemek mümkün. Bu açıdan iki liderin de çözüm için kararlılıkları tarihe not edilmeli. Bunun yanında Kıbrıs tarihinin belki de en önemli noktası garantörlerin de katılacağı toplantı olacak. Çünkü 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nden sonra ilk kez böyle bir olay gerçekleşiyor. Çünkü, Annan Planında garantiler mevzusu aynen devam etmişti.

Bu noktada bilinmez bir zirve söz konusu. En büyük merak ise garantörlerin nasıl tavır takınacağı olacak. Özellikle 2. Mont Pelerin zirvesinde Yunanistan’ın tavrından kaynaklanan kilitlenmeden sonra temkinli olmak gerek. Çünkü Türkiye’nin ve Yunanistan’ın kendi ajandalarının Kıbrıs’a ne kadar uygun olacağını şu anda kestirebilmek zor. Garantörlerin yapacağı toplantıda önemli pazarlık unsurları olacak. Bu noktalar Kıbrıs’ın geleceğini de belirleyecek. Kıbrıs’ın geleceğinin konuşulacağı toplantıda belki de Kıbrıslıların çıkarları tahmin ettiğimizden daha az öneme sahip olacak.

Ancak Türkiye’nin yapıcı bir tavırda hareket etmesi bu noktaya kadar gelen uzlaşıların açık bir şekilde ortaya konularak gelinen aşamanın müzakere tarihinin en ileri seviyesi olduğunun kanıtlanması olacak. Sadece Kıbrıslı Türk tarafının kazanımları değil, belki de Türkiye vatandaşı nüfusun da Kıbrıs’ta kurulacak olan federasyonda kazanımlarının nasıl ortaya konulmuş olduğu da bu noktada yüksek önem atfedecek. Bu açıdan Türkiye vatandaşlarının durumu ile ilgili belirlenen yakınlaşmaların önemi hiç tahmin etmediğimiz ama zirveye dönük Kıbrıs toplumlarının samimiyetini gösteren önemli bir nokta olacağını söyleyebiliriz.

Kıbrıs Sorununun sonuna gelindi mi bilinmez ancak tarihi günleri yaşadığımızı söyleyebiliriz. 2016 kötü geçmişti. Erken konuşmak hata olabilir belki ama 2017 Kıbrıslılar için umut getirdiğini söyleyebiliriz.

*Mertkan Hamit, Cenevre’de Çözüm ve Barış Platformu temsilcisi olarak müzakereleri takip ediyor

Yazar

Mertkan Hamit

Yorum

Ekonomist, Araştırmacı. İnsan Hakları üzerine Doktora adayı. Dayanışma, Mağusa İnisiyatifi ve MAGEM aktivisti.