#kıbrıssorunu

Çavuşoğlu, Kıbrıs Konferansı’ndan Konuştu | #ConferenceOnCyprus

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs’ta on yıllardır devam eden müzakerelerin ucu açık bir şekilde sürdürülmesinin kimseye bir yararı bulunmadığını ve müzakerelerin 6 temel başlığından biri olan “Güvenlik ve Garantiler” düzenlemesinin devamının bir gereklilik olduğunu söyledi.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakan Çavuşoğlu Kıbrıs’ta Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde 15 Mayıs 2015’te yeniden başlayan müzakereler çerçevesinde İsviçre’nin Cenevre kentinde bu sabah başlayan Kıbrıs Konferansı’nda bir konuşma yaptı.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki İyi Niyet Misyonu çerçevesinde adada adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması için yürütülen müzakereleri başından beri kararlılıkla desteklediğinin altını çizerek, şöyle konuştu:

“Bu meselenin Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliğini, meşru haklarını ve güvenliğini teminat altına alacak şekilde kapsamlı bir çözüme kavuşturulması, ülkemizin dış politika öncelikleri arasında yer almaya devam etmektedir. Bu noktada ifade etmek isterim ki Kıbrıs’ta on yıllardır devam eden müzakerelerin ucu açık bir şekilde sürdürülmesinin kimseye bir yararı bulunmamaktadır.”

Kıbrıs müzakerelerin 6 temel başlığından biri ve bugünkü konferansın ana gündem maddesi olan “Güvenlik ve Garantiler

” düzenlemesinin önemine vurgu yapan Çavuşoğlu, “Bölgemizin içinde bulunduğu ortam da dikkate alındığında, 43 yıldır adadaki güvenlik ve istikrarın temel dayanağı olan ‘Güvenlik ve Garanti’ düzenlemesinin devam etmesi bir gerekliliktir. Bu konunun, adadaki gerçeklerle uyumlu bir anlayışla değerlendirilmesini bekliyoruz” dedi.

Bakan Çavuşoğlu, “Kıbrıs’ta yeni ortaklığın, BM parametreleri olan, iki kesimlilik, iki toplumluluk, siyasi eşitlik, eşit statüde iki kurucu devlet üzerine bina edileceğini belirterek, şunları kaydetti:

“Varılacak kapsamlı çözümün temel unsurlarının AB birincil hukuku haline getirilmesi, çözüm anlaşmasının hukuki güvenilirliği ve kesinliği açısından vazgeçilmezdir. Çözümün AB boyutuna ilişkin bir diğer önceliğimiz, ülkemizin AB üyeliğine kadar, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, adada dört özgürlükten AB vatandaşlarıyla eşit şekilde faydalanmasıdır.”